CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Orkestra arkadaşıyla şakalaşırken kullandığı bir ifade nedeniyle hedef gösterilip dört gün tutuklu kalan şarkıcı Gülşen hakkındaki soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Savcı Türkşad Kunthan Uçuk’un iddianamesinde Gülşen’den şikayetçi 702 müşteki yer alıyor.
İstanbul başsavcılığının hazırladığı iddianamede şarkıcı Gülşen’in ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’ suçlamasıyla üç yıla kadar hapsi isteniyor. İddianamedeki 702 müşteki arasında İstanbul İmam Hatip Lisesi mezunu Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Gaziantep Önder İmam Hatipliler Derneği de yer alıyor.
Yazar Emine Şenlikoğlu’yla Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu da müştekiler arasında yer alıyor.

Gülşen’in nisanda verdiği bir konserde, orkestra arkadaşına “İmam hatipte okumuş. Sapıklığı oradan geliyor” sözlerinin yer aldığı bir video 24 Ağustos’ta Twitter’de dolaşıma sokulmuştu. Videonun yayılmasının ardından Twitter’da ‘#GülşenTutuklansın’ diye etiket açılmıştı. Gülşen hakkında soruşturma başlatılmış, aynı gün ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik‘ suçlamasıyla tutuklama kararı verilmişti. Bakırköy Cezaevi’nde dört gün kalan Gülşen, İstanbul 27’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 29 Ağustos’ta ‘konutu terk etmeme’ adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.
Gülşen hakkındaki iddianameden öne çıkan kısımlar şöyle:
‘İmam-hatipliler de sosyal sınıf’
Savcı Uçuk, iddianamede Gülşen’in sözleri nedeniyle imam-hatip liselerine de değindi. Savcı, imam-hatip liselerinin Millî Eğitim Temel Kanunu’na göre, imamlık, hatiplik ve Kur’an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesiyle görevli elemanları yetiştirmek üzere, hem mesleğe hem yüksek öğrenime hazırlayıcı programlar uygulayan öğretim kurumları olduğunu belirtti.
‘Sosyal sınıf kavramının sadece iktisadi sınıflar olarak algılanmaması gerektiğini’ ifade eden savcı, toplumun yapısında kendilerine verilen rol ve özellik olarak varlık kazanmış, aynı toplumsal düzeydeki bireylerin toplamından oluşan grupların da sosyal sınıf olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti. Savcı Uçuk, bu nedenle imam-hatiplilerin de sosyal sınıf olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını savundu.
Savcı Uçuk, Gülşen’in konserde sarf ettiği sözlerle ilgili de ‘kin ve düşmanca duygular beslemeye sevk edilerek halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edildiği’ yorumunu getirdi.
‘İmam-hatipliler ayrımcılığa maruz bırakıldı’
İmam-hatiplilerin ayrımcılığa maruz bırakıldığını öne süren Uçuk, Gülşen’in sözlerinin kışkırtıcı ve düşmanca tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik olduğunu iddia etti.
Bu sözlerin toplumun gelişmesine katkı sağlamaktan uzak, halkı kin ve düşmanlığa sevk edici ve ayrıştırıcı olduğunu ileri süren savcı, muayyen özelliklere sahip bir kesiminin diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğunu da iddia etti.
Gülşen’in sözlerinin halkı kışkırttığını ve tahrik içerikli olduğunu savunan savcı, bu tahrikin halkın birbirine karşı düşmanlık uyandırmaya, kin beslenmesine ve toplumu oluşturan bireyler arasında kitlesel düşmanlık uyandırmaya elverişli olduğunu ileri sürdü.
‘Endişe yaratacak açık ve yakın bir tehlike’
Gülşen’in konuşmasının yer aldığı videonun sosyal medya ve basın yayın organlarında yayınlanmasından sonra ‘tahrik edilenler tarafından algılandığı anda suçun tamamlandığını’ savunan savcı Uçuk, videonun birçok hesap ve grup tarafından olumsuz yorumlarla birçok defa paylaşılarak sosyal medyada gündeme geldiğini iddia etti. Savcı, ‘tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde bir etki oluşturarak kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığını‘ kaydetti.
Gülşen’in tutuklamasına sebep olarak gösterilen kısa videoyu paylaşan ilk kişi daha sonra hesaplarını silmişti.
İddianamenin gönderildiği mahkemenin değerlendirme için 15 gün süresi bulunuyor.