Yazarlar

Kardeş Türküler'le 'Yan Yana'

Bazı geceler yalnızca izlenmez, içinde yer alınır. Kardeş Türküler’in yarın akşamki ‘Yan Yana’ konseri öyle bir gece olacak gibi.

Durmadan kaydırırken ertelediklerimiz

Bir zamanlar dikkat dağıtan şeylerin bir sonu vardı. Gazete biterdi. Televizyon yayını sona ererdi. Yolculuk tamamlanırdı. Misafirler dağılırdı. İnsan eninde sonunda kendi zihniyle yeniden karşılaşırdı. Bugün ise akışın sonu yok.

Kültür ve sanat nereye?

Türkiye’de kültür alanı ölmedi; ama eski seyirci çatırdıyor. Sinema artık otomatik kitle eğlencesi değil. Tiyatro, canlı temas sayesinde nefes alıyor.

Yolda bulduğun anahtar nereyi açar?

Eve girer girmez, salonda karşıladı işler beni. Onlarca bağımsız parçanın bir araya gelip oluşturduğu toplam bana kalırsa bir hikâyenin dağınık toplamı. Adnan Özsökmeler yaptıklarına “bir örgütlenme biçimi” diyor. 

Yatakta çürümek yerine…

Bir ülke gencine bir meslek, bir beceri ve sabah uğruna kalkacağı bir hayat vermezse, haberlerde tek tek yazılan o çocuklar zamanla milyon adetlerde çürür.

Diplomatik hiperaktivizm ve Kıbrıs'ta güvenlik ikilemi

Kıbrıs artık siyasi bir anlaşmazlık olarak değil, İsrail-Türkiye ilişkileri, Doğu Akdeniz enerji rekabeti, Avrupa güvenlik politikaları ve bölgesel nüfuz mücadelelerinin kesişim noktası olarak öne çıkıyor.

Hıyanet üzerine

Meydanlarda ‘hain Kemal’ sesleri yükseliyor. Siyasal temsilcileri hapiste rehin tutulan muhalif kesimlerin butlan idaresinin pişkinliği karşısında duyduğu tiksinti göz önüne alınırsa hafif bile kalabilir bu tabir.

Devletin aklı var da ahalinin yok mu!

‘Devlet aklı’ afyonu, sayısız hayati sorunla boğuşan halkın kendi çıkarını gözeten bir aklı olmadığı zannı üzerine temellendiriliyor.

Kimse kendini kötü biri olarak görmez

İnsan kendisini kötü biri olarak gördüğünde yalnızca davranışı değil, bütün kimliği tehdit altında hisseder. Bu yüzden zihin savunmalar üretir. Bahaneler çoğu zaman başkalarını kandırmak için değil, içerideki düzeni korumak için kurulur.

Anadolu'daki isyan 19 Mayıs 1919'da mı başladı?

19 Mayıs haftası vesilesiyle bir tarihçi ve kitabından söz etmek istiyorum. Ahmet Kuyaş’ın, 'Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923)' başlıklı kitabı.