Ayhan Tinin
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. ‘Pupa Yelken Koçluk’ ve ‘Söz Gelir Yazı Olur’ kitaplarının yazarı. Yönetim danışmanı, senarist, oyuncu koçu, dramaturg.
… tiyatro çıkmazı!
Türk Tiyatro Tarihi akademik bir çatıyı hak ediyor. Tiyatromuzun belleğini en büyük ustalardan, en küçük, en kısa ömürlü tiyatrolara kadar; isimlerini artık çok az kişinin anımsadığı ışık ustalarına, sahne amirlerine, kostümcülerine kadar mümkün olan kimsenin unutulmadığı ya da yok sayılmadığı bir koruyucu çatı…
Bir sahne daha kaybolmasın diye; var mısın?
Hakiki bir tiyatro ve sanat tutkunu olarak; kapanan bir salon ile uçurumdan düşen bir kedi benim ruhumda aynı hasara yol açıyor.
İstanbul ince bir hırka giyerken sen ne yapacaksın bu hafta?
Belki sanatta da hayatta da mesele taraf seçmek değildir. Bazen mesele sentez yapabilecek kadar özgürleşmek olabilir. "Sen ne yapacaksın bu hafta" diye sorabilirsiniz.
Karaca Tiyatrosu, yeniden…
Karaca Tiyatrosu, yalnızca bir tiyatro binası değildir. Türk tiyatrosunun birbirine el vermiş birkaç kuşağının nefes alıp verdiği yerdir. Karaca Tiyatrosu'nun perdeleri yeniden açılıyor. Bir de sürpriz var!
Yeşilçam'ın güzel bakışlı delikanlısı: Kadir İnanır
O meşhur bakış, yalnızca yakışıklılığın bakışı değildi. İçinde
Karadeniz’in koyuluğu, Anadolu’nun mahcubiyeti, Yeşilçam’ın melodramı, erkekliğin yükü, çocuk
kalmış bir tarafın kırgınlığı vardı.
Ah babam!
Babalar çoğu zaman geç anlaşılır... Onları çocukken sert buluruz, gençken eski kafalı, büyüyünce yorgun, öldükten sonra eksik. Baba dediğin insanın içinde en geç çözülen bilmecedir.
Hikayeni kim anlatacak; Alzheimer!
‘Still Alice’ Oscar’ı almasına rağmen, biraz değerinin farkına varılmadan kıyıda kalmış olsa da hafızasını kaybeden bir kadını değil, kendini savunan insanı anlatan bir film olduğu için bende çok kıymetli.
Kardeş Türküler'le 'Yan Yana'
Bazı geceler yalnızca izlenmez, içinde yer alınır. Kardeş Türküler’in yarın akşamki ‘Yan Yana’ konseri öyle bir gece olacak gibi.
Kültür ve sanat nereye?
Türkiye’de kültür alanı ölmedi; ama eski seyirci çatırdıyor. Sinema artık otomatik kitle eğlencesi değil. Tiyatro, canlı temas sayesinde nefes alıyor.
Gençler; Başka bir ihtimal!
Gençler 'geleceğimiz' oldukları için değil; bugünün en canlı, en yaralı, en dürüst tanıkları oldukları için önemlidir.
Güvertede unutulmuş sanat
Türk sanat dünyası 19 Mayıs'ın hakkını bütünüyle verdi mi? Hayır veremedi.
Ödüle doydum, bir de kaşarlı tost alıyım!
Tiyatrolar arası üretim koşulları uçurumsa ödülün terazisi de yamuktur. Kimse kusura bakmasın bu adalet değil, eşitsizliğe smokin giydirmektir.