Ayhan Tinin
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. ‘Pupa Yelken Koçluk’ ve ‘Söz Gelir Yazı Olur’ kitaplarının yazarı. Yönetim danışmanı, senarist, oyuncu koçu, dramaturg.
Güvertede unutulmuş sanat
Türk sanat dünyası 19 Mayıs'ın hakkını bütünüyle verdi mi? Hayır veremedi.
Ödüle doydum, bir de kaşarlı tost alıyım!
Tiyatrolar arası üretim koşulları uçurumsa ödülün terazisi de yamuktur. Kimse kusura bakmasın bu adalet değil, eşitsizliğe smokin giydirmektir.
Gırgıriye'ye vurmanın dayanılmaz keyfi
Bazı oyunlar sahneye çıkmaz, bir hatırayı uyandırır. Kimi alkışlar yalnızca oyuncuya değil, daha iyi olduğuna inanılan zamanlara ulaşır. Gırgıriye böyle bir şey yaptı.
Talih ya da Carmina Burana
Kapalı gişe gösterimini sürdüren Devlet Opera ve Balesi’nin Carmina Burana gösterisine, açık bir davet aldım.
Sahnedeki gölge
En büyük tarihsel tiyatro kişiliği olarak kabul edilen William Shakespeare; bir insan mı yoksa bir hayalet mi?
23 Nisan’da 1564 yılında doğan, 1616’da yine 23 Nisan’da aynı kasabada ölen, Straford-upon-Avon’lu Willy’den bahsediyoruz.
Figür ve Bellek, Orhan Taylan sergisi
Orhan Taylan’ın Beyoğlu Sofyalı Sokak Hamson Apartmanı’nda bu hafta başlayan ve 25 Nisan’a kadar sürecek olan sergisi; resim/heykel ve estetik meraklılarını atölye ortamında buluşturuyor.
İyi ki varsın!
Bu yazıyı, elime geçince hızla yeniden okuduğum iki kitap; Luke Rhinehart’ın 'EST' ve Ceylan Daş’ın 'Neye İhtiyacım Var?' yazdırdı. Bahar günleri için, iki iyi okuma…
27 Mart kutlu olsun mu?
Kimin 27 Mart’ı bu kutlanan? Ortada gerçekten kutlanacak bir durum var mı? Sarı öküz çoktan verilmiş, herkes görmemek için kafasını çeviriyor.
Suyun hikayesi
Bugün 'Dünya Su Günü.' Bir günlüğüne suyu seviyoruz. Bir günlüğüne vicdanımızı yıkıyoruz. Bir günlüğüne susuzluğu konuşuyoruz.
Bir sanat gibi yaşadı: İlber Ortaylı
Bir insanın ömrü, kaç katman taşıdığıyla ölçülür. İlber Ortaylı çok katmanlı bir ömür sürdü. Elit, şehirli, disiplinli, muzip, sert, zeki, yorucu, besleyici, şaşırtıcı, hakiki bir ömür.
Türk tiyatrosunda kadın: Yokluktan direnişin simgesine
Türk tiyatrosunun eski sahnelerinde kadın yoktu. Kadın rollerini erkekler oynuyordu. Ta ki bir gün Afife Jale gelene kadar.
Bombalar altında: İkinci Deri
İnsan zihni aynı anda hem trajedi hem gündelik hayatı taşıyabiliyor. Belki asıl trajedi bu; alışıyoruz!