Zor koşullarda işlevini sürdüren, kendisinden bekleneni yapan, düzenini bozmayan kişiyi dayanıklı sayıyoruz. Oysa insan kendisini korumayı öğrenirken hayatını daraltan alışkanlıklar da edinebilir. Dayanıklılığın ne olduğunu anlamak için, insanın neye dayanabildiği kadar neye uyum sağladığına da bakmak gerekir.
İnternet sitemde tecrübeyle sabit bir tavsiyem var okuyanlara: “Kendinize ait tek seferlik hayatı başkaları için israf etmeyin lütfen.”
O cümleye bir ekleme daha yapmak istiyorum.
Patriyot Hayati, göçmenliğin bütün ayrıntılarını yaşamış, zenginliğin ve yoksulluğun bütün sokaklarında dolaşmış. Babasından kalan mirası, annesinin kendisine bağışladığı payla birlikte, Kilyos’ta bir kadın arkadaşıyla kısa sürede yiyip bitirmiş ve hemen o günün sabahında, oracıkta iş aramaya başlamış.
M1 Esenler metro durağı yakınlarında bindiğim minibüsün şoförüne parayı uzatırken “Can-1 restorana gideceğim, yeri bilmiyorum. Yakınlarında indirir misin?” dedim, yüzünde gülücüklerle “İyi bilirim, tam önünde indireceğim” dedi. Buralar bilmediğim yerler. Bana göre saat de geç oldu, akşamın 8’ine kaldım. İlgili ve belli ki bilgili cevabı içimi rahatlattı.
Birini aylar sonra görüyorsunuz. Daha “nasılsın?” demeden hızlı bir yoklama başlıyor: “Kilo almışsın.” “Çok çökmüşsün.” “Yüzün çok güzel, biraz kilo versen…” Bu sözler çoğu zaman hakaret eder gibi değil, çayın yanına kaşık bırakır gibi söyleniyor. Rahatsız edici olan biraz da bu: Başkasının görünüşü hakkında konuşmak, gündelik hayatın olağan bir hakkıymış gibi görülüyor
İtalya’ya ilk kez gidecek birine illa Calabria’ya gidin demem. İtalya’yı iyi biliyorsanız, Instagram turizminden bıktıysanız, hayatta mükemmelden bir eksiğini aradığınız bir yerdeyseniz Calabria’ya zaman ayırın derim. Özellikle eylülde.
Belki sanatta da hayatta da mesele taraf seçmek değildir. Bazen mesele sentez yapabilecek kadar özgürleşmek olabilir. "Sen ne yapacaksın bu hafta" diye sorabilirsiniz.
Yeni Zelanda'nın karure adlı kuşu (siyah ardıç kuşu) ülkede yılın kuşu seçildi. Nesli tehlikede olan kuş Yeni Zelanda'nın 800 kilometre doğusundaki ücra Chatham Adaları’nda yaşıyor.
Yeni bir araştırmaya göre Avrupa'da 2025 sonrası doğan çocuklar orman yangınlarının çıkmasına yol açan meteorolojik koşullara 1950'de doğanlara göre yaklaşık iki kat daha fazla maruz kalacak.