Bir zamanlar dikkat dağıtan şeylerin bir sonu vardı. Gazete biterdi. Televizyon yayını sona ererdi. Yolculuk tamamlanırdı. Misafirler dağılırdı. İnsan eninde sonunda kendi zihniyle yeniden karşılaşırdı. Bugün ise akışın sonu yok.
Eve girer girmez, salonda karşıladı işler beni. Onlarca bağımsız parçanın bir araya gelip oluşturduğu toplam bana kalırsa bir hikâyenin dağınık toplamı. Adnan Özsökmeler yaptıklarına “bir örgütlenme biçimi” diyor.
Bir ülke gencine bir meslek, bir beceri ve sabah uğruna kalkacağı bir hayat vermezse, haberlerde tek tek yazılan o çocuklar zamanla milyon adetlerde çürür.
Kıbrıs artık siyasi bir anlaşmazlık olarak değil, İsrail-Türkiye ilişkileri, Doğu Akdeniz enerji rekabeti, Avrupa güvenlik politikaları ve bölgesel nüfuz mücadelelerinin kesişim noktası olarak öne çıkıyor.
Meydanlarda ‘hain Kemal’ sesleri yükseliyor. Siyasal temsilcileri hapiste rehin tutulan muhalif kesimlerin butlan idaresinin pişkinliği karşısında duyduğu tiksinti göz önüne alınırsa hafif bile kalabilir bu tabir.
İnsan kendisini kötü biri olarak gördüğünde yalnızca davranışı değil, bütün kimliği tehdit altında hisseder. Bu yüzden zihin savunmalar üretir. Bahaneler çoğu zaman başkalarını kandırmak için değil, içerideki düzeni korumak için kurulur.