Adına kayyım, kayyum, butlan, mutlak butlan denilen kimseler de güzel günler göreceğimizi ve motorları maviliklere süreceğimizi müjdeliyor bize. Ekmek için bilmem kimi aday gösterdiklerinde de yüzümüze baka baka şiir okumuş ve bize yalan söylemişlerdi, şimdi de gür sesleriyle aynı dizelere davet ediyorlar bizi.
İlginçtir, Kemal Kılıçdaroğlu ve Sultan Vahdeddin’in de bir şekilde ‘kıyasa gelen’ bir yanı var. Bu her yönlerinin birbirine benzediği veya kaderlerinin benzeşeceği anlamına gelmiyor elbette.
“Ülke bitti” cümlesinin bu kadar sık duyulduğu bir yerde, belki de asıl mesele umudu değil, zemin duygusunu kaybetmek. Çünkü insan sadece var olanı değil, iyi olanı da özlüyor.
Hevesli kayyım, ilkinin sonunda bir trajedi yaşadı ve cümlemize yaşattı, şimdi bambaşka siyasal-toplumsal koşullarda ‘görevini’ yerine getirmeye çalışacak, ancak ülke ve ahali onun bıraktığı ülke ve ahali değil. Komediye yazgılı, çok hüzünlü ve hepimize acı çektirmeye azimli bir sürece tanık olacağımızı tahmin ediyorum.
İnsan bazen tam mutlu olacağı yerde geri çekilir. Güzel giden ilişkiyi bozar, yaklaşmak istediği hayattan son anda uzaklaşır, uzun zamandır istediği şeyi elde ettiğinde ise içinde garip bir sıkışma belirir. Dışarıdan bakıldığında bu davranışlar anlamsız görünür. Oysa bazı insanlar kendilerini yaralayan şeylerden çıktıklarında rahatlamaz. Yön duygularını kaybeder.
Sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Fransa Açık'ta (Roland Garros) dünya dört numarası Novak Djokovic, Brezilyalı Joao Fonseca'ya 3-2 yenilerek elendi.
Sezonun ikinci grand slam tenis turnuvası Fransa Açık'ın (Roland Garros) çiftler kategorisinde reklam panolarına çarparak sakatlanan Zeynep Sönmez maçtan çekilmek zorunda kaldı.