Bir davranışın nedenini öğrenmek, o davranıştan vazgeçtiğimizde karşılaşacağımız duygulara dayanmayı tek başına kolaylaştırmaz. Yıllarca başkalarını memnun ederek kabul görmeye alışmış biri, sınır koyduğunda karşısındakinin uzaklaşmasından korkabilir. Bu korku, doğru olduğunu bildiği hâlde eski davranışına dönmesine neden olabilir.
Geçen bir şiir buluşmasında denk geldim, üç kafadar şair planlarından bahsederken dergi çıkaracaklarını söylediler. Bizde kafa eskiye gittiği için “matbaa ve kâğıt ücretlerinden haberiniz var mı?” diye soracak oldum.
Fransa’da lise öğrencilerinin öğretmen ve personel eksikliği, kalabalık sınıflar, okul koşulları ve üniversiteye yerleştirme sistemi Parcoursup’a yönelik itirazlarıyla başlayan protestolar, kısa sürede eğitim politikalarının ötesine uzanan bir toplumsal harekete dönüştü. 6 Ekim’deki gösterilere İçişleri Bakanlığına göre 266 bin, öğrenci ve üniversite örgütlerine göre ise 450 bin kişi katıldı. Ancak hareketin büyüklüğü kadar dikkat çekici olan, Fransız medyasının aynı gelişmeleri birbirinden farklı biçimlerde haberleştirmesi oldu.
Arkadaşlığın zahmeti yetişkinlikte biraz da onu hayatın içinde tutabilmekten geliyor... Çocukken aynı bahçeye hayat bizi çıkarıyordu; yetişkinlikte birbirimizin kapısını biraz da kendimiz çalmak zorundayız.
Türk Tiyatro Tarihi akademik bir çatıyı hak ediyor. Tiyatromuzun belleğini en büyük ustalardan, en küçük, en kısa ömürlü tiyatrolara kadar; isimlerini artık çok az kişinin anımsadığı ışık ustalarına, sahne amirlerine, kostümcülerine kadar mümkün olan kimsenin unutulmadığı ya da yok sayılmadığı bir koruyucu çatı…
Toplanıp Sinop’a gittik. Mutluluk Festivali için davet edilmiştik, ilk defa mutlulukla ilgili bir konuşma yapacak olmanın heyecanı mı desem, mutlulukla ilgili bir başlıkta bir araya gelmek mi desem bilmiyorum; ama ne olursa olsun, Sinop’a gitme günü yaklaştıkça, içten içe heyecan ve belli belirsiz mutluluk sardı içimi.
Dünya Bankası sanayi politikalarını yeniden meşru bir kalkınma aracı olarak kabul ederken, UNCTAD bunların uluslararası ekonomik hiyerarşi içindeki eşitsiz uygulanma koşullarına dikkat çekiyor.
Enerji dönüşümünün temel başlıkları arasındaki elektrifikasyon, iklim hedeflerine ulaşmanın ötesinde ülkelerin rekabet gücü, enerji güvenliği ve ekonomik bağımsızlığı açısından da giderek daha kritik hale geliyor.
2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Kanadalı 76 yaşındaki yazar Anne Carson, ödülü kazandığını çalan telefonları birbiri ardına kapatıp mutfağın zeminini temizlemekle uğraşırken öğrenmiş.