Mardin'de Süryani Kilisesi'ne 41 yıl hizmet eden din adamı için vefa anıtı yapıldı

Mardin’de Kırklar Kilisesi’ne 41 yıl hizmet eden Süryani din adamı Gabriel Akyüz için vefa anıtı yapıldı.

Fotoğraf: AA

67 yaşındaki Akyüz, sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmıştı.

Küratör ve tasarımcı Özcan Geçer, Süryanice çok sayıda kitap yazan ve 18 kitabın çevirisini yapan Akyüz’e vefa amacıyla din adamın yazdığı 17 kitabı bir metale işledi.

Yaklaşık üç aylık bir çalışmayla hazırlanan 150 kilogram ağırlığındaki esere ‘Kadim Kelamın Taze Gölgesinde’ adı verildi.

‘Vefa anıtı’, yaklaşık 1500 yıllık Kırklar Kilisesi’nin avlusuna yatay haç formunda asılarak sergilenmeye başlandı.

Eserde ayrıca güneşin hareketiyle değişen gölgelendirme ve gece silueti görünür kılan ışıklandırma kullanıldı.

Kilisede 41 yıl hizmet veren din adamı Gabriel Akyüz.

Din eğitimini ve Mor Gabriel Manastırı’ndaki çalışmalarını tamamladıktan sonra, 1985’te tarihi Kırklar Kilisesi’ne papaz olarak göreve başladığını ve ara vermeden bugüne kadar hizmet ettiğini anlatan Akyüz, şunları söyledi:

“Mardin’i çok seviyoruz. Bu süreç içerisinde hiç din, dil, ırk ayrımı olmaksızın din adamı olarak hizmet ettim.

İki sene önce çok ağır bir hastalık geçirdim. Bu çalışmayı görünce ‘iyileştim’ diyorum kendime. Öyle bir anıtın yapılması beni çok sevindirdi, çok mutlu etti, beni ölümsüzleştirdi.”

Özcan Geçer’se tasarladığı vefa anıtını şu sözlerle tasvir etti:

“Eserde kullanılan ışıklandırmayla kitapların kültürel mirasa kattığı değer ve yaydığı ışığın sembolize edilmesi amaçlandı. Böylelikle gündüz ve gece ışığın hiç sönmediği bir etki oluşturuldu. Eserlerin bakiliği, güneşin sonsuz doğuşu ve batışıyla ilişkilendirildi. Güneşin her doğuşu ve batışı, eserlerin kalıcılığını bir şekilde yansıttı.

Aynı zamanda oyuk harflerden, şekillerden ve Süryani kültürüne ait değerlerden avluya düşen gölgelerin gün içinde güneşin açısının değişmesiyle kilisenin duvarlarına doğru ilerlemesi, insanoğlunun faniliğini ve geçiciliğini anlatan mesaj oluşturdu. Bu yönüyle çalışma, aynı zamanda sıra dışı bir saygı ve vefa nişanesi oldu. Çok kültürlülüğün kenti Mardin’de 1500 yıllık bir yapıda bunca yıl dualarla, iyi dileklerle vaftiz edilmiş böyle bir atmosferde vefanın resmini yapmak istedik. Vefanın resmini Mardin’den tüm dünyaya yaymaya çalıştık.”