C. Hakkı Zariç
Şair, yazar ve editör. 1999’dan bu yana yazıları ve kitapları yayımlanmaktadır.
Türkiye Yazarlar Sendikası ve Türkiye PEN Yazarlar Derneği üyesidir.
Manos Kitap ve Yeni e dergisinde editörlük çalışmalarını sürdürmektedir.
Dünya Ölmeme Günü
İkinci Yeni göze çarpıyor hemen ama ressamlar, eleştirmenler, fotoğraf sanatçıları, dergiciler, yazarlar da yer alıyor masada. Dünya Ölmeme Günü masası.
Gölge yazar Buruk Acı
Türkan Şoray imzalı tefrika yayınlamak istiyordu Yeni İstanbul gazetesi ve bunu yazdıracak yazar arıyordu. “O yazmayacak” dedi Kayhan Sağlamer, yanında getirdiği kâğıtları Adnan Özyalçıner’in kucağına bıraktı, “Sen yazacaksın romanı ve gazetede tefrika edilecek.”
Ahmet Telli'ye veda
Son defa Ankara’ya çağırdı bizi Ahmet Telli. “Gelin” falan demedi; ondan aldığımız son haberin acısı ve yasıyla gidecektik Ankara’ya.
Agop Arad: Bir kitap, bir düğün
Agop Arad, henüz bir yaşındayken ailesinin kervanında İstanbul’a göç etti. Kumkapı’da Assomption Koleji’ni bitirdikten sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nde Nazmi Ziya, İbrahim Çallı ve Leopold Levy’nin atölyelerinde eğitim aldı. 1941’de kurulan Yeniler Grubu’na katılan Arad, bir yandan da Vatan, Akın, Şehir, Hakikat-i Tasvir gibi gazetelerde gazete ressamlığı yaparak geçimini sağladı
Deniz Göktaş'la korkuya uyanırken
Tamam. Ormanları ve yolları kaybettik. Binlerce kilometre bölünmüş yol yapıldı ağaçların arasından. Sokakta yaşayanların ömrüne değen bir şey olmadı ama bütün tarlalarda evler yükseldi,...
Behçet Aysan'ı kurşundan koruyan koğuş
Faşistlerin ölüm listelerinden birinde adı ikinci sırada yer alan Behçet Aysan’ın başından geçenleri saklamaktadır '116. Koğuş' şiiri.
Bayram Balcı'ya veda ya da şairin haritası
Yağmurda yürüyen herkes, hayata gurbette veda eden şair Bayram Balcı için, saçlarını ıslatsın lütfen.
Dünya Kupası da neymiş? Edebiyatçılarla tiyatrocular toprak sahada!
Avrupa ya da Dünya Kupası finallerinden bahsetmeye gerek yok. Toprak sahada futbol maçı yapan edebiyatçılarla tiyatroculardan bahsedeceğim.
İki mektup, çok şair, bir haziran
Ahmed Arif’e kim yazmış bu mektubu, içinde hangi sözcükler saklı, meramı nedir, bilmiyoruz.
Yolda bulduğun anahtar nereyi açar?
Eve girer girmez, salonda karşıladı işler beni. Onlarca bağımsız parçanın bir araya gelip oluşturduğu toplam bana kalırsa bir hikâyenin dağınık toplamı. Adnan Özsökmeler yaptıklarına “bir örgütlenme biçimi” diyor.
Cüce şair vasat butlan
Adına kayyım, kayyum, butlan, mutlak butlan denilen kimseler de güzel günler göreceğimizi ve motorları maviliklere süreceğimizi müjdeliyor bize. Ekmek için bilmem kimi aday gösterdiklerinde de yüzümüze baka baka şiir okumuş ve bize yalan söylemişlerdi, şimdi de gür sesleriyle aynı dizelere davet ediyorlar bizi.
Mutlak butlan günlerinde şiir ve hafıza
Memlekette hiçbir şey yerinde durmuyor nicedir. Bir anda mutlak butlan oluyor her şey; Bilgi Üniversitesi derken memleket yine kendi girdabına çekiyor bizi.