Arda Ekşigil

İktidarın korkusu

Kılıçdaroğlu ve hempalarının trajik serencamından acıklısı yok demeyin. Var. 

Çırpınanlar Rıhtımı

İran’da yaşananları geniş bir toplumsal kesimin çırpınışı olarak tanımlamak - can acıtıcı olsa da - isabetli olacak.

Kıdemli diplomat Alon Liel: 35 yıl hizmet ettiğim ülke bu İsrail değil

Alon Liel: İsrail’de artık yalnızca farklı bir yönetimden değil, farklı bir ülkeden bahsetmemiz gerek. 35 yıl boyunca hizmet ettiğim ülke, bugünkü İsrail değil.

Zachary Foster: Amerikan-Yahudi toplumunda bir devrim olacak

Zachary Foster: "Amerikan-Yahudi toplumunda yepyeni bir nesil gelecek, ABD ve İsrail’e dümeni kırması için bastıracak.

Hem içindeyim istibdadın hem dışında

Çöl kumlarına, betona veya kara toprağa gömülmek istemiyorsak gerçekten, kaçış değil çıkış aramalı.

Butlanım öyleyse varım

Kendi yetersizliklerine aldırmadan bir ülkenin kaderiyle bu derece umarsızca oynayabilmesiyle, Kemal bey tüm zamanların hem en vasat ve pırıltısız, hem de en orijinal ve görkemli Faust’u sayılabilir.  

Kemal Kılıçdaroğlu: Var olmadan var olamamak

İlerleyen günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin var oluşunu kendi var oluşu uğruna feda edip etmeyeceğini hep beraber göreceğiz.

Depreme kiminle yakalanmamalı?

Şehrin -çoğuna kendi sebep olduğu- bin bir sorunuyla yüzleşmek yerine suyunu kurutup çevresine bir kanal açarak başımıza yeni çoraplar örmeye and içmiş bir idarenin uhdesinde ‘deprem sürecine girmek’, enkaz altında kalmak kadar korkutuyor insanı.

Kumandan'ın kumandası

Meydanları basan suyun seviyesi giderek artıyordu. Üstelik, Kumandan’ın kumandası da çalışmıyordu artık. 

Korkunun kokusu

Kaçak dövüş hamlelerini birbiri ardına sıralarken saldığı aroma yalnızca meydanlara, sokaklara, evlerimizin derinliklerine sinmedi bu kez. Barikatları aşarak miğferini takmış, copunu çekmiş emir kulunun da ciğerlerini doldurdu.

Kurtuluş yok tek başına!

'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiçbirimiz' sloganına sahip çıkmak, aydınlanmaya, cumhuriyete sahip çıkmaktır öncelikle.

Türk tipi mantolama

Her sabah yeni bir felakete uyanacağını bildiğinden hiç uyanmamayı seçenlerle, uyuya kaldığı an karabasanın boğazına sarılacağını bildiğinden gözünü kırpmayan gündem uyurgezerlerinin mini minnacık bir ‘Fransız okulları hadisesi’ni can-ı gönülden sahiplenmeleri beklenemez elbette - ikinci sırada and içtikleri için ‘temizlenmeyi’ bekleyen teğmenler trajikomedisi, onların hemen arkasında ‘uyutularak’ toplu mezarlara gömülmeyi bekleyen sokak köpekleri var, onların arkasında artık derimize işlemiş enflasyon kabusu ve daha niceleri bekletiliyor gündemin bekleme odalarında.