Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Özgür Özel ve arkadaşları çok doğru bir iş yaptı

Halk yaşamına sahip çıktı, anamuhalefetin meşru temsilcileri halkın arzusunu görmezden gelmedi. Özgür Özel ve arkadaşları çok yerinde bir iş yaptı. Yolları açık olsun.

'Tayt' deyip geçmemek lâzım!

Çoğunluğu ergenlik yaşlarında kalmakta ısrarcı memleket erkek vasatının ‘tayt endişesi’ en sevdiğim konulardan biri.

Deniz Göktaş ne yaptı?

Komedyen Deniz Göktaş, Ölü Deniz adlı gösterisindeki bazı ifadeleri gerekçe gösterilerek tutuklandı.

Adana'da başladı, 71 yıldır yüzüyor: Tuncay Şenyüz

Tuncay Şenyüz, her zamanki nezaketiyle amatör bir köşe yazarının söyleşi önerisini kabul etti. Hepinizin Tuncay Şenyüz’ü tanımasında yarar var, giderek eksilen çok özel bir kuşağın, yüzme tutkusunun sembol olmuş isimlerinden.

Emel Memiş, Yıldız Tar ve diğerleri…

Birkaç gündür basında ve kamuoyunda ‘NATO öncesi tutuklamaları’ olarak adlandırılan gözaltı ve tutuklamalar bağımsız yargımızın ‘ön alıcı’ bir tutumu, anladığım kadarıyla. ‘Ne olur ne olmaz’ gözaltıları.

2016'da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP'nin rolü

Anayasaya aykırı bir yargı kararıyla CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturtulan siyasetçinin 2016’daki kararından hiçbir zaman pişmanlık duymayacağına kuşkum yok. Buna mukabil, yapıp ettiği her ne varsa tümünü ‘ahlak’ ve ‘prensipler’ ile açıklamaya çalışması ziyadesiyle bıkkınlık verici.

Neydi neydi… hah, masumiyet karinesiydi!

Butlancı ekip ve saz arkadaşları ne anayasaya aykırı bir yargı kararıyla koltuğa oturulmasından, ne işbirlikçilikten, ne masumiyet karinesini yok saymaktan rahatsız.

Devletin aklı var da ahalinin yok mu!

‘Devlet aklı’ afyonu, sayısız hayati sorunla boğuşan halkın kendi çıkarını gözeten bir aklı olmadığı zannı üzerine temellendiriliyor.

Anadolu'daki isyan 19 Mayıs 1919'da mı başladı?

19 Mayıs haftası vesilesiyle bir tarihçi ve kitabından söz etmek istiyorum. Ahmet Kuyaş’ın, 'Yüzüncü Yıl Notları (1918-1923)' başlıklı kitabı.

İlki trajediydi, ikincisi komedi olur!

Hevesli kayyım, ilkinin sonunda bir trajedi yaşadı ve cümlemize yaşattı, şimdi bambaşka siyasal-toplumsal koşullarda ‘görevini’ yerine getirmeye çalışacak, ancak ülke ve ahali onun bıraktığı ülke ve ahali değil. Komediye yazgılı, çok hüzünlü ve hepimize acı çektirmeye azimli bir sürece tanık olacağımızı tahmin ediyorum.

Çok partili 'demokratik' yaşam olacak mı olmayacak mı, yeni soru bu!

CHP yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en köklü birkaç partisinden biri ve ‘kurucu parti’ konumunda. Bugün CHP’ye yapılana mutlak biçimde karşı çıkmak, CHP ile değil, Türkiye’nin çok partili demokratik yaşamının geleceği ile ilgili bir tutum. Gün, siyaset esnafının çok sevdiği ‘eveleme gevelemenin’ ve muhteris işbirlikçilerin gönül eğlendirme günü değil.

'Vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşın' sizi dinlemek istediğinden emin misiniz?

Yazıya başladığımda belirsizlik vardı, sonuna geldiğimde kararın çıktığını öğrendim. CHP’nin bir önceki genel başkanının o koltuğa, mecburiyet görüntüsü vermeye çalışarak, memnuniyetle oturacağını tahmin ediyorum. Otursun. İktidar ve işbirlikçiliğe gönül indiren muhalif figürler, demokrasi adı verilen oyunda ‘halkı’ bir kez daha ihmal ediyor.