Başta Almanya olmak üzere Avrupa otomotiv sektörü giderek derinleşen bir kriz içinde. Otomotiv tekelleri yeniden yapılandırmalar, kitlesel işten çıkarmalar, fabrikaların kapatılması ve en önemlisi üretimi askeri teçhizata kaydırarak krizden çıkış yolları arıyorlar. Egemen siyaset tarafından teşvik edilen bu eğilim son iki yılda önemli ölçüde hızlandı. Sonuç itibariyle yüksek yetkinliğe sahip olan Avrupa otomotiv sanayi militarist dönüşümün önemli bir ayağı haline getiriliyor.
Öncelikle bu krizin ne tür bir kriz olduğunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Bir kere bu kriz bir kaynak krizi değil, zira otomotiv tekelleri son yıllarda hissedarlarına milyarlarca avro tutarında temettü dağıtabilecek derecede rekor kârlar elde ettiler. Teknolojik bir kader olmayan krizi tetikleyen, otomotiv tekellerinin elektrikli araç üretimine geçişi, kârlarını uzun süre güvence altına alacak eski teknolojiyi sürdürmek için kasıtlı olarak yavaşlatmalarıdır.
Yani, kriz teknik bilgi eksikliğinden dolayı çıkmadı. ÇHC’li üreticiler ise bataryalara ve elektrifikasyona devasa yatırımlar yaparak teknolojik üstünlüğü ele geçirdiler ve Avrupalıları geride bıraktılar. Kârlarına dokundurmak istemeyen Avrupalı tekeller krizin faturasını çalışanlarına ve kamu bütçelerine yüklemek istiyorlar.
Otomotiv tekelleri kendi kararları sonucu oluşan krize silahlanmanın parçası olarak yanıt vermek istiyorlar.