Türkiye’de çok daha az sayıdaki tıbbi görüntüleme cihazıyla 100’den fazla üyesi bulunan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ortalamasının çok çok üstünde çekim yapılıyor.

En çok bakanlık hastanelerinde MR ve BT çekiliyor
Türkiye’de milyon kişi başına manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) cihaz sayısı 12 ve 15’ken OECD ortalaması 19 ve 29.
Buna karşın Türkiye’de çekim sayısı yılda bin kişi başına 207 MR ve 220-280 BT; OECD ortalaması MR’da 80, BT’de 180.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastanelerinde kişi başına MR ve BT çekim sayısı, devlet üniversitelerindekilerin 6,5-7, özel sağlık kurumlarındakilerinse 4,5-8 katı.
Kısır döngü: Fazla çekim, kalitesiz inceleme, kötü raporlama
Peki sonuç ne?
Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbe’e göre şu: Kalitesiz inceleme, kötü raporlama, gereksiz yere radyasyon alma.

Bir diğer soru da şu: Nasıl oluyor da Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki görüntüleme sayıları, daha komplike ve zor vakaların izlendiği üniversite hastanelerinden daha yüksek?
Yanıt şöyle: Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle hekim-hasta görüşmeleri yetersiz kalıyor, gereksiz tomografi ve MR isteniyor.
Radyasyon maruziyeti
Elbek şunları söyledi:
“Fazla kullanılan tomografi incelemeleri radyasyon maruziyeti nedeniyle kanser gelişimine neden olur.
Tomografi kullanımına bağlı Türkiye’de 18 bin 355 kişide kanser gelişeceği ve bu hastalardan 10 bin 462’sinin yaşamını yitireceği öngörülüyor.
Tek bir akciğer grafisi (röntgeni) çekimi hastayı 0,02-0,1 mSv dozda radyasyona maruz bırakır. Bu doz, altı saatlik bir uçak yolculuğunda maruz kalınan dozun yarısına ya da 10 günde doğal olarak alınan radyasyon dozuna eşit olduğu için nispeten güvenilir bir doz. Ancak hastalar, beyin tomografisiyle bu dozun 20-100, toraks (göğüs) tomografisiyle 70-350, karın tomografisiyle 100-500 katı, PET-BT incelemesiyle 250-1250 katı radyasyon alır.”
Yüzde 91’i kolon, lösemi, mesane, meme kanseri
Peki görüntüleme yöntemleriyle alınan radyasyona bağlı gelişecek ölümler nasıl hesaplandı?
Elbek’in verdiği bilgiye göre Türkiye’de BT ve PET-BT’nin yoğun kullanımı dikkate alınıp yıllık tomografi tetkik oranı 250/1000 kişi, yıllık PET-BT tetkik oranı 7,5/1000 kişi. Türkiye nüfusu 85 milyon 372 bin 377 olarak kabul edilirse ömür boyu dönemde 18 bin 355 kişide tıbbi görüntüleme cihazlarının kullanımına bağlı olarak kanser gelişeceği ve bu hastalardan 10 bin 462’sinin yaşamını yitireceği hesaplanıyor (kanser risk modeli olarak BEIR VII LNT kullanıldığında).
Türkiye’de kanser gelişme riski
Elbek, kanser gelişme riski açısından Türkiye’yi ABD, Almanya ve Birleşik Krallık’la kıyasladı. Buna göre Türkiye’de fazla tomografi kullanımına bağlı ek kanser gelişme riski, nüfus bazında ABD’yle aynı. Ancak Almanya’dan 1,6, Birleşik Krallık’tan 2,6 kat daha yüksek.

Elbek, kazanılabilecek hayatlar bu kadar açıkken, Sağlıkta Dönüşüm Sistemi’nin yapısı nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın, hastalıkların gelişmemesi için önlemler almak yerine daha çok hasta muayenesi ve tetkik-inceleme yapılmasıyla övündüğünü ve hatta bunu ‘başarı‘ olarak tanımladığını da hatırlattı. Elbek, “Türkiye sağlık sistemi, hekimliğin temel öğretisinin aksine insanlara öncelikle zarar vermektedir” dedi.