MEHMET BARAN KILIÇ
@MehmetBaranKl
barankilic@diken.com.tr
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan ‘kayyım rektör’ Naci İnci, ‘icraatlarına’ devam ediyor. İnci yönetimi, ‘taktik’ olarak mahkeme kararıyla geri döndürülebilecek hukuksuz uygulamaları hayata geçirmekten geri kalmıyor.
Yönetim, ‘Dava açılsa da zaten uzun sürer’ mantığıyla hukuksuz kararlar alıyor ve mahkeme bunu bozana kadar istediğini yapmaya çalışıyor. Yönetim, bu yöntemle de insanları yıldırmaya çalışıyor.

Boğaziçi Üniversitesi yönetimi, şu ana kadar birçok öğrenci ve akademisyen hakkında suç duyurusunda bulundu. Öğrencilere uzaklaştırma cezası verildi ve akademisyenler çeşitli bahanelerle görevlerinden uzaklaştırıldı veya okulla ilişikleri kesildi.
Yönetim, ayrıca, birçok hukuksuz kararı hayata geçirdi, usulsüz işlemlerde bulundu ve çeşitli birimlere atamalar yaptı. Boğaziçi bileşenleri bütün bu kararlar, atama ve uzaklaştırılmalar hakkında suç duyurusunda bulunup davalar açtı. Birçok dava ‘kayyım yönetim’ aleyhinde sonuçlandı ama yönetim, davalar sürerken istediğini yapmaya çalıştı.
İnci’nin ‘taktiği’
Diken’in edindiği bilgiye göre okul yönetimi, bu ‘taktiği’ bilinçli olarak kullanıyor. Yönetim, uygulamalarıyla ilgili okul bileşenlerinin dava açacağını biliyor veya tahmin ediyor. Yönetim, buna rağmen davaların uzun süreceğini düşünerek ‘uzun süreçler insanları yıpratır ve biz de bu sırada istediğimizi yaparız’ mantığıyla hareket ediyor ve hukuksuz uygulamaları hayata geçirmekten çekinmiyor.
Yönetim, öğrenciler ve akademisyenler hakkında aynı nedenle ‘karşı’ suç duyurusunda da bulunuyor. Suç duyurularının davaya dönüşmesi durumunda bunun yine uzun süreceğini düşündüğünden ‘uğraşsınlar’ mantığıyla bu yöntemi kullanıyor.
Diken’in edindiği bilgiye göre, yönetim, uygulamaların hukuksuz olduğunu ve mahkemeden döneceğini biliyor ama zaman kazanmak ve insanları yıpratmak için bu uygulamaları bilerek hayata geçiriyor.
Can Candan’ın ders vermesi engellendi
Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Film Çalışmaları Programı öğretim görevlisi ve sinemacı Can Candan 16 Temmuz 2021’de dönemin ‘kayyım rektör vekili’ İnci tarafından görevden alınmış, 3 Ağustos 2021’de Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açmıştı. Davada 16 Şubat’ta oy çokluğuyla yürütmenin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ve Candan’ın görevine iade edilmesine hükmetmişti.
Daha sonra, Candan’ın 18 Temmuz’da duyurduğuna göre mahkeme, kararı hukuksuz bularak iptal etmişti.
Candan, 8 Ağustos’ta güz 2022 döneminde vereceği derslerin seçilmiş dekanı görevden alınarak dışarıdan atanan fen edebiyat fakültesi dekanı tarafından onaylanmadığını bildirmişti. Öğretim üyesi, 10 Ağustos’ta Twitter üzerinden ‘kayyım rektör’ oluruyla görev süresinin uzatılmamasına karar verildiğini yazmıştı.
Candan, bunun üzerine tekrar dava açtı. Dava henüz sonuçlanmadı ve yeni dönemin başlamasına yaklaşık üç hafta kaldı.
Candan’ın görevden alınması hukuksuzdu ancak dava sonuçlanana kadar yani yaklaşık bir yıl boyunca ders veremedi.
Can Candan haricinde de onlarca akademisyenin okulla ilişiği usulsüz bir şekilde kesildi.
Öğrenciler hapis yatmış, uzaklaştırma cezası yemişti
Naci İnci, geçtiğimiz sene, protestoya katılan 14 öğrenci hakkında da dava açmıştı. Bu davada Berke Gök ve Perit Özen adlı öğrenciler 94 gün cezaevinde tutuklu kalmıştı.
Ayrıca, çeşitli dönemlerde onlarca öğrenciye dava ve disiplin soruşturması açılmıştı.
Bir öğrenci de Naci İnci’ye yumurta attığı gerekçesiyle bir dönem uzaklaştırma cezası almıştı. Ceza, mahkeme kararıyla iptal edilmişti.
Naci İnci ayrıca, rektörlüğe ‘kayyımluk’ afişi astığı gerekçesiyle 16 akademisyene suç duyurusunda bulunmuştu.
Usulsüz bir şekilde genel sekreter atanmıştı
Önceki ‘kayyım rektör’ Melih Bulu döneminde usulsüz bir şekilde genel sekreter atanan Nedim Malkoç, açılan dava sonucunda görevden alınmıştı.
Malkoç, Bulu sağlık iznindeyken yerine vekalet eden bugünkü ‘kayyım rektör’ ve o zamanki rektör yardımcısı Naci İnci tarafından 1 Haziran 2021’de genel sekreter olarak atanmıştı. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri de 13 Temmuz 2021’de söz konusu atamanın iptali istemiyle dava açmıştı. İstanbul 12’nci İdare Mahkemesi dava kapsamında 20 Eylül 2021’de yürütmeyi durdurma kararı vermişti ama Malkoç görevine devam etmişti.
İstanbul 12’nci İdare Mahkemesi 30 Mayıs 2022 tarihli kararında Malkoç’un geçici görevlendirmesinde usulde ve yetkide paralellik ilkesi gereği üniversite yönetim kurulunun kararı veya görüşünün alınması gerektiğini belirtmişti.
14 Şubat’ta da, Malkoç’un ‘görülen lüzum üzerine’ görevden alındığı belirtilmiş yerine de Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden öğretim üyesi Dr. Hasan Fehmi Topal getirilmişti. Malkoç, böylelikle usulsüz bir şekilde yaklaşık sekiz ay boyunca görevde kaldı.
Mükerrer oy davası
Naci İnci’nin ‘kayyım rektörlük’ döneminde uygulanan taktik Melih Bulu döneminde de uygulanmıştı. Bulu ve ekibi, tüm idari görevleri üstlenerek senatoda mükerrer oy kullanmış ve birtakım kararlar alınmasını sağlamıştı. Akademisyenler, bununla ilgili dava açmıştı.
Tepeden inme bir kararla kurulan hukuk ve iletişim fakültelerinin davasıysa sürüyor. Akademisyenler, hukuk fakültesine dekan olarak atanan Selami Kuran için de dava açmıştı. Selami Kuran, 27 Temmuz 2022’de istifa etmişti. Bir buçuk yıla yakın dekan koltuğunda oturdu.