İktidarın gözde şirketlerinden Cengiz İnşaat’ın taş ocağı açmak istediği Rize’nin İkizdere ilçesinde yaşayan kadınlar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslendi: “Sen bu halkı hiç düşündün mü? Hiç milletini düşünüyor musun, madalyonun bir de öteki yüzü var.”

Koruma altındaki 200 vadiden biri olan İşkencedere’de bilirkişi raporunda “Taş ocağı projesi usulsüz” denmesine rağmen Cengiz İnşaat çalışmalarına ara vermemişti.
Rize İdare Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda geçen aylarda İşkencedere Vadisi’nde bilirkişi heyeti keşif yapmıştı. Raporda şu maddeler yer almıştı:
- Bölgede kalıcı hasar bırakacak.
- Arıcılık ve çayda verim düşecek.
- Su dengesi bozulacak, erozyona neden olacak.
- Toz emisyonları hesaplanan değerden yüksek olacak, yerleşim yerlerini etkileyecek.
- Dere yatakları tahrip ediliyor.
- Taş savrulması Rize-İspir Yolu ve tünel girişini etkileyecek.
- Taş ocağı yapılması teknik olarak uygun değil, alternatif yerler var.
‘Bir ağaç kalana kadar da direneceğiz‘
Halk Tv’de Serhan Asker’in sunduğu Görkemli Hatıralar programına Rize’den katılan İkizdereli kadınlar direnişlerinin devam edeceğini söyledi.
Doğa katliamına direnen kadınlardan Nevriye Akgünbaş şöyle konuştu:
“Bir senedir direniyoruz. Çam ağacı bizim nefesimiz, doğamız. O olmayınca bizim nefesimiz kesilir. Bizim şöyle bir sorunumuz var; bizim bütün arılarımız öldü. Benim beş kovan arım vardı beşi de öldü. 40-50 kovanı ölen insanlar da var ama çıkıp söyleyemiyorlar… Direniyoruz, bir ağaç kalana kadar da direneceğiz.”
‘Arılarımız öldü’
İkizdere’nin direnişçi kadınlarından Ayşe Albayrak ise şöyle konuştu: “Orası benim babamın yeri, doğduğum büyüdüğüm topraklar. Oraları yok ettiler. Çok içim yanıyor, çok ağlıyorum. Bu Ramazan günü Cenab-ı Allah’a çok yalvarıyorum, oraya sebep olanların hepsine Cenab-ı Allah çektirsin. 13 ay oldu, direnmeye devam ediyoruz. Millet bunu anlamıyor ama bizim bütün arılarımız öldü. Benim 30 kovanım, kardeşimin 15, yeğenimin 30 kovan arısı öldü. Bunu zamanla anlayacaklar, ormanın kırılmasının değerini…
Sayın cumhurbaşkanım’a buradan sesleniyorum, bize çıktın televizyona umut veriyorsun ‘Kestane balı, manda yoğurdu, Medine Hurması, yulaf ezmesi yiyin’ diye. Manda yoğurdunu bulamam, manda yok burada, Medine Hurması’nı da alacak param yok, yulafı belki bulurum ama kestane balını biz çok bulmuştuk, onunla büyümüştük, şimdi kestanemiz de kalmadı. Senin paran var alacaksın, biz nereden alacağız? Sen bu halkı hiç düşündün mü? Hiç milletini düşünüyor musun, madalyonun bir de öteki yüzü var. Sana 20 senedir biz hizmet ediyoruz ama bizi çok hor gördü. Bizim yerlerimizi aldı.”
İkizdere’de neler oluyor?
Geçen yıl Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı İyidere sahiline yapılması planlanan lojistik liman için ihaleye çıkılmıştı. İhaleyi 1 milyar 719 milyon lira karşılığında iktidara yakınlığıyla bilinen Cengiz İnşaat ve Yapı&Yapı AŞ ortaklığı kazanmıştı.
Projede deniz dolgusu öngörülmüş, bu nedenle hammadde temini için taş ocakları ve bağlantı yoluna ihtiyaç doğmuştu.
Hammadde ihtiyacının karşılanabilmesi için İşkencedere Vadisi’nde bulunan Cevizlik ve Gürdere köylerinde 17 adet parsel için acele kamulaştırma kararı çıkarılmış, karar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla 19 Mart 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
21 Nisan’da iş makinelerinin faaliyete geçmesi üzerine yöre halkı eyleme başlamış ama jandarma engeliyle karşılaşmıştı.
Cengiz İnşaat’sa eylemler üzerine topu bakanlığa atmıştı.
Taş ocağı çevresine hem takviye jandarma konuşlandırılmış hem demir kapı çekilmişti. Köylüleri ikna için ilçeye giden Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu, protestoyla uğurlanmış, sonra da halkın kandırılmaya çalışıldığını öne sürmüştü.