ZEYNEP KARAARSLAN BAŞARAN
@zeynepbasaran

22 Nisan’da evlenen Sofia Richie, düğünüyle moda ve magazin yayınlarına bayram ettirdi. “Kim ki Sofia Richie” dediğinizi duyar gibiyim.
‘Endless Love‘ ve ‘Hello‘ gibi şarkılarıyla 1980’lerde ortalığı kasıp kavuran Amerikalı şarkıcı Lionel Richie’nin kızı. Vaftiz babası ise Michael Jackson. Modellik de yapmış bu sosyal medya ünlüsü, Universal Music Group’un CEO’sunun oğluyla Güney Fransa’da dillere destan bir düğünle evlendi.
Chanel tarafından tasarlanan üç farklı gelinlik, düğünün gerçekleştiği hafta sonunda giyilen muhtelif kılıklar, yapılan makyajlar, balayı, hepsi sosyal medyadan bizzat Sofia’nın kendisi tarafından nakledildi. ‘Sofia’nın kıyafetlerinin ve makyajının benzerini nasıl yaratabiliriz’ konulu yüzlerce TikTok videosuyla adeta bir yan endüstri doğdu.
Asil influencer
Burada benim ilgimi çeken, İngiliz asilzadesi ‘lady’ kayınvalidenin bütünüyle bu ‘influencer’ dünyasını kucaklamış olması. Mesela ünlü modaevi Chanel’in Paris’teki showoom’unda yapılan son gelinlik provasında Sofia Richie’ye eşlik ediyor ve bütün ziyaret Vogue tarafından kaydedilip yayınlanıyor. Nerede asalet, nerede gizem diyebilirsiniz? Cevap vereyim: Geçmiş yüzyıllarda kaldı.
Lüks: Sessiz ya da bangır bangır
İşin garibi, Sofia Richie’nin kıyafet seçimleri ‘sessiz lüks’ örneği olarak çok beğeniliyor. ‘Sessiz lüks’ son zamanlarda yükselişte olan bir trend. Logosuz, pahalı, zarif ve zamansız parçalar için uygun düşen bir tabir. ‘Kaliteli’ zenginlerin sessiz lüksü tercih ettikleri vurgulanıyor. Succession dizisinin son sezonunda, dizinin ultra zengin karakterleri, logosu belirgin bir Burberry çanta takmış konuklarını, aşağılıyorlar. Kim Kardashian’ın temsilcisi olduğu gösterişçi, gürültücü ‘bling‘ kavramına tezat oluşturan ‘sessiz lüks’ tabirinin neye işaret ettiğini anlamakla beraber, popüler kültürde ‘bangır bangır’ dolaşımda olması çok komiğime gidiyor. Lüksün sessiz olması, görgüye işaret edermiş gibi yapılıyor ve bu da elbette bir yanılsama.
Zenginlerin dünyasını, buradaki kast sistemini, sessiz davranış kodlarını ve görgü kurallarını ustalıkla ele alan bir roman varsa, o da Edith Wharton’ın ‘Masumiyet Çağı’dır. Kitap, bu kod ve kurallara uygun davranma uğruna bir aşkın feda edilişini anlatır, bir yandan da bu kod ve kuralların ikiyüzlülüğünü ortaya koyar.
Zenginlik kurgusu
Hernan Diaz’ın ‘Trust‘ ( Güven) isimli romanı ise henüz Türkçe’ye çevrilmedi ama 2022’nin belki de en ses getiren romanlarından biri oldu. Zenginlik ve itibar yaratmanın bir nevi kurgulama olduğunu ortaya koyan bu çarpıcı kitap, 1920’lerde voliyi vuran bir iş insanının hayatı üzerinden, bugünün vahşi kapitalizmine gönderme yapıyor ve bu vahşetin, ne gibi bireysel zulümler üzerine bina edildiğini düşündürüyor. Umarım bir an önce Türkçe’ye kazandırılır.
Sofia Richie düğün furyasını tam atlatmışken, peşi sıra Met Gala’sı oldu. New York Metropolitan Müzesi bünyesindeki Kostüm Enstitüsü yararına yıllardır Mayıs’ın ilk pazartesi günü düzenlenen bu etkinliğin kraliçesi Vogue dergisinin baş editörü Anna Wintour. Hani Lauren Weisberger’in ‘Şeytan Marka Giyer’ kitabında patron karakterini dayandırdığı söylenen kişi.
13 milyon doları olan kedi
Bu sene etkinliğin tartışma yaratan teması Karl Lagerfeld idi. Karl Lagerfeld siyaseten doğrucu bir tasarımcı değildi. Me Too (Ben de) hareketini eleştirmişti ve onun için sadece zayıf modeller makbuldü. Lagerfeld ile ilgili ilginç bir diğer detay da, kedisi Choupette’e yüklü bir miras bırakmış olması. Şu an kedinin servetinin 13 milyon dolar civarında olduğu söyleniyor. Kostümler bakımından gittikçe çığrından çıkan Met Gala’da bu sene iki ayrı ünlü Choupette kılığında gelmişti. Bunlardan şarkıcı Doja Cat, kendisine yöneltilen soruları da miyavlayarak yanıtladı.
Şampanya köpüğü gibi iki kitap
Bir tarafta dünyadaki gelir dağılımındaki korkunç eşitsizlik, bir taraftan bu kerameti kendinden menkul, bağlamını yitirdikçe yitiren sosyal medyaya yönelik şovlar, hepimizi içine çeken zenginlik pornografisi… Ne düşüneceğimizi bilemez haldeyiz.
İyisi mi bir şey düşünmeyelim, şampanya köpüğü tadında kitaplar okuyup hoşça vakit geçirelim diyorsanız iki kitap önerim olacak: Biri Lucy Foley’nin bir düğünde geçen ‘Davetli Listesi’ isimli gerilim romanı. Diğeri Ruth Ware’in sarpa saran bir bekarlığa veda partisini anlattığı ‘Kapkaranlık Ormanda’. Her iki yazarı da sevdim, birer kitaplarını daha deneyeceğim.
Yazıda bahsi geçen kitaplar, yazarlar:
Masumiyet Çağı, Edith Wharton
Trust, Hernan Diaz
Şeytan Marka Giyer, Lauren Weisberger
Davetli Listesi, Lucy Foley
Ruth Ware, Kapkaranlık Ormanda