Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çağatay Güler, motosikletli kurye kazalarının sadece bir ‘sürücü davranışı problemi’ olmadığını, yapısal bir mesleki ve kentsel güvenlik sorunu olduğunu söyledi.

Kurye Hakları Derneği’nin Moto Kurye Ölümleri Raporu 2025’e göre o yıl Türkiye’de en az 44 kurye çalışırken hayatını kaybetti.
2024’ün ilk sekiz aylık döneminde 74 bin 451 motosiklet ve motorlu bisiklet ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına karıştı ve bu kazaların yüzde 65,9’unda motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerinin kusurlu olduğu tespit edildi.
Karayolu Taşıma Yönetmeliği değişikliğinin ardından kurye işletmeciliği faaliyetinde bulunmak üzere 74 bin 294’nin üzerinde yetki belgesi düzenlendi.
Bunların 72 bin 378’i motokuryelere verildi. Düzenlemeyle teslimi mümkün olmayan adreslere gönderi kabul edilmiyor, taşıma süresi taahhüdünde bulunulması yasaklandı, alıcısına ulaştırılamayan gönderilerin aynı süre içinde göndericiye geri teslim edilmesiyle bozulabilir gıdaların taşınmasında özel tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldi.
Motosiklet kazaları halk sağlığı sorununa dönüştü
Türkiye’de trafikteki araçların beşte biri motosiklet. Her iki kazadan birine motosiklet karışıyor. Her üç kazadan ikisinde motosiklet sürücüleri kusurlu.
Hal böyle olunca motokuryelerin ve motosikletçilerin kazaları gündemden düşmüyor.
Ekonomik özendirmelerin hızlı gitmeyi güvenliğe tercih ettiğini hatırlatan Güler, şöyle devam etti: “Üstelik kent trafik sistemleri yüksek hacimli motosiklet lojistiğine göre tasarlanmamış değil. Mevzuat düzenlemeleri teknoloji ve pazar değişikliklerinin gerisinde kalıyor.
Bütün bunlar motosiklet kazalarını her ‘çok görülen, çok sakat bırakan ve çok öldüren’ durum gibi bir halk sağlığı sorunu haline getirdi.”
Güler, özellikle gıda, market, kargo ve hızlı teslimat lojistiğinde motosikletli kurye artışının çok etmenli bir risk ortamı yarattığını belirtti. Yaşanan kaza artışlarınınsa kurumsal baskılar, insan faktörleri, araç özellikleri ve kentsel altyapı kısıtlamalarından kaynaklandığını söyledi.
İlk etken zaman baskısı
Profesöre göre, kazalardaki birincil etken zaman baskısı. Sonuçta hız artımı ve saldırgan sürüş, kırmızı ışık ihlalleri ve tehlikeli sollamalara yol açarken trafik kurallarına uyumu da azaltıyor.
İkinci önemli neden güvencesiz istihdam ve teşvik düzenlemeleri. Birçok kurye, saat başına ya da günlük çalışma karşılığı olarak değil, teslimat başına ücret alıyor. Güler, “Bu gig ekonomisi modeli. Gig ekonomisi, geleneksel tam zamanlı işler yerine kısa süreli, proje bazlı veya serbest çalışanlar ile işverenleri dijital platformlar üzerinden buluşturan esnek bir çalışma modeli.
Bu modelde bireyler kendi zamanlarını yöneterek, bağımsız yüklenici olarak geçici görevlerle gelir elde eder. Sonuçta kuryeler saat başına yapılan yolculuk sayısını en yüksek düzeye çıkarmaya zorlanır. 10-12 saati aşan uzun çalışma saatlerinden kaynaklanan yorgunluk durumu ortaya çıkar. Ramak kalma olayları ve küçük yaralanma-örselenmeler bildirilmez.”
Böylece güvenlik maliyetlerini şirketler değil, işçiler ve toplum karşılar.
Mikro uykular kaza yaptırıyor
Üçüncü nedenin uzun vardiyalar. Bu da yorgunluk, uyku yoksunluğu ve bilişsel yüke sebep oluyor. Reaksiyon süreleri yavaşlıyor, tehlike algısı azalıyor, aşırı durumlarda mikro uyku (microsleep) denilen durum ortaya çıkıyor.
Mikro uyku genellikle uykusuzluk veya aşırı yorgunluk nedeniyle beynin istemsizce 1-15 saniye (bazen daha uzun) süren ani uyku moduna geçmesi. Gözler açık veya kapalı olabilir. Kişi çevresine duyarsızlaşır ve genellikle daldığının farkına varmaz.
Güler, “Bu araç sürme gibi durumlarda hayati tehlike yaratan ciddi bir uyku yoksunluğu işareti. Dünya Sağlık Örgütü ve ulaşım güvenliğiyle ilgili başka kaynaklar mikro uykunun trafik kazalarına büyük katkısı olduğunu belirtiyor” diye konuştu.
Güler, tüm bu faktörlerin yanı sıra şu nedenlerin de etkili olduğunu vurguluyor:
- Yetersiz eğitim ve ehliyet açıkları
- Kuryelerin öncelikle yoğun kent merkezlerinde çalışmaları
- Hava ve çevre koşulları
- Risk alma davranışı ve zamanla güvenli olmayan uygulamaların normalleşmesi
- Daha düşük denge ve görünürlük gibi motosikletlere özgü riskler
- Koruyucu donanım kullanımının yetersizliği
- Gerçek zamanlı teslimat uygulamaları ve sipariş yığılması
- Denetim ve düzenlemelerin yetersiz kalması
- Tüketicilerin zaman tanımlı teslimat taleplerinin artışı