ZEYNEP KARAARSLAN BAŞARAN
@zeynepbasaran
“Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi” sözlerini Kaan Tangöze’nin ‘Bekle Dedi Gitti’ şarkısından tanıyor olabilirsiniz, peki bu sözlerin Özdemir Asaf’ın bir şiirinden alıntı olduğunu biliyor muydunuz? Ne güzeldir çok sevilen dizeler, bir karanfil gibi elden ele, kalpten kalbe dolaşırlar. Bazen bir sosyal medya postundan, bazen bir şarkıdan bize göz kırparlar, hayatın yaşamaya, mücadelenin verilmeye değer olduğunu anımsatırlar. Hayal kırıklıklarımızı, hüsranımızı anlamlandırırlar.

Şiirler okuyup bitirmek için değil, dönüp dönüp yeniden okumak için var diye düşünüyorum. İşte benim dönüp dönüp şiirlerini okuduğum şairlerden üç tanesi:
E.E. Cummings: O ilk aşkları anımsamak için
E.E. Cumming, 20’nci yüzyılın başında, modernizmin kalbinde boy atmış bir Amerikalı şair. Picasso resimde, Gertrude Stein düz yazıda ne yaptıysa, E. E. Cummings şiirde yapmıştır demek çok mu iddialı olur? E. E. Cumming imlayla, sözdizimiyle, ifadeyle adeta oyun oynar, o dönemin geleneksel şiir anlayışından çok uzakta, bütünüyle nev-i şahsına münhasır bir dil geliştirir. Ben İngilizce aslından okuyorum, ama doğrusu yapılmış kapsamlı Türkçe çevirisini de merak ediyorum. Ama önce Barış Pirhasan’a bir selam gönderelim: E.E.Cummings’in en sevdiğim şiiri, yıllar yıllar önce Barış Pirhasan tarafından olağanüstü güzel bir çeviriyle Türkçe’ye kazandırılmış, Yeni Türkü’nün ‘Yağmurun Elleri’ şarkısının sözleri olmuştu: “Hiç kimsenin yağmurun bile böyle küçük elleri yoktu.”
Lale Müldür: Derinlere dalmak için
Lale Müldür adeta Türk şiirinin Stevie Nicks’i. Rock’n roll ve mistik. Müldür, bir röportajında stilini ‘gerçek dışı gerçeklik’ olarak tanımlıyor. “Görünür dünyanın katlanılmazlığını” en ortaya koyan şair benim için. Müldür’ün şiiri tarih, felsefe, fizik, ne çok damardan beslenir. Erişilmesi zor derinlikler sunar, anlama isteğimizi kamçılar. ‘Kuzey Defterleri’, ‘Buhur-u Meryem’, ‘Anne’ye Ayetler’ ve ‘O’nun Postmortem Alametleri’ hepsi ayrı güzellikte kitaplardır. 13. İstanbul Bienali başlığını ve kavramsal çerçevesini Müldür’ün ‘Anne Ben Barbar Mıyım?’ isimli kitabından almıştır. Yeni Türkü’nün daha sonra Nükhet Duru tarafından da seslendirilen şarkısı Destina’nın sözleri Lale Müldür’ün eseridir: “Dün gece sen uyurken/ Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana.”
Ülkü Tamer: Muzip bilgeliğe başvurmak için
İkinci Yeni’nin bu önemli şairini, yakın sayılabilecek bir zamanda, 2018’de kaybettik. Metin Celal’in Cumhuriyet’te ardından yazdığı yazı ne güzeldi. Benim mahallemde yaşadığı halde, çekingenliğimi aşıp, bir “merhaba” diyemediğime hayıflanırım. Ülkü Tamer, şairdi şair olmasına ama sadece şair değildi, editörlükten çevirmenliğe, kültür hayatının dört bir yanında vardı. Bizim yaştakilerin çocukluğuna damgasını vuran Milliyet Çocuk dergisinin yayın yönetmenliğini de yapmıştı. Çocukların dünyasına yakınlığı şiirlerinde de hissedilir, özellikle ‘Virgülün Başından Geçenler’ serisinde. Kendisi yerli ve yabancı pek çok kaynaktan beslendiğini röportajlarında ifade eder. Halk şiiri de bu kaynaklardan önemli bir tanesi. ‘Yanardağın Üstündeki Kuş’ yedi şiir kitabının toplamını oluşturur ve Ülkü Tamer’i keşfetmek için tam da doğru adrestir. Ve evet onun da tam yedi şiiri, bestelenmiştir. İşte en sevdiklerimden, Zülfü Livaneli’nin söylediği ‘Güneş Topla Benim İçin.’ Bize, tam da bugünümüze sesleniyor.
“Umutların arasından
Kirpiklerin karasından
Döşte bıçak yarasından
Güneş topla benim için”
Yazıda bahsi geçen yazarlar ve kitaplar:
Özdemir Asaf
E.E. Cummings Şiirleri, Yazıları ve Çizimleri
Barış Pirhasan
Lale Müldür, Kuzey Defterleri, Buhur-u Meryem, Anne’ye Ayetler ve O’nun Postmortem Alametleri, Anne Ben Barbar Mıyım
Ülkü Tamer, Yanardağın Üstündeki Kuş