Ayhan Tinin

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. ‘Pupa Yelken Koçluk’ ve ‘Söz Gelir Yazı Olur’ kitaplarının yazarı. Yönetim danışmanı, senarist, oyuncu koçu, dramaturg.

Kaderini çizemeyen kadın: Celile

Kadıköy Halk Tiyatrosu, pandemi günlerinin emeği ve ürünü 'Celile, Nazım Hikmet’in Annesi' oyunuyla, sahne üzerinde izleyicilere 'namuslu' bir metin sunuyor.

Tiyatro dilinden, erkek cinayetlerine

Ancak tiyatro kökleri gereği 'uyuşturucu' değil aydınlatıcı, 'unutturucu' değil farkına varılmasını sağlayandır. Hayatımız kuantum parçacıkları gibi bütün değerlerin, ilkelerin, doğruların yerinin kaybolduğu zamanlarda akıp giderken; yüzeysel metinlerle tiyatro izleyicisini 'eğlemek' mümkün, ancak 'aydınlatmak' tartışılır.

Atatürk Kültür Merkezi nihayet…

Dünyayı daha yaşanabilir bir yer kılmak için sanatın duyarlılığına saygı duyan o insanı arıyoruz.

Işığın ve anlamın ardında bir insan…

Elinde bir cep telefonu olan herkesin çektikleriyle, fotoğrafı aldattığı günümüzde; fotoğraf makinesini savunan mitolojik bir kral gibidir Ara Güler.

Kırk yıllık bir aşk hikayesi

Dijital ortamda pırıl pırıl temizlenmiş kayıtlarını bulabileceğiniz, 'Kırık Bir Aşk Hikayesi' yeniden ya da ilk kez 40.yılında izlenilmeye değer bir yapıt olarak sinema tarihimizde ışıldıyor.

Yine yakmış yar mektubun ucunu…

İhtimal ki "Nnbr cnm" diye yazmayı, yazmak kabul eden kuşak ya da squid game hayranları artık kolay kolay kağıtlara yazmaz, mektup ki hiç yazmaz. Edebiyatın kurgu değil de belge bölümüne baktığımız zaman karşımıza mektuplar çıkar.

Attila İlhan'ı unutma!

Attila İlhan’ın varlığının Türk kültür hayatında unutulmamasını sağlamak, onun anısına göstereceğimiz en büyük saygı olacaktır.

O cambaza bakma, bu cambaza bak

Ekim geldi. Perdeler açılıyor. Alkışlamaya, o cambaza değil, bu cambaza bakmaya hazır mısınız? 

'Bir şeyin değişmesi gerek, bul onu!'

'What Is Worth?' filminden bana zor bir soru kaldı; 'Hayatlarımızı başkaları için tehlikeye atarken, sevdiklerimizden onay almak etik bir sorun mudur yoksa kişisel bir karar mıdır?'

Meğer erkek filmleriymiş!

Yönetmen Metin Akdemir’in 39. İstanbul Film Festivali ve 57. Antalya Film Festivali'ni sarsan filmi 'Hayalimdeki Sahneler'i gecikmeli olarak Mubi platformunda izledim. Belgesel seksenler ile doksanlar arasındaki Türk toplumundaki kadın kimliğinin farklılaşmasının sinemadaki izdüşümü olan 'Dul Bir Kadın', 'Kadının Adı Yok', 'İki Kadın' filmlerini kuir ögeler açısından inceliyor.

Bir yaz daha bitiyor

Bir yaz daha bitiyor. Her şeyi ama her şeyi kısacık bir zaman diliminde yaşamak için, insanların yorgun düştüğü, denizin, martıların, tabiat ananın kalabalıktan sıkıldığı bir tatilden eve dönüş zamanı geldi.

Eylül gülleri…

Eylül sarı sarı dalgalarla gelir. Hüznü de mutlulukları da kendi özgüdür. Biri eylülde gelmişti bu dünyaya, diğeri eylülde vedalaşmıştı. Mehmet Raşit ve Lidio Martinez.Sizi birini Orhan Kemal, diğerini Victor Jara olarak tanıdınız.