Yazarlar

Kimsenin şehri İstanbul

Time Out '2026'nın En İyi Kültür Şehirleri' listesini yayımladı. Listede Türkiye'den hiçbir şehir yok.

Çok partili 'demokratik' yaşam olacak mı olmayacak mı, yeni soru bu!

CHP yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en köklü birkaç partisinden biri ve ‘kurucu parti’ konumunda. Bugün CHP’ye yapılana mutlak biçimde karşı çıkmak, CHP ile değil, Türkiye’nin çok partili demokratik yaşamının geleceği ile ilgili bir tutum. Gün, siyaset esnafının çok sevdiği ‘eveleme gevelemenin’ ve muhteris işbirlikçilerin gönül eğlendirme günü değil.

'Vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşın' sizi dinlemek istediğinden emin misiniz?

Yazıya başladığımda belirsizlik vardı, sonuna geldiğimde kararın çıktığını öğrendim. CHP’nin bir önceki genel başkanının o koltuğa, mecburiyet görüntüsü vermeye çalışarak, memnuniyetle oturacağını tahmin ediyorum. Otursun. İktidar ve işbirlikçiliğe gönül indiren muhalif figürler, demokrasi adı verilen oyunda ‘halkı’ bir kez daha ihmal ediyor.

Güvertede unutulmuş sanat

Türk sanat dünyası 19 Mayıs'ın hakkını bütünüyle verdi mi? Hayır veremedi.

Tüm zamanların ruhu: Patti Smith 

Patti Smith konseri hakkında bir şeyler yazmak benim için hiç kolay bir iş değil. İtiraf etmeliyim ki kendisinin büyük bir fanıyım ve bu nedenle konseri objektif olarak değerlendirebilmem oldukça zor.

İnsan ilişkilerinde yeni ölçü: Fayda

Eskiden bir insan anlatılırken “çok iyi biridir”, “vefalıdır”, “eli açıktır”, “dost canlısıdır” denirdi. Bugün ise birini överken kullanılan kelimeler değişti: “Çevresi çok güçlü”, “iş bitirici”, “bağlantıları kuvvetli”, “işe yarayan biri.”

Çerçeve | Yumurta – Alfred Kubin

Avusturyalı sembolist ressam, illüstratör ve yazar Alfred Kubin’in, Avrupa sanatının en huzursuz imgelerinden birini ürettiği 1901-02 tarihli eseri.

Bir Bulutsuzluk Özlemi hikayesi: 'Yaşamaya mecbursun'

Sokaklarda işkencehanelerden taşan seslerle idamların getirdiği ölüm sessizliği birbirine girmiş, ülke tam suskunluğa alışmışken Türkçe rock yapan bir müzik grubu kuruluyor. Çok fırtınalı günlerde kurulduğundan olsa gerek adı ‘Bulutsuzluk Özlemi’.

GARSON diye küçümsenen meslek

Sözcü Gazetesine göz gezdiriyordum, bir başlık: '4 gençten 1'i evde oturuyor, çalışabilen GARSON oluyor.' Garson olmak sanki bir lanet, bir düşüş, bir kötü kader!

Ahmet Say'a çıkan sokaklar

Ahmet Telli bozkırın sokaklarından geçip Türkiye Yazıları’ndan içeriye girdiğinde, Ahmet Say gelen kişinin bir şair olduğunu bilmiyordu. Tanınmış bir edebiyat öğretmeni olduğunu da bilmiyordu.