İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) 2025 EngelliWeb Raporu’na göre Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla 875 farklı kurum ve hakimlik, 1 milyon 284 bin 464 farklı kararla toplam 1 milyon 505 bin 484 web sitesi ve alan adını erişime engelledi.

İnternet sansürlerinin yolunu açan 5651 sayılı kanun yaklaşık 19 yıl önce yürürlüğe girdi. Türkiye’de kaç site, haber ya da sosyal medya içeriğinin engellendiğine dair veriler ilgili makamlarca hiçbir zaman açıklanmadı. Türkiye’de sansürün verisini tutan sadece EngelliWeb var ve bu konuda referans noktası.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Yaman Akdeniz ve Ozan Güven’in hazırladığı ‘Dijital sıkıyönetim: Kamu düzeni gerekçesiyle kamunun susturulması’ başlıklı rapor, 2024’te de sansürün devam ettiğini gösterdi. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 9’uncu maddeyi iptal etmesine rağmen…
(Diken’in notu: İFÖD ve Diken’in işbirliğiyle sürdürülen hukuki mücadele sonucunda ‘kişilik hakkı ihlali‘ bahanesiyle 10 yıldır ifade ve basın özgürlüğünü baskılamanın araçlarından biri olarak kullanılan 5651 sayılı yasanın 9’uncu maddesi* 10 Ekim 2024 tarihi itibarıyla yürürlükten kalkmıştı.)
Yıllara göre erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı belirgin bir şekilde artmaya devam etti.
EngelliWeb’ın raporlarına göre erişime engellenen alan adı sayısı ve yılları şöyle:
2006’da dört
2007’de 40
2008’de 1058
2009’da 5 bin 176
2010’da 1749
2011’de 7 bin 545,
2012’de 8 bin 739
2013’de 19 bin 947
2014’te 38 bin 855
2015’te 35 bin 374
2016’da 46 bin 111
2017’de 91 bin 158
2018’de 95 bin 301
2019’da 61 bin 607
2020’de 58 bin 987
2021’de 107 bin 828
2022’de 137 bin 785
2023’te 240 bin 936
2024’te 314 bin 843
2025’te 232 bin 441
Yani Türkiye’den 2025 yılı sonu itibarıyla toplam 1 milyon 505 bin 484 web sitesi ve alan adı erişime engellendi.
Bu web sitelerinden 130 bin 717’sini kapatılana kadar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) engelledi. TİB kapatıldıktan sonra 1 milyon 155 bin 206’sı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından kapatıldı. Toplamda 1 milyon 285 bin 923 alan adı, 5651 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi kapsamında idari tedbir yoluyla erişime engellendi.
Milli Piyango da bile sansür yetkisi
Sansür yetkisi sadece BTK’nın elinde değil, birçok kuruma verildi. Örneğin;
- Türkiye Futbol Federasyonu 122 bin 638,
- Sulh ceza hakimlikleri, savcılıklar ve mahkemeler 48 bin 676,
- Milli Piyango İdaresi 20 bin 80,
- Sağlık bakanlığı 11 bin 565,
- Sermaye Piyasası Kurulu 10 bin 668,
- Spor Toto Teşkilat Başkanlığı 2 bin 406,
- Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı 2 bin 385
- Reklam Kurulu 386,
- Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 305,
- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 220,
- Türkiye Jokey Kulübü tarafından 102
- İcra müdürlükleri 67,
- Erişim Sağlayıcıları Birliği (ESB) 35,
- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 17,
- Hazine ve Maliye Bakanlığı 6,
- Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 5,
alan adını erişime engelledi.
9’uncu maddenin iptali ve üç kollu sansür pratiği
Diken ve İFÖD’ün beş yıllık hukuk mücadelesinden sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) internet gazeteciliğini ‘etkisiz hale getirmek’ için kullanılan 5651 sayılı Kanun‘un 9’uncu maddesini iptal etmişti. Kamuyu ilgilendiren haberler bu madde dayanak gösterilerek ‘kişilik hakları’ bahanesiyle sansürleniyordu.
Ancak bu maddenin iptali sansürü durdurmadı, aksine sansür pratiği şekil değiştirerek üç farklı kol üzerinden devam ettirildi. Birinci kol olan 8/A maddesi ‘milli güvenlik ve kamu düzeni’ gerekçesiyle bir tür itibar yönetimi aracına dönüştürüldü. Siyasetçiler, üst düzey bürokratlar ve iktidara yakın sermaye grupları, haklarındaki ‘rüşvet, yolsuzluk ve adam kayırma’ haberlerini bu yolla sansürletti.
İkinci koldaysa 9/A maddesiyle ‘özel hayatın gizliliği’ denilerek benzer uygulama yapıldı.
Üçüncü ve 2025’te belirginleşen kol, asliye hukuk mahkemelerine yapılan ihtiyati tedbir başvuruları.
19 Mart ve dijital sansür
19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘yolsuzluk, rüşvet ve terör örgütü propagandası’ suçlamalarıyla gözaltına alınmasının hemen ardından, 19 Mart saat 07.00 itibarıyla İstanbul genelinde X, YouTube, Instagram, Facebook, TikTok, Twitch, Telegram, Signal ve WhatsApp platformlarına yaklaşık 42 saat süren bant genişliği daraltması uygulandı.
Bant daraltma uygulamasının sona ermesiyle birlikte sansür, 8/A maddesi kapsamında verilen sulh ceza hakimliği kararlarıyla daha hedef odaklı ve kalıcı bir boyuta taşındı. Birkaç gün içinde, Ankara, İzmir, Mersin ve İstanbul’daki sulh ceza hakimlikleri jet hızıyla toplamda yaklaşık 25,8 milyon takipçiye hitap eden 985 X (eski adıyla Twitter) hesabını erişime engelledi. Bu engellemeler yalnızca protestolarla doğrudan ilişkili hesaplarla sınırlı kalmadı, öğrenci inisiyatiflerinden kadın örgütlerine, bağımsız gazetecilerden hak savunucularına ve sanatçılara uzanan geniş bir kesim hedef alınmıştı.
‘Dijital denetim rejimi’
İFÖD raporunda şöyle denildi:
* 2025 raporumuzda örnekleriyle gösterdiğimiz üzere, ‘gerçeğin haberleştirilmesi’ pratiği sulh ceza hakimlikleri tarafından, Anayasa Mahkemesinin ihlal ve hatta iptal kararlarına rağmen sistematik
biçimde engellenmekte.

* Artık yalnızca ‘ne söylendiği’ değil, ‘kimin söylediği’ de devletin mutlak bilgisi ve denetimi altına alınmak istenmektedir. Tüm bu tablo, Türkiye’de çevrimiçi ifade alanının artık istisnai değil, sistematik, kalıcı ve giderek derinleşen bir ‘dijital denetim rejimi’ altında olduğunu göstermekte.
* Bu gelişmeler, Türkiye’de ifade özgürlüğü alanında çalışanlar için yalnızca koşulların ağırlaştığını değil, aynı zamanda bu mücadelenin artık ‘denetimsiz denetleyicilere’ karşı verildiğini de açıkça ortaya koymaktadır.
* Madde 9 (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.)
(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.
(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.
(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.
(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.
(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.
(6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
(8) (Değişik:29/7/2020-7253/5 md.) Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.
(9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının (…)[37] başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/33 md.) Müracaatın Birlik tarafından kabulüne karşı itiraz, kararı veren hâkimliğe yapılır. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmaz.
(10) (Ek:29/7/2020-7253/5 md.) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.
(11) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.