Diken ve İFÖD işbirliğiyle: 'Kişilik hakkı' bahanesiyle sansüre son

Erdal Güven
Erdal Güven
Mesleğe 1991’de Cumhuriyet'te başladı. Yeni Yüzyıl ve Radikal’de çalıştı. Ocak 2013'ten bu yana Diken’in yayın yönetmeni.

İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) ve Diken’in işbirliğiyle sürdürülen hukuki mücadele sonucunda ‘kişilik hakkı ihlali‘ bahanesiyle sansür ‘resmen’ sona eriyor. 10 yıldır ifade ve basın özgürlüğünü baskılamanın araçlarından biri olarak kullanılan 5651 sayılı yasanın 9’uncu maddesi* yarın itibariyle yürürlükten kalkıyor.

Vahim tablo

Söz konusu madde Şubat 2014’ten itibaren kişilik haklarının korunması gerekçesi ve sulh ceza hakimlikleri aracılığıyla binlerce haber ve sosyal medya içeriğinin erişime engellenmesi, 2020 sonrasında da yayından çıkartılması için kullanıldı; dolayısıyla kamusal tartışmaları bastırma, eleştirel haberlere erişimi engelleme ve yayından çıkartma gibi yaptırımlarla, ifade ve basın özgürlüğüne karşı bir araç haline geldi.

Bu süreçte, İfade Özgürlüğü Derneği’nin (İFÖD) EngelliWeb verilerine göre 35 bin 23 haber erişime engellendi, 29 bin 253 içerik yayından kaldırıldı ya da silindi.

Yasa hükmünden en çok faydalananlar arasında üst düzey kamu görevlileri, hükümete yakın kuruluşlar ve iş insanları yer aldı. Kararların önemli bir kısmı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan, damadı Berat Albayrak, eski ulaştırma bakanı Adil Karaismailoğlu ve hükümete yakın bazı iş insanlarının başvurusu üzerine verildi.

Ayrıca, kamu kurumları ve hükümete yakın vakıflar da bu maddeyi sıklıkla kullandı. Bu kişiler ve kurumlar, incinen itibar, onur ve haysiyetlerinin korunması iddiasıyla binlerce haberin erişime engellenmesini ve yayından kaldırılmasını talep etti; sulh ceza hakimlikleri de bu talepleri büyük oranda karbon kopya kararlar ve genel geçer ifadelerle kabul etti.

2017’den bu yana sulh ceza hakimliklerinin, AYM’nin bağlayıcı kararlarını göz ardı ederek kişilik hakları gerekçesiyle içeriklerin engellenmesi veya yayından çıkartılması konusunda keyfi kararlar vermeyi sürdürdüğü de yine İFÖD’ün EngelliWeb raporlarında belgelendi.

Bu vahim durum, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Diken’in (Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.) başvurusu üzerine AYM tarafından Ekim 2021’de verilen kararla tescil edildi. Ancak sansür kararlarının ardı arkası kesilmedi.

Diken ve İFÖD’ün sürdürdüğü hukuki mücadele sonucunda AYM 11 Ekim 2023’te maddeyi iptal etti. Karar Resmi Gazete’de 10 Ocak 2024’te yayınlandı. AYM aynı kararda Meclis’e yasa üzerinde değişiklik yapılmasını bildirim yoluyla önerdi. Ancak, maddenin değiştirilmesi için gerekli değişiklik TBMM tarafından yapılmadı ve pilot karar göz ardı edildi.

AYM’nin Meclis’e tanıdığı bir yıllık süre yarın itibariyle doluyor. Dolayısıyla karar yürürlüğe giriyor. Artık sulh ceza hakimlikleri söz konusu maddeye istinaden erişim engelleme veya haber ve içeriklerin yayından çıkartılmasına karar veremeyecek.

Kararların akıbeti belirsiz

Öte yandan AYM’nin 10 Ekim 2024’te yürürlüğe giren iptal kararına rağmen sulh ceza hakimlikleri hükmü uygulamayı sürdürdü.

Dolayısıyla, süregelen hak ihlalleri farklı bir boyuta dönüştü. Uygulanmayan kararlar arasında, üst düzey siyasi şahsiyetlerin talepleri sonucunda verilen erişimin engellenmesi kararlarının kaldırılmaması dikkat çekti. Bir başka deyişle, sulh ceza hakimlikleri, yeniden yargılama yapıp kararın gereğini yerine getirmemekte, erişim engelleme ve veya içerik çıkartma kararlarını kaldırmamakta. Dolayısıyla, AYM’nin uzun yıllar sonra verdiği ihlal kararı da etkisiz kalmış durumda. Bu bağlamda, 9’uncu maddenin iptaliyle ilgili karar yürürlüğe girdikten sonra da bu yasa hükmü kapsamında verilmiş kararların akıbeti belirsiz.

İFÖD, AYM kararının tam olarak uygulanması için yargı mücadelesine devam edeceğini duyurdu: “9. maddenin kaldırılmasıyla önemli bir zafer elde edilmiş olsa dahi, bu sadece uzun bir sürecin başlangıcı. Türkiye, İnternet özgürlüğü ve ifade hakkı açısından uluslararası standartlara uygun bir yasal çerçeveye kavuşana kadar mücadelemiz sürecek.

İnternet sansürleri bitmedi

5651 sayılı yasanın 9’uncu maddesinin yürürlükten kalkması, Türkiye’deki İnternet sansürünün sona erdiği anlamına gelmiyor. Yasanın 8 ve 8/a maddeleri, ‘katalog suçlar‘ ve milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle erişim engellemelerinin devam edebileceği bir yasal altyapı sunuyor. Özellikle 8/a maddesi kapsamında, sulh ceza hakimlikleri aracılığıyla erişim engelleme uygulamaları, Wattpad ve Roblox platformlarına bu hüküm kapsamında uygulanan yaptırımlar, dolayısıyla ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar sürmekte.

Bunun yanında Türkiye’de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) Türkiye Futbol Federasyonu’na, Türkiye Jokey Kulübü’nden Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na kadar yaklaşık 30 farklı kurum ve kuruluşa çeşitli düzenlemeler altında erişim engelleme yetkisi veya talep etme yetkisi verildi ve bu yetkilerin büyük bir kısmı ‘idari tedbir‘ yoluyla ve yargı onayı şartı aranmadan BTK veya Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilerek kullanılıyor. 2024’ün ilk yarısı itibarıyla 1 milyon 115 bin 913 web sitesi ve alan adına 845 farklı kurum ve hakimlikler tarafından verilen toplam 955 bin 776 farklı kararla erişim engellendi.

İFÖD ve yargı mücadelesi

İFÖD kurulduğu ilk güden bu yana sadece Türkiye’deki İnternet sansürünün kamu adına gözcüsü olmadı; aynı zamanda açtığı davalar ve yaptığı başvurularla sansürle yargı önünde de mücadele etti. AYM’nin önüne getirilen ‘Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. (Diken) ve Diğerleri’ başvurusu bu mücadelenin önemli aşamalarından biriydi. AYM’nin 5651 sayılı yasanın 9’uncu maddesinin yarattığı sistematik sorunlarını saptadığı pilot kararını vermesine vesile olan bu başvuru, daha sonra bu hükmün iptal edilmesinin önünü de açtı.

İFÖD, 2008’de başlayan EngelliWeb projesiyle internet sansürünü o tarihten itibaren belgeleyerek kamuoyunu bu konuda bilgilendirdi. Bu paylaşım ve duyurulardan dolayı, İFÖD de erişim engelleme ve içerik çıkarma talep ve kararlarının arka arkaya hedefi haline geldi. Derneğin internet sitesi, 5 Aralık 2020’de yayına başladıktan sadece beş gün sonra ilk erişim engelleme kararıyla karşılaştı. 10 Aralık 2020’den bugüne kadar, 33 farklı sulh ceza hakimliği tarafından verilen 51 ayrı kararla, İFÖD’ün EngelliWeb duyurularına toplamda 93 kez erişim engelleme ve/veya içerik çıkartma yaptırımı uygulandı.

Mart 2023’te, önce İFÖD web sitesinde yer alan EngelliWeb bölümü ve bu bölümde yer alan yüzlerce duyuru Rize Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişime engellendi. Mayıs 2023’te ise İFÖD’ün Üst Düzey Kamu Şahsiyetlerinin İncinen İtibar, Onur ve Haysiyet Yılı başlıklı EngelliWeb 2021 raporunun tamamı Şile Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişime engellendi. Bu kararlara karşı İFÖD tarafından yapılan itirazlar reddedildi. Derneğin bu başvuruları halen AYM nezdinde derdest.

İFÖD’ün 9’uncu madde sansürüyle ilgili mücadelesi AYM kararıyla sona ermedi. AYM’nin ilgili pilot kararına istinaden verilmiş toplu ihlal kararına konu ‘Abdullah Kaya ve Diğerleri’ başvurusunda yer alan 503 başvurudan 355’i (yüzde 70) İFÖD hukuk ekibi tarafından yapıldı. 503 başvurudan en fazlası, 118 başvuruyla Diken tarafından yapılırken, 87 başvuruyla Gazete Duvar ikinci sırada, 37 başvuruyla BirGün üçüncü sırada, 33 başvuruyla Artı Gerçek dördüncü sırada, 28 başvuruyla Sözcü beşinci sırada ve 23’er başvuruyla İFÖD ve Deutsche Welle altıncı sırada yer aldı. Bianet tarafından 21 başvuru yapılırken, İFÖD kurucularından Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz’in toplam 20 başvurusu da toplu ihlal kararı içinde yer aldı.

Öte yandan, bu süreçte, ‘Keskin Kalem ve Diğerleri’ pilot kararının uygulamasına ilişkin ‘Abdullah Kaya ve Diğerleri Başvurusu‘ kararıyla 503 başvuru ihlalle sonuçlanırken, çok sayıda sulh ceza hakimliği tarafından AYM’nin ihlal kararlarına uyulmadı ve yeniden yargılama yapılmadı.

* İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi

MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.)

(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.

(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.

(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.

(6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

(8) (Değişik:29/7/2020-7253/5 md.) Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

(9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının (…)[37] başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır. (Ek cümleler:13/10/2022-7418/33 md.) Müracaatın Birlik tarafından kabulüne karşı itiraz, kararı veren hâkimliğe yapılır. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmaz.

(10) (Ek:29/7/2020-7253/5 md.) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.

(11) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

AYM Diken’le ilgili pilot kararı referans aldı: Hak ihlali verilen başvuruların bir kısmı

AYM Diken’le ilgili pilot kararı referans aldı: 500’ü aşkın sansür kararında ihlal var

Diken ve İFÖD işbirliğiyle: AYM sansüre bahane edilen kanun maddesini iptal etti