Bilirkişi soruşturmasında Barış Pehlivan, Kürşad Oğuz, Suat Toktaş, Seda Selek ve Serhan Asker hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.

AA’nın aktardığına göre İstanbul başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 27 Ocak’taki basın toplantısının şüpheli Seda Selek’in hazırlayıp sunduğu programda Halk TV’de canlı yayınlandığı belirtildi. Akabinde basın toplantısındaki hususlara ilişkin kamuoyu baskısı oluşturmak için müşteki S.B.’nin isminin programda açıklanarak canlı yayında konuşulduğu aktarıldı.
İddianameden öne çıkanlar şöyle:
- Pehlivan’ın müştekiyi telefonla arayarak irtibat kurmaya çalıştığı ve rızası olmadan aralarındaki konuşmayı kaydettiği
- Müştekinin konuşmak istemediğini ısrarlı şekilde beyan etmesine rağmen Pehlivan’ın görüşmeleri kayıt altına aldığının bilinciyle konuşmaya devam ettiği
- Müşteki S.B.’yle gerçekleşen telefon görüşmesinin sesinin Pehlivan tarafından dışarıya verildiği, Oğuz’un sesi kayıt cihazıyla kaydettiği
- Oğuz tarafından kaydın Toktaş’a gönderildiği
- Toktaş’ın kaydı Selek’e gönderdiği ve canlı yayında yayınlandığı
Selek’in moderatörlüğünü yaptığı programda canlı olarak yayınlandığı belirterek şu değerlendirme yapıldı:
“Dosya içerisindeki mevcut çözümleme tutanağı ile de sabit olduğu üzere müştekinin bağımsız ve tarafsız olmadığı yönünde bir kamuoyu oluşmasının amaçlandığı, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla da müştekinin İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevi etkilenmeye çalışıldığının hedeflendiği anlaşılmıştır.”
Ceza istemi
Pehlivan ve Oğuz hakkında müşteki bilirkişiyle görüşmelerini kayda aldıkları gerekçesiyle şu suçlamalardan altı yıldan 14 yıla kadar hapis cezası istendi:
- ‘Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması’
- ‘Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’
Selek, Toktaş ve Asker hakkındaysa ses kaydını birbirleriyle paylaşıp canlı yayında yayınladıkları gerekçesiyle ‘kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması’ ve ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ suçlamasıyla dört yıldan dokuzar yıla kadar hapis cezası istendi.