MEHMET BARAN KILIÇ
@MehmetBaranKl
barankilic@diken.com.tr
Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla kurulan iletişim fakültesine bir akademisyen ‘adrese teslim’ ilanla kadroya atandı. Atanır atanmaz, usulsüz bir şekilde okulun yönetim organına yani senatosuna dahil oldu.

Boğaziçi Üniversitesi, yaklaşık dört ay önce, üç fakülte ve iki enstitü için kadro ilanı açmıştı. İlanlar ‘adrese teslim’ denebilecek cinstendi.
Atanan akademisyenin ismi Cihat Arınç. Arınç, atanır atanmaz fakültenin senato temsilcisi oldu ve geçen haftaki toplantıya katıldı. Diken’in edindiği bilgiye göre toplantıda iletişim fakültesi temsilcisi olarak tanıtılan Arınç hakkında toplantı tutanağına şerh de düşüldü.
Açık kaynaklardaki bilgilere göre, Arınç, 2003’te İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü’nden mezun oldu. 2008’de Boğaziçi Üniversitesi felsefe bölümü yüksek lisans programından ve 2015’te Londra Üniversitesi doktora programından mezun oldu. Doktorada Kıbrıs Türkü sinemacı Derviş Zaim üzerine yani Türkiye sineması üzerine çalıştı.
Kanuna aykırı
Arınç’ın iletişim fakültesi temsilcisi olarak senatoya girmesi kanuna aykırı. 2547 numaralı YÖK kanunu madde 14’e göre, senato, rektörün başkanlığında, rektör yardımcıları, dekanlar ve her fakülteden fakülte kurullarınca üç yıl için seçilecek birer öğretim üyesiyle rektörlüğe bağlı enstitü ve yüksekokul müdürlerinden oluşuyor.
Aynı kanunun 17’nci maddesine göre de, fakülte kurulu, dekanın başkanlığında fakülteye bağlı bölümlerin başkanlarıyla varsa fakülteye bağlı enstitü ve yüksekokul müdürlerinden ve üç yıl için fakültedeki profesörlerin kendi aralarından seçecekleri üç, doçentlerin kendi aralarından seçecekleri iki, doktor öğretim üyelerinin kendi aralarından seçecekleri bir öğretim üyesinden oluşuyor.
İletişim fakültesininse sadece adı var. Fakültede dekan vekili ve aynı zamanda rektör yardımcısı Gürkan Kumbaroğlu’yla fakülteye yeni atanan Cihat Arınç haricinde başka kimse yok. Bu şartlar altında fakültenin bir fakülte kurulu kurması ve dolayısıyla senatoya temsilci göndermesi YÖK kanununa göre olanaksız.
İletişim fakültesindeki muammalar
Diken’de geçen ay yayımlanan haberde, iki tercih döneminde öğrenci almaması, fakülte kuruluşunun davalık olması, yönetimin fakülteyle ilgili pek bir çalışması olmaması, fakültede neredeyse kimsenin bulunmaması ve sitesinin terk edilmiş gibi durmasını konu alınmıştı. Haberimizin yayımlanmasının üzerinden 24 saat geçmeden de fakültenin sitesi kapatılmıştı.
İletişim fakültesiyle ilgili bilgiler özellikle haberimizden sonra şeffaf olarak yayımlanmıyor. Fakültenin sitesi hala kapalı. Arınç, fakülteye atandı ama ataması bile henüz personel rehberine işlenmedi.
Senatodaki kadrolaşma
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’yu ‘kayyım rektör’ olarak atamasıyla yapılan ilk işlerden biri senatoda ‘kayyım’ çoğunluğunu sağlamaya çalışmak olmuştu. Bulu, rektör yardımcılarıyla beraber tüm idari görevleri üstlenerek ve senatoda mükerrer oy kullanarak istediği kararları almaya çalışıyordu. Örneğin Bulu, kendini iletişim fakültesi dekan vekili, rektör yardımcısı Fazıl Önder Sönmez’i mühendislik fakültesi dekan vekili olarak atamıştı.
Hukuk fakültesi kurulunca Selami Kuran dekan olarak atanmış ve senatoya dahil edilmişti. Kuran geçen haftalarda istifa etmişti. Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışmayan bir öğretim üyesi de, fakülte yeni kurulduğu zamanlarda Boğaziçi Üniversitesi senatosunda hukuk fakültesi temsilcisi olarak yer almış ve oy kullanmıştı.
Ardından, okuldaki fakültelerin hepsine dışarıdan dekan atanmış ve bu dekanlar senatoya dahil olmuştu. En sonda da Atatürk Enstitüsü seçilmiş müdürü ve dolayısıyla senato üyesi Cengiz Kırlı görevden alınmıştı.