Mustafa Alp Dağıstanlı

Gazeteci. Kitapları: 5Ne1Kim? - Gazeteciliğin Mutfağından Sansür - Otosansür Hikayeleri, Bildiğin Gibi Değil - Osmanlı, Anekdotlar: Edebiyat Tarihimizden Anılar, Tanıklıklar

Tekrardan kaçın ama sakınma!

Bazı tekrarlar hatadır yazı için, bazıları ustalık. Tekrar, farkında olmadan yaratılmışsa hatadır... Bilinçli tekrar yazı gereçlerinden biridir, avadanlığınızda bulundurmanız gerekir.

Klişe ölüdür, öldürür

Bir aşkta 'sevgili tadında ücretli' ilişki nasıl olamazsa, iyi bir yazıda da klişe olamaz. Klişe, tam da bu 'tadında' klişesinin kullanımlarında gördüğümüz şeydir: orijinal değildir, gerçek değildir, güzel değildir, bunları taklit eden bir şey bile değildir, bunların yerine geçen, anlamın yerine geçen şeydir.

'Nereden kaynaklı' bu yanlışlar?

Son birkaç yıl içinde icat edilen en bariz Türkçe yanlışı galiba şu: Aşıdan kaynaklı ölüm. Bunun doğrusu üç türlüdür: Aşı kaynaklı ölüm. Aşıdan ölüm. Aşıdan kaynaklanan ölüm. Hem -dan hem kaynaklı olmaz.

Pasif cümle saldırgandır

İngilizcenin yaygınlaşması, kitap, film, dizi, yazı çevirilerinin çoğalması, çeviri motorları, hepsi etkili oldu herhalde, ama şimdi azmış olsa da yeni bir sorun değil bu.

'Yönelik'e yönelme!

Özellikle gazetecilerimizin 'yönelik' düşkünlüğünün farkındasınızdır. Bu düşkünlüğe uyup cümlemizi şöyle kurmalıydık aslında: Özellikle gazetecilerimizin 'yönelik'e yönelik düşkünlüğünün farkındasınızdır.

Haddini aşan nokta

Şimdi, bu tırnağın içindeki nokta nereden çıktı?! Eski kitaplarda da rastlanıyor bu kullanıma, ama bugünkü kadar yaygın değil. Zaten on yıl önce de bu kadar yaygın değildi...

Geveze yazılar

Yazıda kimi nerede, nasıl, ne kadar konuşturacağız? Genellikle çok konuşturuyoruz yazılarda bilgisine, görüşüne, tanıklığına başvurduğumuz insanları, üstelik bu alıntılar konuşmanın bütün gevşekliklerini de taşıyor...

Ölüm Allah'ın emri, şu vefat olmasaydı

Dikkat ettiyseniz pek kimse ölmüyor. Birçoğu vefat ediyor, hatırı sayılır sayıda birileri de hayatını kaybediyor, tabii yaşamını yitirenler de oluyor, arada ışıklara yürüyenler de çıkıyor, hakka yürüyenler her zaman var kuşkusuz... Ölümden korkar gibi öldü demekten korkuluyor, kaçılıyor.

İle ile başımız dertte!

Yazarlarımız şu basit 'ile' kelimesiyle ne yapacaklarına bir türlü karar verememiş. Yoksa, "basit 'ile' kelimesi ile" mi yazmalıydım? İle bitişik mi yazılacak, ayrı mı? Hadi bakalım!

Nasıl demeli?

Dedi ve söyledi'yi karşılayan ne çok fiilimiz var, ne zenginlik bu böyle! Gören de bu fiil zenginliğiyle ne tatlı söyleşiler, röportajlar, haberler yazıldığını sanır. Ne gezer! Haber ve röportaj metinleri Türkçenin en kötü örnekleridir belki de.

Yazmış bulundum

Kimse sade olmaya çalışmıyor, sadeliği değerli bulmuyor, kimse laf kalabalığından kaçmıyor, tam tersine, daha büyük kalabalıklar yaratmaya çalışıyor. Halbuki sade yazmaktır değerli olan. Ama tabii, en zor şey de sade yazmaktır.

Zamanı boşa harcamayın!

“1995’te” dersek ne anlarsınız? Ya da şöyle soralım: Anlaşılmaz veya yanlış anlamaya yol açabilecek bir ifade mi bu? Acaba "1995" adında, mesela, bir gezegen veya ülke ya da şehir var da ondan mı bahsediyoruz?