Mustafa Alp Dağıstanlı

Gazeteci. Kitapları: 5Ne1Kim? - Gazeteciliğin Mutfağından Sansür - Otosansür Hikayeleri, Bildiğin Gibi Değil - Osmanlı, Anekdotlar: Edebiyat Tarihimizden Anılar, Tanıklıklar

Yormayın insanları

Yazarların yazıları kutsal değil ki hiçbir şeylerine dokunulmasın.

Kötü yazılmış haber de sansürdür!

Onu bunu şunu düzeltmek, değiştirmek isteyen gazetecilerimiz önce kendi işlerini düzeltmeli, iş yapma biçimlerini değiştirmeli, haber yazmayı, sunmayı öğrenmeli

Dille ilgili takıntılar

Editörlüğe başladığımda bazı takıntılarım vardı, zamanla yenileri eklendi. Herhalde okurken oluştu bunlar, bazı kelimeleri, kullanımları seçtim, bazılarının üstünü çizdim...

Ataç'a bunu yapan bana neler yapmaz!

Eski metinlerle, eski yazarlarla uğraşıyorsanız onların yazımlarına sadık kalmalısınız, itiraz imkanları olmadığı için.

Aday adaylarının CHP'yle imtihanı – Artvin örneği

Oğuz Kurdoğlu'nu doğa için mücadele edenler tanır, ama CHP yönetiminin, genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun tanıdığından pek emin değilim. Bu, CHP'nin eksiği ve ayıbıdır...

Selden bir yıl sonra Bozkurt (4): DSİ Bozkurt'u koruyabilir mi?

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü'nün orta derecede riskli saydığı Bozkurt'ta can kayıpları bakımından Türkiye'nin en büyük ikinci sel felaketi meydana geldi, şehir tamamen sular altında kaldı, 72 kişi öldü.

Selden bir yıl sonra Bozkurt (3): Sel gider TOKİ kalır

Selden 14 ay sonra Bozkurt bütünüyle bir inşaat alanı ve belirsizlikler yumağı. DSİ dere kenarındaki bölgelerde istimlak ettiği binalar ve arsalar için bedeller açıkladı. İnsanlar mutsuz, rahatsız.

Selden bir yıl sonra Bozkurt (2): 'Adamı olan' yardımı kapıyor

"Bir sel daha olsa da biraz daha para alsak devletten" diyenler varmış, geçen yılki selde 72 kişinin öldüğü Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde.

Selden bir yıl sonra Bozkurt (1) : 'Asenalar' olmasa…

Üç dört gün sonra Bozkurt'a inebilen Bayram Topçu'yu belediyenin penceresinden gören Ziraat Odası başkanı koşup zorla ellerine sarıldı öpmek için. Bayram Topçu ellerini çekti, "Öpme" dedi. Başkan "Öpeceğim" dedi, öptü, "45 dakika zaman kazandık. Sen olmasaydın en az 2 bin kişi giderdi burda" dedi.

Başka bir Cüneyt Arkın: Oğlum, İkinci Yenicilerle düştük kalktık biz gençliğimizde

2007'de NTV Yayınları’nda 'Sizin Kahramanınız Kim?' diye bir kitap basmıştık. Kırk kişiye bu soruyu sormuş, yazılarını toplamıştık. Bu kırk yazıdan birini Cüneyt Arkın yazmıştı: "Benim Kahramanım Anadolu." Yazı o kadar iyiydi ki, şaşırmıştım. Tanıştık. "Kitabın editörüyüm ben Cüneyt Bey" dedim, "yazınızı çok beğendim, kitaptaki en iyi, en güzel yazılardan biri bence. Doğrusu şaşırttı beni." Cüneyt Arkın lafı gediğine koydu: "Ee oğlum, İkinci Yenicilerle düştük kalktık biz gençliğimizde, o grubun içindeydim…"

Yazarlara Türkçe öğretecek okur aranıyor

Ey sevgili bilinçli okur, diline sahip çık, okuduğun yazının yazarından, editöründen güzel Türkçe talep et, her gün et. Kötü Türkçeyle yazılmış yazıların, sözlerin yer aldığı gazeteleri, televizyon kanallarını, internet sitelerini, bunların yöneticilerini uyar, onlardan güzel Türkçe talep et, her gün et.

Yazarlar yazılarından sessizce çekilmesini bilmeli!

Konunun organik parçası değilse yazıda işi, yeri yoktur yazarın, imzada görünmesi yeter de artar.