Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalarının yeni ilaçlara zamanında ve adil ulaşabilmesi için Sağlık Bakanlığı ve ilaç firmalarına harekete geçme çağrısında bulundu.
Uluslararası Alzheimer Hastalığı Derneği (ADI) bu yılki Dünya Alzheimer Günü için ‘Ne Kadar Erken Bilirseniz, O Kadar Çok Şey Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir‘ temasını belirledi. Bunun için erken tanı ve hastalığı yavaşlattığı kanıtlanan yeni ilaçlara ulaşmak gerekiyor. Henüz Türkiye’de bulunmayan yeni jenerasyon ilaçlar, Alzheimer’ı iyileştiremese de erken evrede bilişsel ve işlevsel gerilemeyi yavaşlatabiliyorlar. Uzmanların deyimiyle, “anıları koruyor”.
“Alzheimer politikası istiyoruz”
Dört yıldan uzun süren takiplerle ilaçların etkinliği ve güvenilirliğinin gösterildiğini, ortaya çıkabilecek yan etkilerinse (beyinde su toplanması, küçük kanamalar vb.) yönetilebildiğini belirten Şahinöz, şunları söyledi: “Belirli hasta seçimi ve tedavi protokolleriyle bu riskler en aza indirilebilir. Ancak Türkiye açısından çok önemli bir sorunla karşı karşıyayız. Bu ilaçlara ulaşamıyoruz.
Erken tanının mümkün olduğu, tanıya erişimin kolaylaştığı, uygun hastaların yeni tedavilere zamanında ulaşabildiği ve hasta yakınlarının bu yolculukta yalnız olmadığını bilmelerini içeren bir ‘Alzheimer politikası’ istiyoruz.”

“Erken tanı daha çok anı demek”
Yeni ilaçların uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve sağlık altyapısının buna hazırlanması gerektiğini vurgulayan Şahinöz, şöyle devam etti: “Bunlar hızla hayata geçirilmeli. Biz bu konuda Sağlık Bakanlığımızla, bilim insanlarımızla, sağlık profesyonellerimizle ve ilaç şirketleriyle birlikte çalışmaya hazırız. Çünkü Alzheimer söz konusu olduğunda kaybedilen zamanın çok özel bir anlamı var. Kaybedilen zaman bazen kaybedilen bir anı demek. Erken tanı daha çok anı demek. Artık yalnızca unutanları değil, koruyabileceğimiz anıları konuşmanın zamanı geldi.”
Kandan Alzheimer teşhisi mümkün
Kandan Alzheimer tanısı koyabilmek son yılların önemli gelişmeleri arasında sıralanıyor. Kanda ‘pTau/217’ adlı biyobelirtecin bakılmasına dayanan test Türkiye’de de yapılıyor. Cerrahpaşa Tıp ile Gazi Üniversitesi Tıp Fakülteleri ve bazı özel kurumlarda yapılabilen bu test, Alzheimer hastalığının beyinde yaptığı değişikliği gösteriyor. Hastalığın erken evrede yakalanmasına ve doğru tanıya olanak tanıyor.

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, bu kan testinin de yeni ilaçlar gibi henüz Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) geri ödeme kapsamına alınmadığını söyledi.
Herkese test önerilmiyor
Söz konusu kan testini isteyen herkesin değil, nöroloji, psikiyatri ya da geriatri uzmanlarının yönlendirdiği kişilerin yaptırmasını önerdiklerini ifade eden Bilgiç şunları söyledi:
“Testle bir takım yanlış sonuçlar, kaygılara yol açabiliyor. İleride belki bunu farklı bir şekilde konuşacağız ama şu an için sadece zihinsel sorunları başlamış kişilerin, bahsettiğim uzmanların yönlendirmesiyle yaptırmasını öneriyoruz. Aksi halde iş kaotik bir boyut alabilir. Çünkü çıkan sonuçları yorumlamak çok zor. Gereksiz kaygılara yol açabilir.
Dernek olarak testle ilgili ulusal bir kılavuzumuzun olması, kalite standartlarının belirlenmesi ve geri ödeme kapsamına alınarak adil erişim sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.”
Türkiye’de yaklaşık 700 bin Alzheimer hastası bulunuyor. TÜİK verilerine göre ülkemizde 65 yaş üzerindeki bireylerde Alzheimer hastalığı görülme sıklığı, yüzde 5,5. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranıysa yüzde 3. Diğer aile bireyleri de eklendiğinde, milyonlarca insan bu hastalıktan etkileniyor.