İzmir’deki grev beşinci gününde devam ederken kentin eski belediye başkanı Tunç Soyer, yerel seçimden beş gün önce imzalanan toplu iş sözleşmesinin ‘grevin müsebbibi’ ilan edilmesine tepki göstererek, sözleşmenin imzalanmasını o dönemki başkan adaylarının da istediğini söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı iştiraklerde yaklaşık 23 bin çalışanı ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden sonuç alınamamış, işçiler greve çıkmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve belediyeden birçok kişi biriken çöpleri toplamaya kalkmış, grevdeki işçiler ve sendika Tugay’ı grev kırıcılıkla suçlamıştı.
İZELMAN, İZENERJİ ve EGEŞEHİR şirketlerinde çeşitli hizmet alanlarında görev yapan DİSK/Genel-İş Sendikası’na üye işçilerin grevi, kentteki hizmetleri durma noktasına getirdi.
Soyer, X hesabından paylaşımında şunları yazdı:
‘Yerel seçime beş gün kala yaptığımız TİS, grevin adeta müsebbibi gösterildi’
* İzmir’de grevin beşinci günü doldu. Her İzmirli gibi İzmir’de yaşananlar nedeniyle çok üzgünüm. 5 yıl boyunca biz de çok büyük krizlerle mücadele ettik, bu deneyimlerin ışığında bu krize dair bir çözüm önerimi paylaşmak üzere yazıyorum.
* Yerel seçime beş gün kala yaptığımız ve 5800 işçiyi kapsayan TİS (toplu iş sözleşmesi) bu grevin adeta müsebbibi olarak gösterildi. Oysa o dönem büyükşehir belediye başkan adayımız dahil pek çok aday sözleşmenin imzalanmasının alacakları oya pozitif katkı yapacağı konusunda çok net oldukları için bir an evvel yapılmasını arzu ediyorlardı. Dolayısıyla o günün koşullarında yeni seçilecek yönetimi zora düşürmek değil tam tersine kolaylaştıracak bir etki yapacağını bildiğim için ve Sodemsen aracılığıyla yürütülen müzakereler mutabakat ile sonuçlandığı için TİS’i imzaladık.
‘Yevmiye farkının bir nedeni de enflasyon artışı’
* Bugün oluşan yevmiye farkının bir nedeni de 2025 yılında, sözleşmelerin tamamında yer alan birinci yıl sonunda oluşan enflasyon oranındaki artıştan kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak verdiğimiz zam yüksek enflasyon koşullarında işçiyi memnun edecek ve o günkü bütçemiz çerçevesinde belediyeyi zor durumda bırakmayacak bir orandı.
* Belediye mevzuatı çok açıktır. Personel giderleri, belediye bütçesinin %30’unu aşamaz. Bu sınırın altında kaldık. O sözleşmede bulunan ‘işe devam primi’ çalışan işçiye çalıştığı için verilen bir prim değildir. Benim görev süremden önce yapılan TİS’lere konmuş ve işçiye zaten verilecek olan ücretin, sendikal nedenlerle, ‘sosyal haklar’ başlığı altında düzenlenmesinden ibarettir.
‘Belediyenin düştüğü finansal sıkıntı hükümetin silkeleme politikasından’
* Beş yıl boyunca, eşit işe eşit ücret ilkesi doğrultusunda hareket ettim ve tüm TİS’lerde en çok bu ilkeyi gözettim. Ülkeye örnek olacak hizmetler üreten bir şehir olmak için, iş barışı ve iş huzurunu temin etmenin en temel önceliklerinden birinin bu ilke olduğuna inandım.
* Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından AAA ile değerlendirilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bugün içine düştüğü finansal sıkıntı, geçen dönem yapılan TİS’ler veya işe alımlar nedeniyle değil, Hükümetin silkeleme politikası nedeniyle, ödeneklerinden yapılan çok büyük kesintilerdendir. Zaten mevcut yönetim bu kesintiler öncesinde 2 Eylül 2024’te belediyenin ödeyemeyeceği bir borcu yoktur açıklaması yapmıştır. Kaldı ki son dönemde işe alındığı söylenen ve binlerle ifade edilen rakamlar da gerçek değildir.
‘Somut önerim arabulucunun her iki tarafla ayrı ayrı görüşmesi’
* Sonuç olarak geçmişte hata aramanın bugün gelinen noktayı çözmeye bir faydası yoktur. Maalesef tarafların uzlaşma zemini her geçen dakika kaybolmakta ve şehirde gerilim yükselmektedir. Yapılması gereken; tarafların birbirleriyle muhatap olmadan bir çözüm üretilmesidir.
* Somut önerim, tarafların üzerinde mutabık kalacakları bir arabulucunun her iki tarafla ayrı ayrı görüşerek, her iki tarafın da çözümden yana adım atmalarını sağlamasıdır. Ancak böyle bir yöntem sonucunda tarafların el sıkışmak için bir araya gelmeleri mümkün olur.
* Yıllar süren uzun sendikal mücadelelerle kazanılmış sendikal hakların da Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinin uzun yıllardır ülke nezdinde yarattığı itibarın da korunması ancak böyle mümkün olacaktır. Eşit işe eşit ücret derhal sağlanamasa da o hedeften vazgeçmeden ve sefalette değil refahta eşitlik hedefi korunarak her iki taraf da, İzmirli de huzura kavuşabilir.
İzmir’de grevin 5. Günü doldu.
— Tunç Soyer (@tuncsoyer) June 2, 2025
Her İzmirli gibi İzmir’de yaşananlar nedeniyle çok üzgünüm.
5 yıl boyunca biz de çok büyük krizlerle mücadele ettik, bu deneyimlerin ışığında bu krize dair bir çözüm önerimi paylaşmak üzere yazıyorum.
Yerel seçime 5 gün kala yaptığımız ve 5800…