Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

HDP seçmeni Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı mı, değil mi?

HDP seçmeni HDP’ye zimmetli değil, doğru. Peki İYİP ya da bir diğer partinin seçmeni? Seçmen insandır, yurttaştır, önüne sandık konulduğunda oy veren ve başkaca derdi tasası olmayan bir mahluk değil.

Bülent Tanör 82 yaşında

MURAT SEVİNÇ Eylül geldi. Sırrı Süreyya Önder’in, bir konuşmasında mealen “Eski Türkiye’nin ne hayrını gördük ki yenisinden bir şey bekleyelim,” nevi bir şeyler söylediğini hatırlıyorum....

Aranan savcı, bulunamayan siyasetçi, palavra hayatlar

Ayıca, bir gün bir savcı kameralar karşısına geçer ve “Yurttaşlar, ‘Bildiklerimi söylersem mahvolursunuz’ şımarıklığını marifet zanneden zevzek siyasetçiler, ekonomi bozulmadığı sürece yolsuzluk iddialarını ve kendine zararı dokunmayan hiçbir adaletsizliği umursamayan muhterem toplum ortalaması, ey ahali, neredesiniz?” derse, ne yanıt verilebileceğini de düşünelim.

Üstün Dökmen, laiklik ve ifade özgürlüğü…

Hâlihazırdaki Türkiye’de, hiç kimse, din ile şu ya da bu ölçüde temas eden konularda, ortalama dindar seçmen ve temsilcilerinin canını sıkma ihtimali olan bir cümleyi, ciddi bedeller ödemeyi göze almadan dile getiremez.

İzmir Duvarı: Laik mahallede iktidar ve kültür savaşı

AKP’lilerin sıklıkla özel yaşama herhangi bir müdahalede bulunmadıklarını iddia etmesi ise, belki biraz olup biten her şeyin tam tersini söyleme alışkanlıklarından, ancak büyük ölçüde özel hayat algısından kaynaklanıyor. 

Yazanın okuyana sorumluluğu ve yazıdaki kamusal yarar

Siyasetçi sorumluluğununsa kat be kat fazla olduğunu hatırlatmaya dahi gerek yok.

İstanbul Belediyesi'nden 'de' atılan KHK'liler

Peki, bir-iki ‘hot-zot’ta arkasında durmaktan vazgeçecektiniz de bu işi neden yaptınız, KHK’lileri ve ‘sakıncalıları’ neden istihdam ettiniz öyleyse? Şu hâlde olmak hiç zorunuza gitmiyor mu hakikaten, muhterem CHP’liler? KHK’liler şunca yıldır size bile, bunun yalnızca iaşe değil, bir onur ve hak mücadelesi olduğunu anlatmadılarsa, vay hallerine, vay halimize.

Defne Suna'dan Vera'ya, doğum günü mektubu…

İsmim Defne Suna, hiç karşılaşmadık, birbirimizi görmedik ama bugün doğum günün olduğunu öğrendim. Bir fotoğrafını da gördüm, üzerinde beyaz tüy gibi şeyler olan bir çiçeği üflüyordun fotoğrafta, ben de seviyorum onu üflemeyi, uçtuklarını görünce de çok mutlu oluyorum.

Öncelikle ceberutluğu, pervasızlığı ve ırkçılığı 'yadırgamak' gerekir…

Birilerinin faşist oluşundan çok, milyonlarca orta halli insanın onların aklına uyması, peşinden gitmesi ve bir zaman sonra en akıl dışı propagandayı dahi yadırgamaz hale gelişi, çarpıcı olan.

Ülke, insan, kumaş ve kapatılan bir gazete arşivi üzerine…

Böyle bir parti, hangi niteliklere sahip bir toplumu yirmi küsur yıl yönetebilir? Bir partinin seçmeni, yandaşı şusu busu değil, milyonlarca insanı, toplum adı verilen kalabalığımızı kastediyorum. Nasıl insanlarız, ne yapıp ediyoruz ve ne düşünüyoruz biz, nasıl bir yer burası, her şey nasıl olabildi ve oluyor?

Selahattin Demirtaş'ın tartışmak ve eleştirmek isteyenlere açtığı alan…

Demirtaş’ın yazıları ve konuya yaklaşımıyla, olup biteni derli toplu tartışmak isteyenleri, doğru ya da yanlış bir ‘sözü’ olanları ferahlattığı ve onlara alan açtığı kanısındayım. Yalnızca bu tutumu dahi, diğer tüm nitelikleri bir yana, değerini bilmeyi gerektiriyor.

Sosyal bilimleri tercih edecek öğrencilere, Mülkiye önerisi…

Size, üniversite ve fakülte seçmeye çalıştığınız şu günlerde, bir fakülte, sembolü ‘inek’ olan Mülkiye hakkında bir iki şey söylemek isterim; duyarsınız, duymazsınız, ciddiye alır ya da almazsınız, bilemem.