Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Bağ kurmak iyileştirir

Birbirimizle didişmek yerine, enerjimizi depremzedelere yardımcı olmak için kullanalım. Bizi kışkırtmaya çalışanların estirdiği öfke rüzgarlarına kapılmayalım. Sevgi ve şefkat kartı hep elimizde olsun, yeri geldiğinde onu çıkartıp önlerine koyalım... Bağ kurmanın iyileştirici gücü altında buluşalım.

Süreç olağan dışı ama hissettiklerimiz olağan

Her ne koşulda olursa olsun iletişim içinde kalalım, bağlarımızı daha da kuvvetlendirelim ve ne kadar zorlanırsak zorlanalım birbirimizden asla vazgeçmeyelim.

Benim bedenim, benim hayatım… Kime ne!

Yeme bozukluğu olan kişilerin geçmiş öykülerine baktığımızın zaman hemen hepsinin çocukluk ya da ergenlik çağında bodyshaming’e maruz kaldıklarını söylemek yanlış olmaz.

Gizli öfkeliler

İlişkilerdeki en yaygın problemlerden biri, öfkeyi sağlıklı şekilde ifade edememek ve dolambaçlı yollara sapıp pasif agresif davranmak.

Sevgiyi kahve fincanında aramayın!

Size ait bir hayatı, başkalarının tutum ve davranışlarını değiştirme umuduyla, pasif bir şekilde bekleyerek harcamayı seçip seçmemek size kalmış.

Akran zorbalığı travmatik bir deneyimdir

Akran zorbalığına maruz kalmak öz değer problemi, depresyon, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları gibi birçok psikolojik probleme sebep olabileceği gibi intiharla bile sonuçlanabilir. Akran zorbalığını normalleştirmek çok yanlıştır.

Yeni yıldan umutlu muyuz?

Yeni yıl hedefleri üzerinde konuştuğumuz bugünlerde belki de -hedeflere değil- değerlere odaklanmamız gerekiyordur. Unutmayalım ki, değerlerle anlamlandırılmayan hedefler, ulaşıldığında tükenmeye mahkumdur. 

Niçin kıskanır, niçin haset hissederiz?

Haset de kıskançlık da insanın doğasında var ama bu duyguları davranışlarına nasıl yansıtacağı insanın kendi seçimi...

Yalnızlık duygusu 'tüket-at' ilişkilerle giderilemez

Sürekli mutasyona uğrayan Kovid, kendi içinde bir virüs daha yarattı diyebiliriz; yalnız hissetme ve sağlıklı ilişkilenmeye dair ihtimalsizlik endişesi virüsü.

İnsanız, çelikten duvar değil!

Mutluluk, varılacak nihai bir nokta olmadığı gibi, sürekliliği olan bir duygu hali de değil... Yalnız içinde bulunduğumuz çağda ‘mutluluk’ duygusu öyle bir pazarlanıyor ki, mutlu değilsen bir problemin var ve bunu mutlaka çözmelisin gibi hissettiriliyor.

Arkadaşlıklar da raflara bölündü, insanlar yağmur olsa birbirinin üzerine yağmıyor

İlişkileri tüketim dünyasına kurban etmeyip, yaralarımızı sarmak için birbirimize ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız. Öte yandan ilişkileri geçmişten taşıdığımız acı anıların telafi üssü olarak da görmemeliyiz..

Karşınızda insan var, konserve yapmıyorsunuz!

Behlül bile kaçarken haber veriyordu sahne çıkışlarında, yani izleyiciye malum olmuyordu.  Özetle, kaçmanın bile bir usulü olmalı.