Ekmek arası duygu
Duygulara 'çözülmesi gereken bir problem' gibi yaklaşıp da çözüm bulamayınca insan en kolay ulaşılabildiği anesteziye, yani yemeğe yönelip o anki acısını kısa süreliğine dindirmeyi deneyebilir.
İdeal olan zayıf olmak mı?
Yeme bozuklukları, ölümle dahi sonuçlanabilen, ciddi sağlık problemlerine sebep olabilen psikolojik bir problem olduğu için mutlaka hekim, psikiyatri uzmanı, yeme bozukluğu konusunda uzmanlaşmış bir psikoterapist ve süreç içinde 'kişinin durumuna göre ortaklaşa alınan bir kararla' bir beslenme uzmanının da dahil olabileceği bir ekiple yürütülmeli.
Bir kurtarıcı beklemek zorunda mıyız?
Ülke meseleleri hakkında düşünmek ve üzülmek, aynı zamanda bizi monoton hayatımızdaki sıkışmışlıktan ve anlam arayışından uzaklaştırıyor...
Hepimizin ortak sorunu: Gündem yorgunluğu
Hemen herkes bir siyasi partiye üyeymiş de genel merkezden gelecek haberi bekliyormuş gibi sürekli tetikte...
Kimsenin umutlarımızı oyuncak hamuru haline getirmesine razı olamayız!
Aday belirlemeyi son ana bırakan muhalefeti psikolojik açıdan değerlendirecek olursak; bu tutumu 'kendini sabote etme' olarak nitelendirebiliriz. Psikolojik açıdan bir insan, hayati bir işi yapmayı sürekli erteliyor ve bu işi yapmayı son ana bırakıyorsa, bu bir tür kendini sabote etme davranışıdır.
Artık eskisi gibi olamayız, olmamalıyız da!
Hepimizin daha duyarlı ve daha akılcı yaklaşmayı öğrenmesi gerek. Hepimize yetecek kadar acı hissettik... Kalıpları kırmak, dolayısıyla değişmeye cesaret etmek zorundayız. Yoksa aynı döngüleri defalarca kez yaşamaya mahkum oluruz.
Bağ kurmak iyileştirir
Birbirimizle didişmek yerine, enerjimizi depremzedelere yardımcı olmak için kullanalım. Bizi kışkırtmaya çalışanların estirdiği öfke rüzgarlarına kapılmayalım. Sevgi ve şefkat kartı hep elimizde olsun, yeri geldiğinde onu çıkartıp önlerine koyalım... Bağ kurmanın iyileştirici gücü altında buluşalım.
Süreç olağan dışı ama hissettiklerimiz olağan
Her ne koşulda olursa olsun iletişim içinde kalalım, bağlarımızı daha da kuvvetlendirelim ve ne kadar zorlanırsak zorlanalım birbirimizden asla vazgeçmeyelim.
Benim bedenim, benim hayatım… Kime ne!
Yeme bozukluğu olan kişilerin geçmiş öykülerine baktığımızın zaman hemen hepsinin çocukluk ya da ergenlik çağında bodyshaming’e maruz kaldıklarını söylemek yanlış olmaz.
Gizli öfkeliler
İlişkilerdeki en yaygın problemlerden biri, öfkeyi sağlıklı şekilde ifade edememek ve dolambaçlı yollara sapıp pasif agresif davranmak.
Sevgiyi kahve fincanında aramayın!
Size ait bir hayatı, başkalarının tutum ve davranışlarını değiştirme umuduyla, pasif bir şekilde bekleyerek harcamayı seçip seçmemek size kalmış.
Akran zorbalığı travmatik bir deneyimdir
Akran zorbalığına maruz kalmak öz değer problemi, depresyon, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları gibi birçok psikolojik probleme sebep olabileceği gibi intiharla bile sonuçlanabilir. Akran zorbalığını normalleştirmek çok yanlıştır.