Fotoğraf arşivinizde EKG'niz de dursun 

Daha önce çekilmiş EKG, acil bir durumda hayat kurtarıcı olabiliyor. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şervan Gökhan, EKG fotoğrafının telefonda saklanmasının saniyelerin dahi önemli olduğu durumlarda kritik bilgi verdiğini söyledi. 

Fotoğraf: Unsplash

EKG, kalbin elektriksel aktivitesini birkaç dakika içinde gösteren, ucuz, hızlı, tüm sağlık kuruluşlarında bulunabilen ve hayat kurtaran bir tetkik. Kalp ritmini, kalp hızını, iletim bozukluklarını, bazı kalp krizi bulgularını, elektrolit bozukluklarını ve ilaç etkilerini gösterebiliyor.  

Herşeyi değil ama çok şey söyler 

Ama EKG her zaman, her şeyi söylemiyor. Örneğin normal EKG, kalp krizini tamamen dışlamıyor. Bazı hastalarda ilk EKG normal olabiliyor. Bu yüzden rutinde hastanın şikâyeti, muayenesi, risk faktörleri, seri EKG’ler ve troponin gibi kan testleri birlikte değerlendiriliyor.

Acilde EKG’nin sadece ‘göğüs ağrısı’ için istenmediğini belirten Gökhan, şöyle devam etti:

“EKG; nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, baş dönmesi, ritim bozukluğu şüphesi, tansiyon düşüklüğü, ani halsizlik, açıklanamayan terleme, kol-çene-sırt ağrısı, kalp krizi şüphesi, inme benzeri durumlar, zehirlenmeler, bazı ilaç kullanımları, potasyum gibi elektrolit bozukluğu şüphesi ve yaşlılarda açıklanamayan genel durum bozukluğu gibi durumlarda da tanı koymada önemli bir yardımcı.

Özellikle yaşlılarda, diyabetiklerde ve kadınlarda kalp krizi bazen klasik göğüs ağrısı olmadan; mide bulantısı, nefes darlığı, halsizlik veya sırt ağrısı gibi belirtilerle gelebilir.”

Öte yandan EKG her yaşta (yenidoğan, çocuk, genç, erişkin, yaşlı) istenebiliyor. Ancak istem nedeni yaşa göre değişiyor. Çocukta doğumsal ritim bozukluğu, bayılma veya çarpıntı için; gençte spor öncesi değerlendirme veya ritim şüphesi için; erişkin ve yaşlıda kalp krizi, ritim bozukluğu ve ilaç-elektrolit etkileri için EKG çekilebiliyor. 

EKG acilde çok kritik bir tetkik olsa da sadece ‘acil durum’larda çekilmiyor. Kardiyoloji kontrolünde, ameliyat öncesi değerlendirmede, bazı ilaçlar başlanmadan önce, çarpıntı-bayılma araştırmasında veya riskli hastaların takibinde de çekilebiliyor. 

Her bireyin sistemde kayıtlı EKG’si olmalı

EKG’nin zamanında, ulaşılabilir ve doğru acil sağlık hizmetine erişim hakkının çok önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Gökhan, şunları söyledi:

“Günümüz beslenme düzeni, kronik stresin neredeyse her bireyi etkilemesi, risk faktörlerinin çok fazla görülmesi özellikle 30 yaş üzeri kişilerin en azından bazal EKG’lerinin görülmesini önemli bir hale getiriyor. 

Ani kardiyak olayların öngörülmesinde bu durum hayati önem taşıyor. Dolayısıyla benim şahsi görüşüm günümüz şartlarında her bireyin sistemde kayıtlı bir EKG’sinin olması. Bu bağlamda buna bir insan hakkı olarak da bakabiliriz. Bunun dışında gelişebilecek daha ciddi rahatsızlıkların önlenmesi ve sosyal güvenlik sistemine getirebileceği ek yük düşünüldüğünde EKG’yi bir koruyucu sağlık hizmeti olarak da görebiliriz.”

Prof. Dr. Şervan Gökhan.

Fotoğraf ön değerlendirmede işi yarıyor

Özellikle kalp krizinde eski EKG ile yenisi arasındaki fark çok değerli. Telefonda fotoğraf olarak saklanan EKG yeterli mi? Gökhan bazen fikir verebildiğini ancak yeterli olmayacağını söyledi:

“Telefon fotoğrafında görüntü kalitesi, ölçek, hız, kalibrasyon, tüm derivasyonların görünürlüğü ve küçük ST değişiklikleri net olmayabilir. EKG yorumunda milimetrik değişiklikler önemli. Bu yüzden fotoğraf, ancak ön değerlendirme sağlar. Kesin karar için orijinal EKG çıktısı veya dijital kayıt gerekir. 

Ama görüntü kalitesi yüksek bir EKG kaydı karşılaştırma açısından hekimlerin işlerini oldukça kolaylaştırabilir. Aslında çoğu sağlık bilgimiz artık e-Nabız sisteminde bulunuyor. Fakat zaman zaman çekilen EKG’ler sisteme düşmeyebiliyor ya da şifre ve onaylama sebepleriyle e-Nabız sistemine ulaşamadığımız durumlar söz konusu olabiliyor.”

Kalp krizi başka hastalıklarla karışabiliyor

Kalp krizi; reflü, gastrit, safra kesesi ağrısı, kas-iskelet ağrısı, panik atak, akciğer embolisi, zatürre, aort diseksiyonu, perikardit, ritim bozuklukları ve hatta boyun-fıtık kaynaklı ağrılarla karışabilir.

Gökhan ‘mide ağrısıdır’ diye düşünülen bir ağrının bazen kalp krizi olabileceğini vurguladı:

“Bu yüzden özellikle riskli kişilerde göğüs, sırt, çene, sol kol ağrısı, terleme, nefes darlığı veya ani halsizlik varsa EKG geciktirilmemeli. 

İlk dakikalar çok önemli. Şüpheli akut koroner sendromda EKG’nin ilk tıbbi temastan sonra tercihen 10 dakika içinde çekilmesi önerilir. STEMI dediğimiz damar tıkanıklığı tipinde ise hedef, hastayı mümkün olan en kısa sürede anjiyoya almak ve damarı açmak. 

Kalp durmasındaysa zaman daha da kritik. Her dakika gecikme, beyin ve kalp için ciddi kayıp. Bu yüzden erken 112 çağrısı, erken yaşam desteği ve erken defibrilasyon hayat kurtarır.”

Acil durumda derhal 112 aranmalı

Gökhan kalp krizi veya ciddi acil durum şüphesinde ilk yapılacak şeyin 112’yi aramak olduğunu söyledi. Çünkü ambulans sadece taşıma aracı değil. Ekip yolda EKG çekebilir, ritmi izleyebilir, oksijen/ilaç/defibrilasyon gibi müdahaleleri başlatabilir ve uygun merkeze yönlendirebilir. 

Özel araç ancak ambulansın ulaşamadığı, başka hiçbir seçeneğin olmadığı çok istisnai durumlarda düşünülebilir.

TÜİK 2023 verilerine göre, Türkiye’de tüm ölümler içinde kalp krizine bağlı ölümler yüzde 9,8 olarak kaydedildi.  51 bin 346 kişi kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. İskemik kalp hastalıkları kaynaklı ölümlerse toplamda yüzde 14,16.

Ölümcül sorun: Genç yaşta kalp krizi