İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) yeni başkanı Prof. Dr. Talat Kırış, mazbatasını alarak görevine başladı. Demokratik Katılım Grubunun (DKG) adayı olarak oyların yüzde 60’ını alan Kırış, “Önce bütün genç hekimlere ulaşmamış lazım. Bize oy vermeyen gençlerle de konuşmak istiyorum” dedi.

İktidara yakın sivil toplum kuruluşları ve sendikaların desteklediği Dr. Nedim Uzun başkanlığındaki Değişim Grubuyla, Prof. Dr. Salih Aydın başkanlığındaki milliyetçi hekimlerden oluşan Türk Hekimleri Birliğiyle yarışan DGK yaklaşık 30 yıldır odayı yönetiyor. AKP iktidarı her seçimde oda yönetiminin kendilerine yakın gruplara geçmesi için destek veriyor.
Seçim günü yaşananlar ve sandıklardan çıkan oylar, tüm gruplara çok şey söyledi. Biz de İstanbul Tabip Odasını iki yıl boyunca yönetecek Kırış’la seçim sonuçlarını nasıl okuduğunu ve yeni dönemi konuştuk.

Önce seçim süreci ve günü olanlarla ilgili birkaç not düşmek istiyorum. Değişim Grubuyla Türk Hekimleri Birliği söylemlerini ağırlıklı olarak ‘siyaset yapmayan, hekim haklarını savunan oda’ üzerine kurdu. Ancak seçim süreci ve günü yaşananlar her iki grubun siyasi ilişkilerini de göz önüne serdi.
Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki klinik yöneticileri yılbaşından itibaren asistanlarını odaya üye olmaları için ‘yüreklendirdi’. Odaya yılbaşından seçmen listelerinin askıya çıkmasına kadar yaklaşık bin 400 yeni hekim kaydoldu.
‘Centilmenlik’ anlaşmasına uymadılar
Değişim Grubu Eyüp’de seçim irtibat bürosu dahi kurdu. Değişim Grubu ve Türk Hekimleri Birliği genel kuruldan bir gün öncesine kadar sadece başkan adaylarını açıkladı. Listeleri ortada yoktu. Seçime iki gün kala her iki grup listelerini ilan etti. Adayları aynı, sıralamaları farklıydı. Başka bir deyişle ittifak yapmışlardı ama bunu açıkça söylemek yerine, listeleriyle ilan ettiler. Bir çeşit ‘hülle’ yaptılar. Bu iki listeden hangisine oy verilirse verilsin, aynı adaylara gidiyordu.
Diğer yandan bu birleşme karşı tarafı da konsolide etti. Çağdaş Hekimler Grubu bu kez liste çıkarmadı. Hekimler odayı iktidar yanlılarına kaptırmamak için ‘birebir’ çalıştı.
Değişim Grubu’nun talebiyle yarışan gruplar aralarında afiş, pankart, poster, flama vs. asılmaması yönünde centilmenlik anlaşması yaptı. Ancak seçim günü sandıklarının yer aldığı okul çevresi ve bahçesinde manzara farklıydı. Aydın’ın fotoğrafının bulunduğu çok büyük bir afişi asmak için vinç bile getirilmişti. Değişim Grubunun flama, afiş, pankartları Marmaray Kazlıçeşme Durağının karşısından itibaren karşılıyordu. Demokratik Katılım Grubunun sadece çadırı vardı (diğer iki grubun da vardı).
Yine Değişim Grubuna AKP ilçe teşkilatlarından, bazı belediyelerden, vakıf üniversitesi rektörlerinden, başhekimlerden destek gelmişti. Seçim için özel telefon aplikasyonu yaptırmışlardı. Siyah takım elbiseli, üzerinde grubun adının yazdığını mavi fularlı gençler bahçede gövde gösterisindeydi. Çok sayıda avukat, matbu itiraz dilekçeleriyle sandık başlarında bekliyordu.
İktidarın gücü oda yönetimini ele geçirmeye yetmedi. Seçimde Kırış 5 bin 99, Aydın 3 bin 426, Uzun 3 bin 352 oy aldı.
Seçimi ‘cumhuriyet nesli’ kazandırdı
DKG’nin homojen bir grup olmadığını söyleyen Kırış, şunları söyledi:
“Her hangi bir siyasi partiye veya örgüte bağlı değiliz. Karşımızda seçime girenlerin aktif olarak, siyasi partilerle bağlantılarını bir defa daha net gördük.
Seçim günü hekim olmayan çok sayıda insan vardı. Partiden, belediyelerden destekle psikolojik üstünlük kurulmaya çalışıldı. Doğrusu yadırgadım.”
Odaya kayıtlı üye (seçmen) sayısı 34 bin 931. Bunların 8 bin 625’i, toplam 106 sandıkta oy kullandı. Seçim sonuçlarını sandık sandık analiz ettiğini belirten Kırış, şöyle konuştu: “Daha eski üyelerin (yaşlı) olduğu sandıklarda hem katılım oranı yüksek hem de bizim oyumuz.
Seçimi kazandıranlar ağırlıklı olarak bu ilk sandıklar oldu. 66 sandığın 65’inde bizim oyumuz daha yüksekti.
Bunu bir mesaj olarak almamız gerektiğini düşünüyorum. Cumhuriyet değerlerine sahip çıkıldı ve hassasiyet vurgulandı. Sonucu önemsiyorum.
40’lı 50’li yaşların olduğu sandıklarda katılım düşüyordu. Bunlarda DKG daha fazla oy alsa da diğer iki grupla yaklaşıyor birbirine. Daha gençlerin oy kullandığı sandıklarda iki grubun oy oranı bizden fazla.”
Peki bu genç hekimlerin onları tercih ettiği anlamına mı geliyor? Kırış buna katılmıyor: “Ben öyle düşünmüyorum. Çünkü onlar bir nevi ‘bindirilmiş kıta’ gibiydi. Yani son anda üye yapıldılar, ne kadar samimi olduklarını bilemiyorum.”
‘Gençlerle biraraya gelmemiz lazım’
Sadece bir dönem başkanlık yapacağını, iki yıl sonrasi seçimlerde aday olmayacağını vurgulayan Kırış, “Bu özverili bir vazife. Tek dönemde elimden geleni yapacağım ama odaya yeni insan katmak lazım” dedi.
Tabip odasına üye olmamalarıyla ilgili gençleri suçlamadığını vurgulayan Kırış, şöyle konuştu: “Bence bir numaralı sorunumuz özellikle genç hekimlerin odayla bağının ya hiç kurulmamış ya da kopuk olması.
DKG’deki gençler özverili, çok iyi, heyecanlı ama sayılarını az buluyorum.
Gençler için ‘ilgisizler’, ‘şu kuşak’, ‘bu kuşaklar’ vs. diyenlere katılmıyorum. Hekimlik sıkıntılı bir meslek haline gelmiş. Bizim bütün genç hekimlere ulaşmamız lazım. Bize oy vermeyen gençlerle de konuşmak istiyorum.”
Artık seçim bitti. ‘Sen o tarafsın’, ‘Ben bu tarafım’ gibi bir olay yok. İstanbul Tabip Odası’nın tüm üyeleri hepimizin. Sahip çıkmamız gereken arkadaşlarımız.”
‘İletişim kanallarını güçlendireceğiz’
Hekimlere daha yakın olmalarının beklendiğini ifade eden Kırış, şöyle devam etti: “Bunun için kanallar oluşturmamız lazım. Zor olduğu düşünmüyorum. Yeni iletişim araçlarını kullanacağız ve açık tutacağız. Birinci önceliğimiz bu.
Odanın 2024-2026 faaliyet raporuna bakınca da görülüyor ki çok şey yapılmış. Yaptıklarımızı daha iyi duyurmamız lazım.
Hekimlerin o kadar çok derdi ve sorunu var ki… Hekim forumları, anketler yapabiliriz. Hedefimiz olabildiğince çok hekime ulaşmak ve dinlemek. İletişim kanalını açık tutmak.”
Kırış son yıllarda toplumun politik olarak ikiye yarıldığını belirtti: “Bu yarığı daha fazla derinleştirmememiz lazım. Yoksa bu toplumun geleceği yok. Herkesin bunu ciddi ciddi düşünmesi lazım.
Karşımda olan, hiçbir şekilde benimle aynı şeyi düşünmeyen hekim arkadaşımla da yan yana gelebilirim. Birbirimizle kavga etmemiz gerekmiyor. Tartışalım, konuşalım. Ortak nokta neyse onu bulalım ve beraber birşeyler yapalım istiyorum.”
Kırış öte yandan yeni yönetim kurulu yayınladıkları açık mektupla tüm hekimleri daha iyi bir sağlık sistemi için ortak akılda buluşmaya, birlikte yeni mücadele yöntemleri geliştirmeye davet etti.