Bahadır Kaynak

Biraz yumuşak güç konuşalım

Türk dış politikası bölgeye ekonomik, kültürel, sosyal otoyollar açmak, komşularımızla beraber zenginleşmek üzere kurgulanırsa, bunun uygulanabilirliği pekala mevcut. Sert çocukların yumuşak güç politikalarıyla dalga geçip, sonra kendi politikalarıyla Enver Paşa’dan hallice neticeler elde ettikleri düşünülünce, daha rafine, daha iyi tasarlanmış ama barışçı bir dış politikanın önünün açık olduğunu söyleyebiliriz.

İran'da göstermelik seçimlerden gerçek müzakerelere

Yüzde ellinin altına düşen katılım oranı, İranlıların işlerin seçimlerle düzeleceğine dair beklentilerinin daha da zayıfladığını gösteriyor. Seçime girecek adaylardan işine gelmeyenleri veto süreciyle eleyen rejim, sandığın işleri çığırından çıkarmasına izin vermeyeceğini defalarca göstermişti. Üstelik bu defa tencerenin dibini biraz tutturmuş olabilirler.

Yeni bir NATO kurulur, Türkiye orada yerini alır

NATO’nun yeni kulüp kuralları biraz daha zorlayıcı hale gelirken ve Afganistan’da Çin’le fiili temas sağlanırken işler daha da çetrefilleşiyor. Ama bir de Kanal İstanbul’un finansmanını Çin’in sağlayacağı söylentileri var, değil mi? Yeni NATO’ya dönüş yolculuğuna başladık gibi bir görüntü var. Bu stratejinin de ciddi zorlukları olacak elbette ama zaten hayat bizim için ne zaman kolay oldu ki?

İşte geldi 14 Haziran umut doluyor insan

NATO zirvesi Amerikalıları içeride, Rusları dışarıda, Almanları (ve hatta Fransızları) uslu uslu yerlerinde oturur biçimde tutacak. Biz de neşeyle dolarak bu haftayı geride bırakacağız.

Sevgili Nikos

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, Yunanistan’a yaptığı iade ziyaretinde mevkidaşı Nikos Dendias’la samimi görüntüleri güzel. Ancak bizi içinde bulunduğumuz sorunlu durumdan çıkaracak, Yunanistan’ı, Türkiye ile hesap görmek isteyenlerin koçbaşı olmaktan uzaklaştıracak bir politika için daha fazla diplomatik yaratıcılık gerekiyor.

Yurtta mafya savaşları, dünyada manevra arayışları

Eldeki somut koşullar Ankara’yı tekrar Batı istikametine doğru bir çarka zorluyor. Geminin bu manevrayı yapacak kapasitede olup olmadığı ayrı bir konu.

'Kuzey Akım'dan bize ne' diyelim mi?

Biden yönetiminin 'Kuzey Akım 2' projesine katılan firmalara yaptırım uygulamaktan vazgeçmesi ve zaten yüzde 95 oranında tamamlanmış botu hattının önünden çekilmesi bugün gündemi işgal eden olayların çok daha ötesinde öneme sahip bir gelişme.

Atinalılardan Filistinlilere dersler

Her ne kadar duygusal bir bağ kursak da Filistin sorununda doğrudan belirleyici taraflardan birisi olmadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Küresel güçlerin politikaları ve bölgesel dinamikler bu mazlum halkın kaderini belirleyecek. O zamana kadar da Atinalılar'ın iki bin beş yüz yıl önce dediği gibi 'güçsüz olanlar katlanması gerekene katlanacak'.

Hoşçakal Rabia

Mısır’la görüşmelerin başlamasını ‘olumlu adımlar’ listesine ekleyebiliriz. Ama diğer konularda olduğu gibi daha önce yapılan hataların ve gecikmelerin maliyeti olacaktır. Mısır, Türkiye’nin bölgede ne derece yalnızlaştığını gördüğü için pazarlık masasında eli yüksekten açıp birçok taviz isteyecektir. Uygur meselesinde Çin’le çatışmamak için, soykırım açıklamasından sonra da ABD’yi kızdırmamak için düşük profilli bir politikaya razı geldiğimiz ortada. Koşullar bizi bu konuda da başka tavizlere zorlayacak gibi görünüyor.

Kıbrıs görüşmeleri Lecce-Cagliari Maçı mı?

Herkes için fiili durumun sürmesi en optimal çözüm gibi görünüyor. Tarafları mevcut konforlu pozisyonlarını terk ettirip risk almaya itecek gerekçeler 2004 yılından beri ortaya konamadı. Arada bir nafile müzakerelerde bulunmanın da çok bir maliyeti yok. Sadece konuyu takip edenler 0-0 bitecek bir Serie A maçını banttan seyretmenin bunaltısına kapılıyor.

Biden'dan 24 Nisan tokadı

Birine kızılacaksa bu Biden mı olmalı, yoksa dış politikada ve ekonomide böylesine savruk hamleler yapıp bu duruma gelmemize yol açanlara mı yönelmeliyiz, bu da ayrı bir soru.

Okyanustaki büyük balıklar ve biz

Bir yüzyıl kadar önce yanlış ata oynanıp bu coğrafyanın insanlarına büyük bir felaket yaşatıldığından bunu en iyi bizim biliyor olmamız lazım.