Kandıra Cezaevi’ndeki HDP eski eş genel başkanı Figen Yüksekdağ, Dem Parti İmralı heyetinin ziyaretinin ardından açıklama yaptı.

İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan’la 28 Aralık’ta görüşen DEM Parti heyeti, siyasi partilerin ardından dün HDP eski genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı, bugün de Yüksekdağ’ı ziyaret etmişti.
DEM Parti milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’le yerine kayyım atanan Mardin büyükşehir belediye eş başkanı Ahmet Türk’ten oluşan heyetin Yüksekdağ’la görüşmesi yaklaşık bir saat 20 dakika sürmüştü.
Heyetten Önder, görüşmenin ardından şunları söylemişti:
“Çok spekülatif tartışmalar oluyor. İnanın silah kadar zarar veren bir dil bu. ‘Ülke bölünecek, çift bayrak, çift dil’ falan. Arkadaşlar gündemimizde ne böyle bir şey var ne bunu tartıştık ne de bunun iması yapıldı. Böyle bir şey yok. Kurmaya çalıştığımız barıştır.”
Yüksekdağ, ziyaretin ardından X hesabından “Bu çabaya ortak olan herkesle dayanışma ve işbirliği içerisinde olacağız.” dedi.
Yüksekdağ’ın açıklaması şöyle:
“DEM Parti İmralı Heyeti ziyareti vesilesiyle öncelikle demokratik kamuoyuna, halklarımıza, kadınlara selam, saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Ülkemiz ve bölgemiz açısından hayati bir dönemden geçiyoruz.
Halklarımızın barış, adalet ve demokrasiye her zamankinden çok ihtiyacı var. Tarihin bu kritik anında sayın Öcalan’ın inisiyatif üstelenerek yol alma çabası çok değerli ve belirleyicidir. Bu çözüm çabası ve iradesinin yanında, arkasındayız.
Nerede olduğumuz fark etmez. İçerde, dışarıda ya da farklı görüşlerde olabiliriz. Bu üzerimize düşen görevi yerine getirmeye engel değildir. Onurlu barış ve demokratik çözüm hareketi için üzerimize düşen sorumluluğu üstlenmeye katkı sunmaya hazırız.
Barışın öznesi doğrudan Türkiye halkları, emekçiler, özgürlük güçleri ve kadınlardır. Tam da bu nedenle bütün toplumsal dinamikler, halkların kardeşliği ve barış için inisiyatif almalıdır. Demokratik haklara, ekmeğin ve emeğin güvencesine giden yol bugün bu inisiyatifi almaktan geçiyor.
Biz kadınlar, Kürt sorununda demokratik çözüm hareketinin geliştirilmesi için gereken özveri ve çabayı göstermekte tereddüt etmeyeceğiz. Bu çabaya ortak olan herkes ile dayanışma ve işbirliği içerisinde olacağız.
Dileğimiz sayın Öcalan’ın sağlıklı çalışma koşulları sağlanarak, bir barış ve çözüm odağı olarak rolünü en etkin şekilde gerçekleştirebilmesidir. Somut ve pozitif yaklaşımlar tarihsel sorunun çözümünde en belirleyici aşama olacaktır. Umuyorum ki halklarımızın baharını, barışı ve kardeşliği birlikte karşılayacağız.”