Türkiye ve Çin, ‘kara para aklama’ ve ‘terörizmin finansmanı’ suçlarına karşı işbirliği için anlaşma imzaladı. İki ülke bu suçlarla mücadele etmek üzere istihbarat paylaşımı yapacak.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2009 yılındaki Urumçi olayları sonrası Çin’in muamelesini ‘soykırım’ olarak nitelendirmişti. Ancak ekonomik gereklilikler son yıllarda Türkiye’nin bu konudaki söylemini ‘yumuşattı.’
Çin’in ekonomik gücünü kullanarak 28 Asya ve Ortadoğu ülkesindeki sığınmacı Uygur Türklerini hedef aldığını aktaran bir rapora göre Türkiye artık Uygur sığınmacılar için ‘güvenli bir yer değil.’
Muhalefet de iktidarın bu politikasını eleştiriyor. Özellikle de kendisini milliyetçiliğin ‘kalesi’ olarak gören MHP, ‘soydaş’ Uygurlar konusunda sessizleşti.
Şimdi Çin ile Türkiye arasında varılan yeni anlaşma da Türkiye’de bulunan Uygurları daha da zorlayacak gibi görünüyor.
Buna göre Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile Çin’deki muadili CAMLMAC arasında koordinasyon sağlanacak.
Taraflar mütekabiliyet esasına göre işbirliği yapacak. Ayrıca yetkili makamlar, belirtilen suçlara karışan kişi veya şirketlerin finansal işlemleri konusunda mevcut her türlü bilgiyi paylaşacak.
Her bilgi talebi, talebin sebebi, kullanım amacı, kanunlara, yönetmeliklere ve uluslararası düzenlemelere uyup uymadığına ilişkin detayları içerecek şekilde kısa bir açıklamayla gerekçelendirilecek.
Bilgiler, yetkili makamlarca inceleme ve analiz amacıyla kullanılabilecek, yetkili makamın önceden izni olmaksızın herhangi bir üçüncü tarafa verilemeyecek veya idari kovuşturma, yargılama amacıyla kullanılmayacak.
Yetkili makamların talebe ilişkin olaylar hakkında halihazırda başlatılmış adli yargılamanın bulunması, bu yardımın devletin güvenliğine, kamu düzenine ve ülkelerin temel çıkarlarına karşı tehdit oluşturması veya ulusal kanunlara, yönetmeliklere, uluslararası düzenlemelere aykırı olması durumlarında yardım etme yükümlülüğü bulunmayacak.