DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘silah bırakma’ çağrısıyla ilgili ‘Suriye’deki YPG/PKK’nın da tasfiyesi ifade edilmektedir’ diyen AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in sözleri için “Çağrı Suriye’deki SDG ile ilgili değil, bu Ömer Çelik’in kendi yorumu” dedi.

DEM Parti heyeti üç görüşmenin ardından dün Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ başlıklı açıklamasını İstanbul’da aktarmıştı.
Öcalan, PKK ve tüm silahlı gruplara ‘silah bırakma’ çağrısı yapmıştı. Açıklamada yer almayan şu notunuysa DEM Partili Sırrı Süreyya Önder ayrıca paylaşmıştı: “Şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir.”
Hatimoğulları, Öcalan’ın dünkü çağrısının ardından T24‘te Şirin Payzın ve Murat Sabuncu’ya konuştu.
Hatimoğulları’nın açıklaması özetle şöyle:
‘Video da var’
* (Öcalan’ın) Heyetten özel olarak talebi, başta ana muhalefet partisi olmak üzere tüm partilerle görüşülmesiydi. Muhalefetin bu süreci nasıl karşılayacağını çok merak ediyordu. 2013’te ve daha önce bazı barış denemeleri oldu ama muhalefet bu süreçlerin parçası olmamıştı. Hatta karşısında olmuştu.
* Sesli olsaydı Kürt toplumunun duygusuna daha çok hitap ederdi. İnsan bir fotoğraftan bile çok duygulanıp ağladılar. Görüntü olsaydı bu Kürt toplumuna pozitif yansırdı.
* (Öcalan) Metnin sunumu yapılmadan önce bizimle içeriğini ve aslında neyi kastetmek istediğini detaylıca paylaştı. ‘Ben bir şeyi eksik bıraktım, onu da eklemeliyim’ dedi ve o bölüm el yazısıyla yazdığı metinde mevcuttu. Videolu sunumu yaparken bunu metnin bir parçası olarak okudu. Videoda var.
‘Bahçeli’nin sağlık durumunu sordu’
* Kendisi hasta olduğunu duymuş, Sayın Bahçeli’nin sağlık durumunu da sordu. Biz de sağlık durumunun iyiye gittiğini duyduğumuzu söyledik.
‘Bu çağrı PKK’ye yapıldı’
* Bu çağrı PKK’ye yapıldı ve cevap verecek, adımlar atacak olan taraflardan biri PKK’dir. Ama bu çağrı aynı zamanda devlete, iktidara ve toplumadır.
* Bu çağrının gerçek anlamda karşılık bulması ve hayalini kurduğumuz demokratik Türkiye’nin inşasının yolu bu konuları zaten pazarlık konusu yapmamaktan geçer. Bu iyi bir kavram değil. Talep edilen demokrasidir. Talep edilen Kürt halkının varlığının tanınması. Anadilinde eğitim hakkı, yerel yönetimlerde demokratikleşme; kayyım atamadan vazgeçmek, mevcut atananların iadesinin gerçekleşmesi ve eş başkanların görevine dönmesi… Demokrasinin asgari kurallarını al-ver gibi pazarlık konusuna sıkıştırmak yanlış bir anlayış. Bu en demokratik, en insani taleptir.
* (Öcalan) Biz barış istiyoruz, silah bırakılması ve fesih konusunda ben çağrımı yaptım, bunun için de demokratik zemini oluşturmaya başlayalım’ diyor. Öcalan, çağrı metni için ‘Her cümlenin altı uzun uzun doldurulmalıdır’ dedi. Öcalan çok net, PKK’nin yaptığı çağrıya uyacağından emin. Bu seçimler üstü ve seçimi aşan bir şey. Sayın Erdoğan’ın kendi kafasında, ‘Ben bunu nasıl yontarım?’ gibi bir fikri varsa o da onun fikri, bir şey demiyorum. DEM Parti’yi eleştirmek yerine sayın ‘Öcalan’ın yaptığı bu çağrıyı nasıl desteklemeliyim?’ demeliler. Yoksa, ‘Size şiddet uyguluyorlar’ diyorlar; biz bunu biliyoruz. Bize ‘akıllanmadınız mı’ eleştirisi yapanlar siyaseti dondurmak isteyenler; sopayı yiyen biziz, sopayı sayanlar ise süreci eleştiriyor.
‘Çağrı, Suriye’deki SDG ile ilgili değil’
* Çağrı Suriye’deki SDG ile ilgili değil. Bu Ömer Çelik’in kendi yorumu. Çağrı PKK’ye yöneliktir. PKK’nin olduğu alanı kapsayan bir şey. Sayın Ömer Çelik diyor ki, biz al-ver yapmıyoruz; biz de al-ver yapmıyoruz bunu bilsin, insan hakları pazarlık konusu olmaz. Demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesi çok önemli. Kürt sorunu barışçıl demokratik bir zeminde çözülürse Türkiye’nin Suriye üzerindeki etkisini düşünürsek buraya da pozitif bir etkisi olacaktır.
‘Parlamentoda komisyon kurulmalı’
* Çok acil bir şekilde parlamentoda bir komisyon oluşması ve bütün siyasi partilerin orada temsilinin sağlanması ikinci somut adımdır. Buradan çok ciddi ve güzel şeyler çıkar.
* Yine atılacak somut adımlardan biri bu görüşmelerin ve atılan adımların hukuki dayanağının olması… ‘Bizim adım atabilmemiz için hukuki zemin güçlenmeli’ dedi. Bu nasıl yapılabilir? Kayyım atanmamalı, demokratik siyasetinin önü böyle açılmaz. Öcalan ayrıca geçmişteki provokasyonlara dikkat çekti ve ‘Devlette birisi barış ister, diğeri ona darbe vurur, herkesin algılarını açması gerekiyor’ dedi
‘Öcalan’ın devlet yetkilileriyle yaptığı görüşmeler var’
* İbrahim Kalın’ın bu süreçte mesaisi olup olmadığı konusunda bilgim yok ancak (Öcalan’ın) devletten gelen yetkililerle yaptığı görüşmeler var. Bu görüşmelerin içeriğinde her şeye vakıf değiliz. Heyetimizin yaptığı iki görüşme vardı, süresi de kısıtlı. Konuşulacak çok şey var, o yüzden bilgi eksikliğimiz olabilir.
‘Adım atması gereken iktidardır’
* Ne olduğunu bilmiyoruz ki şeffaf olup olmadığını bilelim. Çok önemli bir çağrı oldu. Çok önemsiyorum. Türkiye tarihinde ilk kez bu kadar geniş bir toplumsal mutabakat var barışa dair… Dünyadan da çok önemli açıklamalar yapıldı. Dünya kamuoyu hazırken, bugün iktidarın ketumluğu bırakması, somut adım atması çok önemli. Adım atması gereken devlettir, iktidardır.