Ayhan Tinin
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. ‘Pupa Yelken Koçluk’ ve ‘Söz Gelir Yazı Olur’ kitaplarının yazarı. Yönetim danışmanı, senarist, oyuncu koçu, dramaturg.
25'nci yılında kült bir film; Léon: The Professional
Luc Besson, benim için özel bir yönetmen olup çıkmıştı. Ancak 1994 yılının sonunda tamamlanan bir film, daha fazlasını vadediyordu. Leon: The Professionel!
Gülmece garantili; Müfit Can Saçıntı
Birbirine benzeyen tek kişilik gösterilerden sıkıldıysanız, iyi bir metin yazarının elinden çıkmış; gülmecenin sıcak ritmini sahnede seyirciyle buluşturan, bir yeni dönem meddahı izlemeyi isterseniz, 'Lafını Esirgemeyenler'in bu son gösterilerini kaçırmayın.
Kimliğine sürgün yaşamak; Altın Ayı ödüllü 'Synonymes'
İsrailli yönetmen Nadav Lapid, Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı kazanan 'Synonymes' filminde, günümüz insanlığının en büyük dramına dokunuyor; sığınmacı ya da göçmen olma eşiğinde kimlik sorunu...
Yeni sezon başlarken; şehir, sanat ve insan
Kısa ya da uzun süreli tatillerden şehre dönüldü. Uzun bir ayrılıktan sonra şehre dönerken, sanatın sarıp sarmalayan sıcaklığına hazır olmak gerek.
Bazı yıldızlar uzakta ışıldar; Erkan Oğur
Erkan Oğur deyince… Sesi arayan adam! Halk ozanlarının, blues ustalarının, jazz virtüözlerinin, bilinmedik Anadolu türkülerinin kadim dostu.
Küçük cinayetlerin, duygulu hikayecisi, Çağan Irmak!
Çağan Irmak hayatın içindeki bu anları toplayıp öyküler yazar ve perdeye aktarır. Yüzleştiğimizde "Yok artık" deriz. Vicdanımız acır. Ve korkarız!
Şostakoviç, festivaller, Mehmet Erdem, Edip Cansever ve Teşvikiye Söyleşileri
Ağustos çağrışımlarla yüklüdür. Siz de eğer tatilinizi temmuz curcunasından kurtarıp yazın son ayına, ağustosun sakin sularına bıraktıysanız iyidir.
'Sahne Sanatları' bölümlerinde gerçek bir dram!
Siz hiçbir özel hastaneye tıp eğitimi almadan, branş eğitimi almadan “Eli çok yatkın, hep cildiye uzmanı olmak ister, arkadaşlarıyla oynarken doktor olup bizi çok güldürürdü” diye tanıdık vasıtası ile işe alınan dermatolog gördünüz mü? Fakat bu sektörde, sahneden perdeye çok görülen bir durum…
Ekrem İmamoğlu'na edebiyatçılardan mektup var!
İstanbul’u romanları, öyküleri, şiirleriyle yazan ve yaşatan bütün edebiyatçıların Ekrem İmamoğlu'ndan bir ricası var. Diyorlar ki; bu şehri her kademede yönetecek olanlar, insanlık kültürünün gözbebeği olan İstanbul’a bir de bizim gözümüzle, gönlümüzle baksınlar…
İstanbul'da 'yıldızlar altında sinema' geceleri başladı!
Yılların ‘yazlık sinema’ nostaljisi İstanbul’da artık gelenekselleşen bir biçimde devam ediyor.
Silahı, küçük İskender çekti!
Küçük İskender öldü.. Geride bir bıçak, nedensiz bir öpücük, elektrik direkleri, filinta rüzgarlar, biraz baharat, beyaz ceketli martılar ve ağlamaklı bir kainat kaldı.
Luc Besson'un vizyon filmi 'Anna'; oyunu kadınlar kurar!
Fransız sinemasının usta öykü anlatıcısı Luc Besson, geçen hafta vizyona giren filmi 'Anna' ile izleyiciye yine keyifli bir sinema şöleni vadediyor.