Bloomberg ajansının haberine göre İngiltere Merkez Bankası (BoE) kasasında duran altınlardan bir kısmı, Londra piyasasındaki gösterge fiyatlarının oldukça altında, ons (31,1 gram) başına 1 dolar civarında işlem gördü.

Bu durum, yabancı bir merkez bankasının döviz rezervlerini artırmak için piyasa fiyatının altında, yüksek miktarda altın sattığı iddialarını gündeme getirdi.
Uzmanlar işlemi son dönemde TL’nin değerini koryabilmek için dur durak bilmeden rezerv eriten Merkez Bankası’yla ilişkilendirilmesiyle piyasalar hareketlendi. Altın satışını hangi merkez bankasının yaptığına dair resmi bir açıklamaysa gelmedi.
BoE, diğer ülkelerin merkez bankaları ve ticari bankaları adına kasasında tonlarca altın bulunduruyor. Yani merkez bankalarının altınlarının bir kısmı, BoE’nin kasasında depolanıyor.
Bloolberg’deki habere göre dün altın piyasalarında anormal bir fiyatlama görüldü. Fiyatlamada bu kadar büyük değişiklik yapabilecek kurumun ancak bir merkez bankası olabileceğinin söylenmesiyle birlikte konu, Türkiye’yle ilişkilendirildi. İddialar tartışmalara neden oldu.
Ekonomist Mahfi Eğilmez’se, MB’nin düşük fiyattan altın satarak döviz rezervlerini artırdığı iddialarını sitesinde yayımladığı bir yazıda tartıştı.
Eğilmez, “Her ne kadar günümüzde yol göstericiliğini yitirmiş olsa da geçmiş deneyimim ve birikimim, bana, MB’nin böyle bir işlem yapmayacağını söylüyor” dedi.
Eğilmez, yazısında bağımsız denetim raporu verilerinden yararlanarak MB’nin kendi malı ve bankalara ait olup da MB rezervlerinde bulunan altınların miktarına ve nerede tutulduğunu inceledi.
Buna göre MB’nin toplam 21,2 milyon ons olan altınının toplamın 3,8 milyon onsu, swap işlemleri yapabilmek için BoE’de saklanıyor. Buna göre MB’nin rezervlerinde yer alan ve BoE’de tutulan altın miktarının piyasa değeri 7 milyar dolar ediyor.

Ekonomiste göre MB’nin iddia edilen işlemi yapıp yapmadığı perşembe günü, bankanın analitik bilançosu açıklandığında anlaşılacak.
Eğilmez, yazısında şunları kaydetti: “Her ne kadar günümüzde yol göstericiliğini yitirmiş olsa da geçmiş deneyimim ve birikimim, bana, TCMB’nin böyle bir işlem yapmayacağını söylüyor. Her şeye karşın TCMB hesapları en açık hesaplardan birisidir ve uluslararası kuruluşlar (IMF, BIS, OECD) bu verileri günü gününe yakından izlerler. İşin en acı tarafı bu tür bir olay ortaya çıktığında Türkiye’nin kuşkulanılan ülkeler arasında ilk akla gelenlerden birisi konumuna girmiş olması. CDS primimizin (kredi risk primi, alınan bir kredinin geri ödenmeme riskini tespit etmek ve bu riske karşı kredinin sigortalanması için kullanılan değer) sürekli yükselmesinin önemli nedenlerinden birisi de piyasaların güvenini yitirmiş olmamızdır.”