Toplam 65 tabip odasının seçimlerinin ardından 26-27-28 Haziran’da Türk Tabipleri Birliği (TTB) Seçimli Büyük Kongresi yapılacak. Odaların göndereceği 496 delegenin oy kullanacağı seçimde bildirgesini ilk yayınlayan Etkin Demokratik TTB Grubu oldu. Grup, ‘savunma refleksinin ötesine geçen, yeni bir gelecek duygusu kuran ve topluma güven veren’ hekimlik hareketinin devamını hedefliyor.

TTB’yi iki yıl boyunca yönetmeye talip gruplar arasında Tabip Odaları İnisiyatifi de var. Halen TTB Merkez Konseyi Başkanı olan Prof. Dr. Alpay Azap’ın da içinde yer aldığı inisiyatif, aslında Etkin Demokratik TTB Grubu’ndan (EDTTB) ayrılanlardan oluşuyor. Bir önceki seçimde de bu iki grup çekişmiş, ortak bir listede uzlaşılmıştı.
İki grup arasındaki temel fark şu: Etkin Demokratik TTB Grubu, ülkenin içinde bulunduğu koşulların bir bütün olarak hekimlikle ilgili sorunlara da zemin hazırladığını ve mücadelenin tüm alanlarda topyekûn sürdürülmesi gerektiğini savunuyor. Tabip Odaları İnisiyatifi’yse odağına meslek sorunlarını alıyor.
Önceki seçimde yarışan, MHP ve AKP’ye yakın hekimlerin çatısı altında toplandığı Çağdaş Türk Hekimleri Birliği henüz adaylığını açıklamadı. Ancak önümüzdeki günlerde açıklama yapması bekleniyor.
Çevrimiçi basın toplantısında grubun bildirgesini, halen TTB İkinci Başkanı olan Prof. Dr. Pınar Saip ile önceki dönem TTB İkinci Başkanı olan Prof. Dr. Ali İhsan Öktem okudu.
‘TTB’yi demokrasinin güçlü bileşeni olarak büyütelim’
Saip ve Öktem, toplantının başında CHP’ye ilişkin butlan kararını eleştirdi. Bununla demokrasiye darbe indirildiği vurgulandı.
Bildiride, sürekli gündemin arkasından koşan, yalnızca saldırılara yanıt veren, sahada yaşanan ciddi krizlerde basın açıklamalarıyla sınırlı kalan bir meslek örgütü anlayışının hekimlerin biriken enerjisini taşıyamayacağı söylendi.
Grup, meslektaşlarına Hekimlik Andı etrafında birleşme çağrısı yaptı: “Hekim emeğini, hastanın onurunu, toplumun sağlık hakkını, mesleki özerkliği, bilimsel bilgiyi, insan haklarını, barışı ve demokrasiyi aynı bütünün parçaları olarak savunalım.
TTB’yi geçmişin saygın kurumlarından biri olarak anmakla yetinmeyelim; onu hekimlerin örgütlü gücü, toplumun sağlık hakkının güvencesi ve Türkiye’nin demokratik geleceğinin güçlü bir bileşeni olarak büyütelim.”
Bu zeminin hekimleri buluştururken aynı zamanda Türkiye’nin ihtiyacı olan demokratik, kamucu ve barışçı sağlık siyasetini de büyüteceği belirtildi.
‘Bu koşullarda sağlık hakkı da güvende değil’
Halkın iradesinin baskı altına alındığı, seçilmişlerin yargı eliyle kuşatıldığı, yerel yönetimlerin kriminalize edilmeye çalışıldığı bir ülkede sağlık hakkının da güvende olamayacağı vurgulandı: “Halkın iradesine saygı duyulmayan bir yerde kamusal hizmetin, mesleki özerkliğin ve insan onurunun korunması da mümkün değildir. TTB, bu nedenle yerel iradenin yok sayılmasına, yargının siyasal araç hâline getirilmesine karşı kendi mesleki alanından güçlü bir demokrasi sözü kurmayı sürdürmelidir. Bunu yaparken de toplumun tüm örgütlü güçleriyle olan dayanışmasını büyütmelidir.”
Bildirgede ayrıca özetle şunlar yer aldı:
- Demokrasi, özgürlük, adalet, barış mücadelesi veren tüm örgütlü yapıların ablukaya alındığı zamanlarda yaşıyoruz. İktidardaki Cumhur İttifakı, tüm bileşenleriyle, toplumun sağlık ve yaşam hakkını kısıtlayan müdahalelerinde sınır tanımıyor. Hekimlerin haklarını ve hekimlik değerlerini bilinçli olarak aşındırmayı hedefliyor.
- Hukuksuzluklar, baskılar, sağlıkta şiddet ve piyasacı düzenlemeler karşısında hızlı ve kararlı tutum alma zorunluluğumuz vardır. Fakat TTB’nin tarihsel gücü yalnızca tepki verme kapasitesinden ibaret görülmemelidir.
- TTB özgün gündemini işletebilmeli, toplumcu sağlık politikaları üretmeli, sahada örgütlenmeli, hekimlerin gündelik yaşamına dokunan somut dayanışma ortamları yaratmalıdır. EDTTB olarak, savunma refleksinin ötesine geçen, yeni bir gelecek duygusu kuran ve topluma güven veren bir hekimlik hareketinin devamını hedeflemekteyiz.
‘Niyetimiz, belli ilkeleri paylaşan tüm hekimlerin sesi yankı bulsun’
Ankara Tabip Odası TTB delegeleri, kongreye hazırlık için 65 odaya çevrimiçi toplantı çağrısı yapmıştı. Çağrının, “Her tür güç odağından (sermaye, partiler, siyasi yapılar, çıkar grupları vb.) bağımsız, gücünü hekimlerden ve hekimlik değerlerinden alan, demokratik işleyişe sahip, hekimlerle yaygın ve güçlü bağlar kurabilen bir TTB için çalışmak isteyen; Cumhur İttifakı tarafından uygulanan ve sağlığı meta, hekimleri ücretli köleler hâline getiren piyasacı sağlık politikalarına karşı olan” hekimlere yapıldığı söylenmişti.
Bu toplantıya 35 odadan 195 hekim katıldı. Etkin Demokratik TTB katılmadı.
Tabip Odaları İnisiyatifi’nden, halen TTB Merkez Konseyi Başkanı olan Prof. Dr. Alpay Azap, Diken’e konuyla ilgili şunu söyledi: “Niyetimiz, belli ilkeleri paylaşan tüm hekimlerin sesinin Merkez Konsey’de yankı bulması. Bir grup olarak çıkmak değil de adımıza yakışır şekilde, tabip odaları bölgelerde bir araya gelsinler ve adaylarını belirlesinler istiyoruz. Gruplaşma, grup çatışmaları gibi şeylerin olmasını istemiyoruz. EDTTB’nin de güçlü olduğu bölgelerden adaylarını önerebileceği bir formülümüz var. Ancak bu şekilde olabilecek en geniş hekim kesimlerini kapsayabileceğimizi, süreçlere katabileceğimizi düşünüyoruz. Belli ilkelerde uzlaşabilmiş bütün hekimlerle bir arada çalışabiliriz.”