'Mucizenin ne olduğunu biliyorum; haber alamadığım, Mariupol'deki annem yaşıyor'

Polonya’nın başkenti Varşova’da yaşayan Ukraynalı Gordana Kruuti, işgal altındaki ülkesinde, Mariupol’de yaşayan annesinden 10 gün haber alamadı. Cumartesi sabahı (12 Mart) telefonu çaldı. Bilinmeyen bir numara arıyordu. “Anneme bir şey oldu” korkusuyla açtı. Telefondaki kadın annesinin hayatta olduğunu ve ona iletmesi için bir mektup yazdığını söyledi.

Fotoğraf: Reuters

Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki Mariupol’ün 2014’te ülkenin doğusundaki savaş başladığından beri direndiğini anımsatan Kruuti, Britanya’da yayımlanan Guardian gazetesi için yazdığı yazıda, o tarihten beri cep telefonunun sesini annesinin arayacağı düşüncesiyle hiç kısmadığını anlattı.

24 Şubat’ta işgal başladıktan sonraki ilk günlerde haber alabilmiş mart başından beri elektrik olmayan kentten ve annesinden haber alamamıştı.

‘Dünyaya hiçbir şeyimiz olmadığını anlat’

“O sabah aldığım telefon bir mucize gibiydi. 10 uzun günden sonra annemin hayatta olduğunu söylüyordu biri bana. Beni arayan kadın, annemin kentteki durumu anlattığı mektubunu okudu. İlk satırlarda orada bir insani krizin yaşadığı anlaşılıyordu” diyen Kruuti, annesinin ona dünyaya, Mariupol’de hiçbir şeylerinin olmadığını anlatması için yalvardığını aktardı.

Son olarak işgalin ilk günlerinde annesinin sesini duyan Kruuti, mektuptan her akşam karanlıkta, sadece bombalar düştüğünde, patlama olduğunda aydınlanan bir ortamda oturmanın ve dünya tarafından unutulmuş, terk edilmiş olduğunu düşünmenin nasıl bir şey olduğunu anladığını belirterek şöyle devam etti:

“Az sayıda insan kenti terk etme riskini aldı. Mariupol’den Lviv’e trenle gitmek 28 saat sürüyor. İnsanlar tüm ülkenin ateş altında ve tren yolculuğunun çok tehlikeli olduğunu düşündü. 3 Mart’ta kentin dünyayla bağlantısının kesildiği açıklandı. Gece demiryolu hasar görmüştü. Resmi tahliye planları 5 Mart’ta açıklandı. Ancak sadece birkaç özel araç kentten ayrılmayı başardı. 400 bini aşkın nüfusu olan kentten sadece birkaç yüz kişi ayrılabildi.”

Mobilyaları yakıyorlar, kar sularını eritiyorlar

Kentte elektrik, su olmadığını cep telefonu şebekesinin çalışmadığını anlatan Kruuti, her gün bir şeyin daha eksildiğini, sadece nakit para kabul eden marketlerin de kısa sürede ellerindeki stokları tükettiğini, insanların ahşap mobilyalarını yakıp ısınmaya, bu ateşler üzerinde yemek pişirmeye, karı eritip su elde etmeye çalıştığını yazdı.

Bunların kalıcı çözümler olmadığını, kentin başkent Kiev gibi hava savunma sistemi olmadığını ve hava saldırıları sırasında dışarıda olmanın tehlikeli olduğunu belirten Kruuti, sıcaklığın geceleri eksi sekize kadar düştüğünü, ısınma ve tıbbi yardımın olmayışının da bombalar kadar çabuk olmasa da insanları öldürebileceğinin atını çizdi.

Bahçeye ya da toplu mezara defnediliyorlar

“Mezarlık kentin dışındaki küçük bir köyde. Şu anda oraya gitmek mümkün olmadığı için hayatını kaybedenler evlerinin bahçelerine ya da toplu mezarlara defnediliyor” diyen Kruuti’nin yeni korkusu bu. Sevdiği birini kaybetmek bir de başlarında ağlayacağı bir mezarları bile olmaması.

Devlet başkanının 100 ton yardım götüren konvoyun bugün kente ulaşacağını, bunun kişi başına 300 gram ettiğini ve yeterli olmadığını belirten Kruuti şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar her şeye rağmen o otobüslerle tahliye edilebileceklerini düşünerek konvoyun kente ulaşması için dua ediyor. Binlerce insanın terk edişinin görüntülerini izlemekten korkuyorum. Kentin üçte birini tahliye etmek bile haftalar sürer. Ve, binlerce kişi için soru gidip gidemeyecekleri. Çoğu evlerini, diğer varlıklarını kaybetti ve gidecekleri bir yer yok.”

2014’teki savaş sonrasında kent merkezindeki binalar restore edilmiş, yeni yollar inşa edilmiş, hastaneler yenilenmiş, çok sayıda büyük festival düzenlenmeye başlamıştı. Kent tarihinde yeni bir sayfa açılmıştı. Kruuti, son olarak Ekim 2021’de gitmiş modern, temiz kentinde Mariupol Limanı’nda martıları izlemişti. Polonya’daki arkadaşlarına da troleybüsün insanları sahile kadar taşıdığı, denizin suyunun sıcak olduğunu anlatmıştı.

Bugün insanın yüreğini burkan manzaralara sahne olsa da Kruuti’nin en büyük hayali Mariupol’ü o haliyle yeniden görebilmek. Mayısta yeniden gidip annesini görmek onunla sahile inmeyi planlıyordu. Hala bunun gerçek olabileceğini umut ediyor.

Rus gazeteci: Putin yalan üstüne yalan söyleyip halkı suça ortak etmeye çalışıyor

Bombardıman sırasında doğum: Elektriği, suyu kesik evde bebeğini kucağına aldı

Rus oligarka ve Putin’in eski damadına ait evler ‘işgal edildi’: Bu bina özgürleştirildi

Guardian analizi: Dünya liderleri, Putin’in ölümcül zehrinin bulaşmasını engellemeli

Putin’in Ukrayna’yı işgali Rus aileleri böldü: ‘Annem beni ülkeme ihanetle suçluyor’

‘Meryem Ana’ elinde tanksavar füzesiyle Ukrayna için bağış topluyor

Leningrad Kuşatması’nda hayatta kalmıştı; 91 yaşında Rusların kuşattığı Harkov’da

Kapanan Rus kanalın sunucusu: Rusya’da bağımsız medya dönemi sona erdi

Pussy Riot’tan Tolokonnikova: Putin bir kaçık, kendi halkına ateş açabilir

Babasını morgda kocasını sınırda bırakan Ukraynalı Alisa: İçim acıyor

Ukraynalı gazeteci: Annem ekmek satın alabildiğini söylemek için beni aradı

Ukraynalı aktivist: Putin bizi birleştirdi

Rus yazar: Putin, Ukrayna’da kendi mezarını kazıyor

‘Sapiens’in yazarı Harari: Putin tarihi bir yenilgiye doğru ilerliyor olabilir

Guardian için yazan Rus: Ukrayna benim ikinci evim ve öyle kalacak

Washington Examiner: ABD’nin Putin’i durdurmak için atması gereken üç adım

Rus genç Guardian’a yazdı: Bu utançla nasıl yaşanacağını bilmiyorum