ALTAN SANCAR
@altansancarr
altansancar@diken.com.tr
Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) biriminde ortaya çıkan belge ve bilgilerle usulsüzlük, zimmete para geçirme ve Kamu İhale Genel Tebliği’ne aykırı ihalelere dair üniversite yönetiminden ilk açıklama geldi.
Diken’e konuşan BAP birimi koordinatörü ve üniversitenin genel sekreter yardımcısı Perran Varol, idari soruşturmalar başlatıldığını açıkladı. Varol alımların ve ihalelerin nedenlerini kendi çerçevelerinden anlattı.

Diken bir süredir Hacettepe Üniversite BAP biriminde bilimsel araştırmalar için ayrılan bütçenin bazı akademisyenler tarafından zimmete geçirildiği, akademisyenlerin yakınlarının şirketlerinden doğrudan temin yoluyla malzeme alındığı, araştırma bütçeleriyle elektrik direği, şapka, çanta alındığı, Kamu İhale Genel Tebliği’ne aykırı biçimde aynı işlerin bölünerek ilana çıkarıldığı iddialarını gündeme getiriyordu.
Üniversite yönetimiyse haberlerimizi yayına hazırlarken sorduğumuz soruları yanıtsız bırakıyordu. Fakat son haberlerimizin ardından Hacettepe Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Perran Varol sorularımızı cevaplayabileceğini iletti. Üniversitenin rektörlük binasında bulunan BAP biriminin ofisinde görüştüğümüz Varol gündeme getirdiğimiz iddialara ilişkin sorularımızı yanıtladı.
‘Evrak yönüyle inceledim’
Varol özellikle akademisyenlerin naylon faturalarla zimmete para geçirdiği ve bazılarının da yakınlarının şirketlerinden malzeme temin ettiğine dair iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığı ve bunun sürdüğünü söyledi.
Varol söz konusu haberimize ilişkin şunları söyledi: “Avans olduğu için biz bu avansı hocaya gönderiyoruz. Hoca malzemeyi alıyor, bize de faturasını getiriyor. Zaten gerekli evraklar olmadan ödenemez. Malzemelerin depoya giriş belgeleri de vardır. Zaten devlet harcama belgeleri yönetmeliğinde ne varsa bizde de vardır. Ben evrak yönüyle inceledim. Ödemeye göndermişim, sonrası benim bilebileceğim bir konu değil. Ama sizin o tweetlerinizden sonra rektörlük bunu bir ihbar kabul ederek soruşturma açtı. Buna ilişkin her türlü bilgi, belgeyi de ben gönderdim. Ama buna siz ne kadar cevap verebilirseniz, olmuş mudur ya da olmamış mıdır diye; ben de aynı durumdayım. Bu bir idari soruşturma, sonrasında bir tespit durumu olursa başka bir komisyon tarafından idari ve cezai soruşturmaya dönüşür. Ceza soruşturmasında da bu tür bir şey tespit edilirse iş mahkemeye intikal eder.”
‘Hoca, ucuz olduğu için almış olabilir’
Gündeme gelen bir diğer haberse üniversitede görevli A.D. isimli akademisyenin, kendi bilimsel araştırmaları için gerekli malzemeleri yeğeni B.D. adına kayıtlı firmadan temin ettiğine yönelikti.
Öte yandan görüşme öncesi üniversitede görevli bir başka akademisyenin de kendi firmasını, A.D. isimli akademisyenin yeğeni B.D.’ye devrettiğine ve buradan da alımlar yapıldığına dair elimize ulaşan belgeler de Varol’a sorularımız arasında yer aldı. Varol’un bu habere dair yorumu şöyle: “Benim onu bilme şansım yok. Bir tane doğrudan temin yapmışız. (Doğrudan temin tipi alımlarda alıcı kuruma şirketin kim veya kimler adına kayıtlı olduğu bilgisinin yer aldığı Ticaret Sicil Gazeteleri’nin sunulması zorunluluğu bulunup bulunmadığını soruyoruz) Zorunluluk bulunmuyor. A.D. bizden dört kalem malzeme istemiş. Biz bize düşen görev ne? Piyasa araştırması yapmak ve biz yapmışız. Firmalardan teklif almışız ve N. adlı firma en düşük teklifi verdiği için ihaleyi almış. En düşük verdiği için ben almak durumunda kalmışım. Onun ötesini bilmiyorum. Bir tane bende doğrudan temin var. Dört tane falan da avans var. Avansta da oradan alınmış. Çünkü avansa benim karışma şansım yok. Bizim avansı kullanma nedenimiz de çok az sayıda alımlarda işi hızlandırmaktır. Bir ticari sicil gazetesi önünüze gelmiş olsaydı ve A.D. ve şirket sahibinin soyadının aynı olduğunu görseydik zaten o ihaleyi bitirirdik. Hocalarımız çok kıymetlidir, A.D. Türkiye’de en çok yayın yapan birkaç isimden bir tanesidir. Siz de beni anlayın. Bunlar çok spesifik işler. Hoca çok ucuza olduğu için almış olabilir. Bu konuda da soruşturma sürüyor.”
‘Hata yapmışız, ihaleyi hemen çektik’
Öte yandan genel sekreter yardımcısı, aynı nitelikteki işin altıya bölünerek doğrudan temin yoluyla ilana çıkarılmasına dair uygulamanın Diken’de yer almasının ardından siteden kaldırıldığını kabul etti. Varol ihalenin bölünmesini ve ardından yayından kaldırılmasını şöyle açıkladı: “A.T. dediğiniz hocamızın alımlarında gerçekten bir hata yapmışız. Biz hemen çektik o ilanı. Onun da nedeni, biz çok malzeme almayız. Çünkü sonuçta bunlar araştırma amaçlıdır. Hastane gibi değiliz. Biz stoklu çalışmayız. İlk üç ayda hocanın kullanacağı malzemeyi alırız. İkinci üç ayda diğerlerini alırız. Bu orada iddia edildiği gibi limit yönünden bir bölme değildir. Araştırmanın biraz da genel karakteri nedeniyle buna mecbur kaldığımız bir durum. Size teşekkür ederiz, işin başında biz onu çektik.
Orada kötü niyetli olunsa biz ilana çıkmayız. Doğrudan teminde bizim ilan zorunluluğumuz da yoktur. Ama biz mümkün olduğunca her şeyi kendi sayfamızda da ilan ediyoruz. Bazen hoca da teknik şartnamede maddi bir hata yapmış olabiliyor. O zaman firmalar hemen bize itiraz ederler, ‘Bu maddeyi değiştirir misiniz’ derler. Hemen hocaya göndeririz biz onu. Hoca bakar ve yanlışı varsa düzeltiriz. Düzeltilmiş halini yayınlarız.”
Araştırma bütçesinden şapka, çanta
Bilimsel araştırma bütçesiyle elektrik direği, şapka ve çanta alındığı ve bunda yaklaşık 8 milyon 500 bin lira harcandığı da Diken’in ortaya çıkardığı haberler arasında yer almıştı. Alımları doğrulayan Varol, alımların nedenini şöyle açıkladı: “Araştırma bütünlüklü bir iştir. Hocalarımız gece saatlerinde burada kaldıklarında, özellikle kadın hocalarımız karanlıkta dışarı çıkamaz oluyorlardı. O dönemde ödenekler de azalmıştı.”
Varol, bilimsel araştırma bütçesiyle şapka ve çanta alımınıysa şu sözlerle açıkladı: “Ben o dönemde görevde değildim. Yıl 2015’ti ve biz sürgündeydik o zaman. Bunu bütün Türkiye de biliyor. Üniversitenin iyi öğrenci almak için diğer üniversitelerle yarışmak gibi de bir sorumluluğu vardır. Biz iyi öğrenci almak zorundayız ki kendi adımızı sürdürebilelim. İyi öğrenciyi almak için birtakım faaliyetler yürütülmüş. Üniversiteyi tanıtmak adına faaliyet yürütülmüş. Bazı tanıtım faaliyetleri olmuş ve bu da bildiğim kadarıyla yine bu işlerle ilgili bir bölümün projesi olarak sunulmuş olabilir. Ama ben o dönemde burada yoktum. O nedenle size çok ayrıntılı bir şey söyleyemiyorum.”
Varol görüşmede ihale süreçlerinin şeffaflıkla yürütüldüğünü belirterek, süreçlerin işleyişine dair ayrıntılı bilgiler paylaştı. Türkiye’de bilimsel araştırmalar konusunda bürokrasinin çok ağır işlediğini ve bu nedenle araştırmaların geciktiğinin altını çizdi. Avrupa ülkelerinde süreçlerin daha hızlı işlediğini belirterek, bu süreçlerin hızlandırılmasının Türkiye’nin yararına olacağını vurguladı.