Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), içki yasağını ‘bir deneme’ olarak niteleyip “Ortada hukuken bir yasak ‘yok.’ Kaba güç gösterisi var” dedi.

Derneğin internet sitesinde, ‘İşyeri kapatma ve ‘içki satışı yasağı’ ne ifade ediyor?’ başlıklı bir açıklama yayınlandı.
“2020 yılı Mart ayından beri etkisini gösterdiği söylenen Sars-CoV-2 salgını gerekçesi ile bir yılı aşkın süredir tam bir keyfi idare düzenine geçilmiştir” denen açıklamada şunlar kaydedildi: “Geldiğimiz noktada yeni bir aşamaya geçilmiş, artık genelgeler de bir yana bırakılmıştır. Tam kapanma söylemi altında, içki satışı, bırakalım kanuni düzenlemeyi, bir genelge çıkarmaya dahi gerek görülmeksizin ‘sözle yasaklanmıştır.’ Hali hazırda, içki satışı yapan marketlere yasak tabelaları asılmakta, bazı tekel bayilere ‘tam kapanma’ süresince alkollü satış yapılamayacağına dair belgeler imzalatılmaya çalışıldığına dair haberler yapılmaktadır.
İşyerlerinin faaliyetlerinin durdurulması, mülkiyet hakkı (Anayasa m.35, AİHS Ek 1 No’lu Protokol) ve çalışma özgürlüğü (Anayasa m.48 vd.) kapsamında, ancak kanunla yapılabilecek işlemlerdendir. Kişilerin kazançları üzerindeki tasarruflar, ruhsata bağlı çalışma hakları, ruhsatla yapılan işlere müdahale ise mülkiyet hakkı kapsamındadır.(Anayasa Mahkemesi 28.11.2018 -2015/12306 Karar, P.30) Kapitalizmin sözde en kutsal değerlerinden mülkiyet hakkı, söz konusu küçük mülk sahipleri olduğunda, bir bakanın iki çift sözü ile ayaklar altına alınmaktadır.”
‘İşyerini açmak isteyen esnafın önünde hukuki bir engel yoktur’
‘Tam kapanma’da işyerini açmak isteyen esnafın önünde ‘yasal ve hukuki bir engel olmadığı’ kaydedilen açıklama şöyle devam etti: “Çalışma hakkını kullanan, ruhsatlı işini yapan hiç kimse suç işlemiş olmayacaktır. Aksine, hukuksuz emre itaat eden kolluk görevlileri suç işleyecektir. Zira, kolluğu sorumluluktan kurtaracak resmi herhangi bir yazı, bir emir dahi yoktur. (Anayasa.m.137) Oluşacak zararlar, Hazine tarafından tazmin edilerek ilgililere rücu edilmek zorundadır.
Siyasal iktidarın esas derdi, keyfi idare imkanlarının sınırını test etmek, genişletmek ve demagojiyi gerçek kamusal tartışmanın önüne koymaktır. Tüm halklarımızı, keyfi idari yasaklara karşı koymaya, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
Ne olmuştu?
17 Mayıs’a kadar içki satılamayacağını Tekel Bayileri Platformu (TBP) Başkanı Özgür Aybaş ilk olarak Diken aracılığıyla duyurmuştu. Sonrasında İçişleri Bakanlığı genelgesinde yer almayan yasak, sözlü olarak mülki idari amirler tarafından iletildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da söz konusu yasağı yalanlamadı.
Hukukçular tarafından ‘açıkça hukuka aykırı’ olarak nitelenen içki yasağı polis tarafından dün tebliğ edilmeye başladı.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken ise ‘tam kapanma’ genelgesinde yasağa dair bir ifade bulunmadığı için satışına devam edileceğini duyurdu.
Aybaş da bugün ‘yasağın kaldırıldığını’ dile getirdi. Bakanlık ise yalnızca resmi açıklamaların dikkate alınmasını istedi.