Bilirkişi davası ertelendi : 'Yalanla, iftirayla beni suçlama gayreti var'

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı bilirkişi davası 13 Temmuz’a ertelendi.

Fotoğraf: @CAOIletisim / X

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP’li Beşiktaş Belediyesi’ne operasyondan sonra “(CHP Genel Başkanı Özgür) Özel, harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede” demişti.

Bu sözlere Saraçhane’de yanıt veren İmamoğlu ‘heybedeki büyük turpun’ İBB’ye ilişkin birden çok davaya atanan bilirkişi S.B. olduğunu öne sürmüştü.

İstanbul başsavcılığı İBB başkanı hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’‘yargı görevleri yapanları etkilemeye teşebbüs’ten re’sen soruşturma başlatmış ve iddianame düzenlenmişti.

Asliye ceza mahkemesi, İBB başkanı hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve siyasi yasak istenen iddianameyi kabul etmişti.

İmamoğlu 23 Mart’tan beri tutuklu sanık olarak yer aldığı İBB davasına bilirkişi davası nedeniyle katılmadı.

Gazeteci Fatoş Erdoğan’ın aktardığına göre İmamoğlu bilirkişi davasında yaptığı savunmada şunları söyledi:

*Şu an bu salonda duruşma devam ederken, yine bu binada bir başka salonda da şahsıma ve yol arkadaşlarıma yönelik bir başka kumpas, bir başka iftiraname davasının yargılaması yapılıyor.

*Buradan bu salonda haysiyet mücadelesi veren tüm arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Tabii onları yalnız bırakmayacağım, bu duruşma bitiminde o mahkeme salonuna, duruşma salonuna geçerek onlarla birlikte mücadelemize devam edeceğiz.

*Bu davanın konusu; bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim ben. Ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ederek bu suçlamalarla yargılanıyorum. Ancak ortada izaha dahi gerek bırakmayacak kadar açık bir gerçek var. Biz bir bilirkişiyi etkileyemeyiz. Çünkü ortada etkilenecek bir süreç yok. Bizim karşımıza çok ilginç bir şahsiyet çıkıyor.

*Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Bizim yaptığımız bu raporların içeriğini, sonuçlarını, yarattığı etkileri kamuoyuna anlatmaktan ibaret. Yaptığımız tek şey bu. İsmi geçen bilirkişi, Satılmış bey, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle ilgili dava dosyalarındaki görüşünü zaten çoktan sunmuştu. Ve biz de açıkçası o duruşmaları ve o davalardaki dosyaları inceleyince ve sonra farklı farklı dosyaları aynı arkadaşlar baktığında biz böyle bir kişilikle karşı karşıya gelirdik. Açıkçası kişilik demek bile bana zor geliyor.

*Suçlamaların temeli olan 27 Ocak 2025 tarihinde yaptığım konuşmada bu şahsın, şahsımla ilgili sunacağı yeni bir rapor yoktur. Bütün raporları sunulmuştu, aylar öncesinden. Tabii yeni bir planlama var mıydı aynı işin üzerinden, tüm kişiye özel dosyaya dosyaları üzerinden bir sistem vardı cumhuriyet savcılığında, o çok net. Var mıydı onu bilmiyorum ama benim bildiğim benim şahsımla ilgili sunacağı yeni bir rapor var mıydı? Yok.

*Ne yazık ki tarihin gördüğü, ‘hükümet eliyle tasarlanmış’ en büyük hukuksuzluklardan birinin yaşandığı, üzüntü verici bir dönemdeyiz. Bugün burada adeta bir ‘Ekrem İmamoğlu mesaisi’ yaşanıyor. Ancak bilinmelidir ki bu raporlar ve bu süreçler çöp olmaya mahkumdur.

*İnsanların hayatına mal olacak seviyede ağır sonuçları olan raporlardan bahsediyoruz. Beylikdüzü ihale davasında Danıştay, yani yüksek yargı; ‘Belediye başkanının sorumluluğu yoktur’ diyor. Ancak bir bilirkişi çıkıp, ihale iptali dahi olmadığı halde ‘Ekrem İmamoğlu suçludur’ diye rapor hazırlıyor. Ortada gerçek bir denetçi raporu yok; yalanla, iftirayla beni suçlama gayreti var. Ben bunu anlatmayacağım da ne yapacağım? Bu benim en doğal hakkımdır.

*Değerli hocam Ahmet Özer’in hayatını bu yalanlar etkiledi. Üç bilirkişiden ikisi olumlu görüş bildirirken, bir kişinin ‘o malum şahsın’ beyanıyla insanlar bir yıl on gün tutuklu kaldı.

*Bir günün hesabını kim verebilir? Esenyurt’taki masum bürokratlar, kardeşlerim Silivri’de yattı. Yargı, bilirkişi ve medya iş birliğiyle ailelere ‘haysiyet cellatlığı’ yapıldı, ‘itibar suikastları’ düzenlendi.

*Onlarca insan kelepçelerle sıraya dizilip dronlarla servis edildi. Biz bunu izleyecek miyiz? Ben öyle bir milletin evladı değilim. Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır.

*Bu bilirkişi, çirkin bir zihniyet zincirinin halkalarından biridir. İstanbul’daki bunca uzman arasında, bu olumsuz sürece imza atması için özellikle tercih edilmiştir. Aynı şahsın, 2019 öncesi AK Parti dönemindeki dosyaları nasıl ‘akladığını’ da ispatladık.

*Adrese teslim dosyalarla suçluları aklarken, bize gelince iftira üretiyor. Soruyorum size, biz nasıl bir örgütüz? Yoksa asıl örgüt; her davaya aynı bilirkişiyi, aynı savcıyı atayıp sonra o isimleri ödüllendiren bu sistemin ta kendisi midir?

*100 bin kişilik bir organizasyona, tarihi başarılara imza atan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ‘suç örgütü’ muamelesi yapılamaz. Asıl örgütlü suç, bu kötülük taşlarını dizenlerin yaptığıdır.

*Hakimler, sonucu ne olursa olsun vicdanla ve adaletle karar vermek zorundadır. Türkiye şu an bir sırat köprüsündedir ve bu süreçteki en büyük sınavı ülkenin yargıçları vermektedir.

*Bakın, benim davalarıma bakan hakimlerin başına neler geldi:

*Diploma davası: İstanbul 59’uncu Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, davaya bakarken Kahramanmaraş’a gönderildi.

*İdare mahkemesi: Diplomamla ilgili açtığımız davada, mahkeme başkanı ve üye hakim bir gecede HSK kararıyla görevden alındı. Tezgaha bakar mısınız?

*Beraat şerhi veren hakim: İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde benim için “beraat etmeli” diyen üye hakim, anında İş Mahkemesi’ne gönderildi.

*Ahmak davası: İstanbul Anadolu 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, ceza vermesi için baskı gördüğünü söyleyince Samsun’a sürüldü. Yerine gelen hakimse hızla siyasi yasak ve hapis kararı verdi.

*İstinaf müdahalesi: Karara bakacak olan Bölge Adliye Mahkemesi daire başkanının yetkisi kaldırıldı; sipariş usulü yeni bir heyet oluşturuldu.

*Beylikdüzü davasında bilirkişi raporu ‘ihale hukuka uygundur’ dedi. Hakim tam on celse boyunca savcıdan mütalaa istedi ama savcı her seferinde mazeret bildirerek gelmedi. Nihayet dosyayı karara bağlamaya çalışan hakim görevden alınıp Diyarbakır’a gönderildi.

*Ben hakimlerin sayısını artık bilmiyorum, hızlarına yetişemiyorum! Hiçbir davamda davanın ‘doğal yargıcıyla’ sonuca varamadım.

İmamoğlu’nun bilirkişi davası 30 Mart’a ertelendi

İmamoğlu’nun yargılandığı ‘bilirkişi davası’ 12 Aralık’a ertelendi

İmamoğlu’nun yargılandığı ‘bilirkişi’ davası ertelendi

‘Bilirkişi’ davası: İmamoğlu ve avukatları duruşmaya katılmayacak

Bilirkişi iddianamesi kabul edildi: İmamoğlu 12 Haziran’da hakim karşısında

Bilirkişi S.B’ye disiplin soruşturması

Bilirkişi soruşturması: İmamoğlu hakkında dört yıla kadar hapis istemi

Bilirkişi soruşturması: Toktaş tutuklandı, Pehlivan ve Oğuz adli kontrolle serbest

Bilirkişi soruşturması: Selek ve Asker adli kontrolle serbest

RTÜK ‘gereğini yaptı’: Halk TV’ye ‘bilirkişi’ cezası

İmamoğlu harekete geçti: Bilirkişi için üç başvuru birden

Ekrem İmamoğlu’na bir soruşturma daha