Erdoğan'dan CHP'ye: Daha turpların büyükleri heybede

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beşiktaş Belediyesi’ne yapılan ‘ihale yolsuzluğu’ ve ‘suç örgütü’ operasyonuyla ilgili şöyle konuştu:

“Özel, harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede.”

Fotoğraf: AA

Erdoğan’ın CHP’yle ilgili açıklaması şöyle:

* Muhalefetin içler acısı hali bizi rehavete sürüklememeli. AK Parti milletin iktidara getirdiği, girdiği her mücadeleyi de milletin desteği de başarıya ulaştıran siyasi teşekküldür. 22 yılda kazandırdığımızı her hizmetler milletimize olan teşekkürün ifadesidir. Şimdi hedefimiz Türkiye Yüzyılı inşasıdır. İçeride ve dışarıdaki başarılarımızla bizden sonraki nesillere güçlü bir Türkiye mirası bırakacağız.

* Bunları en büyük vizyonu kırmızı kart göstermek, en büyük taahhüdü rakı fiyatını ucuzlatmak olanlara anlatmak mümkün değil. Kırmızı kartla halkın seviyesine indiğini sananlara diyorum ki; halkın seviyesine inilmez, halkın seviyesine çıkılır.

* Bize hücum edenlerin derdini iyi biliyoruz. Partilerindeki rezillikleri düzeltmek varken kamu görevlilerine saldırmak suçluluk alametidir. Eski Türkiye’deki ayrıcalıklarını kaybetmenin öfkesini atamadılar. Günümüz Türkiye’sinde kimsenin hukuku ve kanunları hiçe sayma, çiğneme hakkı yoktur.

* Hoşunuza gitmese de hukuk işleyecek ve siz de buna saygı göstereceksiniz. Muhatabınız yargı mensupları değil siyasetçilerdir. Yargıya parmak sallayarak, bağırıp çağırarak, yargı mensuplarını baskı altına alarak hiçbir netice elde edemezsiniz.

* Sağa sola sataşmaktan vazgeçin. Biz işte buradayız. Gelin millet önünde kara kaplı defterleri ortaya serelim. Bakalım kimin yüzü kızaracak kim yüzü ak çıkacak. Özel, harami arayacağına yanındaki yöresindeki şahıslara baksın. Dosyalardaki iddialara verecekleri cevapları olmadığı için sürekli topu taca atıyorlar. Çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyüğü heybede. Telaşlanmalarının bir sebebi de işte bu hakikattir.

* Korkarız birkaç yıla kadar hiçbirinin sokağa çıkacak, milletin yüzüne bakacak halleri kalmayacak. CHP, kodlarındaki milletin değerlerine olan düşmanlıktan kurtulamıyor. Parti içi kavgaya kendilerini öyle kaptırdılar ki dünyada ne olup bittiğini görecek gözleri yok.

* Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri takip etmeye fırsat bulamıyorlar ve siyasi cambazlıklarla durumu kurtarmaya çalışıyorlar. Esenyurt’ta Beşiktaş’ta haller ne durumda. Suriye’de nasıl bir söylem sergilediklerini cümle alem biliyor. Suriyelilere nefretin dibini buldular, 13 yıl boyunca hükümetimiz ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine kurdukları cümlelerin binde birini Şam yönetimine kurmadılar. Gazze krizinde de benzer tutum sergilediler. İsrail saldırıları başlayınca sorumlu olarak Filistinli direnişçileri ve Hamas’ı suçladılar. Millet tepki gösterince suçlarını bastırmaya çalıştılar.

* Bunlarda vicdan olmadığı gibi kızarmasını bilen yüz de yok. Kendilerini sorgulamak yerine rol kapmaya çalışıyorlar. ülkeye dair gündemleri yok. Ülke meselelerine kafa yormak yerine laf kalabalığıyla günlerini gün ediyorlar. Çünkü çalışmayı sevmiyorlar, rahatlarının bozulmasını, konforlarının ellerinden gitmesini istemiyorlar. Millet için ter dökmek bunların işine gelmiyor. Çalışmak emek ister, birikim, fedakarlık ister. Çalışmak siyasi risk almayı gerektirir. Boş lafla siyasetçilik oynamanın hiçbir bedeli yok. Bu mızrak bu çuvala sığmıyor artık, sığmaz.

* Siyaset üretemediklerini kendi seçmenleri de görüyor. Bunlarda ufuk olmadıklarını vatandaşımız görüyor. Yöneticilerine bakıp iç geçirdiklerini tahmin edebiliyoruz. Bu da CHP’li vatandaşlarımızın imtihanı. Allah hem onlara hem bize sabır versin.

* Fil dişi kulelerinden çıkıp halkımızın arasına karıştıklarını görüyoruz. Etli ekmekle Arap aşıyla tanışmalarına kimse kayıtsız kalamaz. CHP, artık millete tepeden bakan elitist siyaset dilinden kurtulmalı, milletin aklını irfanını hafife almaktan vazgeçmeli. Kolaya kaçmasınlar, biraz çalışıp, kafa yorup, bizim ve milletin karşısına siyasi argümanlarla çıksınlar. Diğer türlü başta gençlerimiz olmak üzere vatandaşın dalga konusu olmaktan kurtulamazlar.

Ne olmuştu?

Akpolat ile Beşiktaş Belediyesi Beltaş İşletmecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. başkanı ve üyelerinin olduğu 10 kişiye ‘suç örgütüne üye olma’‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘haksız mal edinme’ suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Aziz İhsan Aktaş’ın örgüt elebaşı olmakla suçlandığı soruşturmada suç örgütünün, belediye başkanları ve belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet verip ihaleleri organize ettiği iddia ediliyor.

Toplamda 47 kişiye açılan soruşturmada sabah Akpolat’la birlikte 40 kişi gözaltına alınmıştı.

Balıkesir’de gözaltına alınan Rıza Akpolat, polis eşliğinde İstanbul’a getirilmişti.

Gözaltının dördüncü gününde savcılık ifadeleri başlamıştı.

Savcılık ifadelerinin tamamlanmasından sonra Rıza Akpolat ile Aziz İhsan Aktaş’ın da aralarında olduğu 31 şüpheli, ‘suç örgütü kurmak ve yönetmek’, ‘suç örgütüne üye olmak’‘rüşvet verme’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘edimin ifasına fesat karıştırma’ ve ‘mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Aralarında İçişleri Bakanı Yardımcısı Mehmet Aktaş’ın kardeşi Ahmet Aktaş da dahil dokuz şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı

Akpolat ve örgüt elebaşı olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın da aralarında yer aldığı 23 kişi tutuklandı.