Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Laiklik ilkesi, muhalefet partilerinin 'kırmızı çizgilerinden' biri mi?

'İdare', anayasayla birlikte laiklik ilkesini askıya alalı, tüm inançlar karşısındaki 'yansızlık' ilkesine tırnak ucu kadar önem vermeyi bırakalı çok oldu. Şu anda ne laik ne seküleriz, haliyle demokratik de değiliz.

Canım, ben gidip de saldırsınlar mı dedim!

Bir hocamız, Ahmet Yücekök, Siyaset Sosyolojisi dersinde siyasal-sosyal olayların birbiriyle ilişkisini, o ilişkideki her halkanın özgül niteliğini anlatabilmek için çok hoş bir örnek vermişti: Rize'de, Temel eve gelip Fadime'den çay koymasını ister, fakat Çernobil felaketi nedeniyle o esnada çay başka yerden gelmektedir, Temel'in damak tadına hiç uymaz, Temel çaydan bir yudum alır, beğenmez ve Fadime'nin üzerine yürür; bu durumda Temel'in Fadime'ye davranışının nedeni nükleer facia mıdır?

İstifa edilemeyen hükümet sisteminin, iklim kriziyle imtihanı

Açgözlü kapitalistlerin ve sürekli büyüme sevdasının cezasını çekiyor yerküre. Biz o cezayı AKP iktidarında ödüyoruz ne yazık ki, nasıl büyük günahların kefareti Allah bilir!

Dünya yanar ve donarken, biz başka türlü kavruluyoruz!

Yangınların şu ya da bu nedenle çıkmış olması; gerektiği gibi müdahale edilemediği ve bu felaketin yalnızca Türkiye'de yaşanmadığı 'somut' gerçeklerini değiştiriyor mu?

Aşı ve karşıtlığını 'hukuku' gözeterek konuşabilmek…

Bu durumda, aşı karşıtının 'hakkı' bazı durumlarda/koşullarda sınırlanabilir mi?

Söyle bakalım, kökün dışarıda mı!

Birkaç yıl önce yine Diken'de, iktidarın en büyük müttefiklerinden birinin, 'bir kesim' ulusalcı olduğunu anlatmaya çalışmıştım, şimdi aynı konuya girip uzatmaya gerek yok, bana kalırsa her şey açık.

Haklısınız ve herkes biliyor, mesele bu…

Sabah, kimi siyasetçi ve kanaat önderlerinin “Çok sevinmeyin” uyarılarını okudum internette. Kendileri için sakıncası yoksa ve diyelim bugün mutlu olmak enayilikse biraz enayice davranıp, sevinmek, umutlanmak ve Boğaziçilileri yürekten kutlamak isterim...

'Kutsal devlet' ve bir teferruat olarak insan/yurttaş

Devlet, çok farklı yönde düşünür görünenleri bir çırpıda ortaklaştıran bir olgu. Üzerine ortaklaşılan 'değerler' yalnızca tarihsel deneyimin değil, onun büyük dişlilerinden olan eğitim tornasının da ürünü tabii. İşte, 'yer altından notlar' konusunda muhalefetin biraz suskun, biraz ikircikli tavrının nedenlerinden birinin, bu düşünce/duygu olduğu kanısındayım. 'Devlet' düşüncesine ve o düşünceyi ayakta tutan 'müesses nizam' ilkelerine duyulan sadakat.

Bir gün biri 'köleliği' getirmek istese, halkoylamasına mı sunulacak!

'O borcu ödemeyeceğiz,' yeter de artar...

Deniz Baykal CHP'sinin AKP anayasacılığına ilk büyük katkısı: 2002 değişiklikleri

Unutulmaya yüz tutmuş, 2002 anayasa değişikliği üzerine...

Küt böreği değil Kürt böreği, ülke sevmek değil faşistlik

Adını doğru koymak gerek, topyekûn bir felaket yaşıyoruz.

Muhterem muhalefet, ben size 'helallik' için vekalet vermedim

Tanıdığım en dindar insanlar olan rahmetli anne ve babamdan, bir ömür 'Kul hakkı ile gitmemeyi nasip etsin' telkinini duyarak büyüdüm, muhalefet başka bir din mi keşfetti?