Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili dosyanın Suudi Arabistan’a devrine itiraz eden mahkeme başkanı, “Davanın devri, sanıklar açısından ‘kendi davalarının yargıcı olmak’ sonucunu doğuracaktır” dedi.

İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı’nın da olumlu görüşünün ardından, Washington Post yazarı gazetecinin 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin davanın Suudi Arabistan’a devredilmesine karar vermişti.
Kaşıkçı’nın nişanlısı Hatice Cengiz, karara itiraz etti. İtiraz, İstanbul 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oyçokluğuyla reddedildi. Ancak 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nimet Demir, ret kararına muhalefet şerhi yazdı.
ANKA’dan Sinan Tartanoğlu’nun aktardığına göre Demir’in değerlendirmeleri şöyle:
- Davanın… devri her şeyden önce adaletin tahakkuku amacıyla oluşturulan 6706 Sayılı Kanun’a haksızlık teşkil edecektir. Bu çerçeveden bakıldığında, söz konusu davanın devri, sanıklar açısından ‘kendi davalarının yargıcı olmak’ sonucunu doğuracaktır.
- Anayasamızın 138. maddesi, ‘Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanun ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler’ hükmünü içermektedir. Anayasa ve kanundan maksat; yürürlükteki mevzuat, hukuktan gaye; evrensel ilkeler, vicdandan kasıt ise; adalet, eşitlik, dürüstlük gibi değer yargılarıdır.
- İddianamede Cemal Kaşıkçı’nın muhalif tavrı nedeniyle Suud yetkililer tarafından ölümle tehdit edildiği, kendisine zarar veremeyecekleri inancıyla Türkiye’de bulunduğu, bunu yakın çevresine söylediği zikredilmektedir. Cemal Kaşıkçı’nın ülkemizde bulunduğu sürece canı, malı ve ırzı; halkımızın, dolayısıyla devletimizin tekeffülü altındadır.
- Suud yetkililerinin ülkemizde Cemal Kaşıkçı’ya karşı gerçekleştirdikleri pervasız ve hunharca cinayet, ülkemizin ‘ehil belde’ vasfına, devletimizin onur ve saygınlığına büyük saldırıdır. Bu eylem nedeniyle kamu düzeni ciddi bir şekilde zarar görmüştür. Eylemi gerçekleştiren faillerin bulunup yargılanması, eylemleriyle mütenasip müeyyide uygulanması suretiyle sarsılan kamu düzeninin tamiri elzemdir.
- ‘Ne yapalım Suud yönetimi yargılamak için sanıkları vermiyor’ acziyeti içinde davanın devri ve sanıklar hakkında kırmızı bültenin kaldırılması; toplumun adalet, eşitlik, dürüstlük gibi değer yargılarıyla bağdaşmadığı kanaatindeyim.