Uzaklaştırma kararları kadınları neden korumuyor?

Uzaklaştırma kararına rağmen öldürülen kadınlar Türkiye gündeminden hiç düşmüyor. Peki bu kararlar nasıl alınıyor, içeriği ne, neden kadınları koruyamıyor?

Avukat Tuba Torun, uzaklaştırma kararlarını Diken’e anlattı.

Fotoğraf: csgorselarsiv.org/

Bahar Aksu, İstanbul’un Şişli ilçesinde daha önce hakkında iki kez suç duyurusunda bulunduğu eski eşi tarafından 5 Mayıs’ta sokak ortasında öldürülmüştü. Cinayet ülke gündeminde geniş yer tutmuştu.

Aksu cinayetinin ardından uzaklaştırma kararı çıkartan bazı kadınlar da şiddet faili erkeklerce katledilmişti.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) aktardığına göre 2024’te öldürülen 395 kadından 20’sinin koruma kararı vardı.

Uzaklaştırma kararları, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında şiddete maruz kalma ihtimali olan kişiler için alınabilen bir karar. Aile mahkemesine, karakola veya savcılığa başvurarak koruma kararı alınabiliyor.

Şiddet ihtimalinin olması bile karar için yeterli. En önemli özelliğiyse delil ve belge gerekmeden veriliyor olması.

İlgili kararlar altı ay süreyle çıkartılıyor. Sadece şiddet tehdidiyle karşı karşıya olan kişi değil, yakınları da bu karardan faydalanabiliyor.

Örneğin uzaklaştırma kararı alan kişinin çocuklarının ya da annesiyle babasının şiddete maruz kalma ihtimali varsa onlar için de bu karar alınabiliyor.

‘6284 iktidar tarafından lanetlendi’

6284 sayılı kanun 2012’de yürürlüğe girdikten sonra uzaklaştırma kararlarının sorunsuz alınabildiğini fakat boşanma komisyonunun 2016’daki raporu sonrası engellerle karşılaşıldığını söyleyen Torun, kararlara karşı yaratılan algıyı şöyle anlattı:

“2016’daki o komisyon raporunun ardından yasa bir şekilde iktidar tarafından lanetlendi. Boşanmayı teşvik eden bir yasa olarak görülmeye başlandı.

Şiddet uygulayan ve evden uzaklaştırılan kişi genelde erkek olduğu için yuvalar yıkılıyormuş gibi lanse edildi. Oysa şiddet uygulayan, kadın erkek fark etmez, herkese karşı bu karar çıkartılabilir.

Yeni Şafak ve Yeni Akit gibi gazetelerinin manşetlerinin de etkisiyle mahkemeler artık altı aylık çıkartılabilen bu uzaklaştırma kararlarını üç aylık hatta bir aylık sürelerle vermeye başladı. Uzaklaştırma talepleri bile reddedilmeye başlandı, oysa yasaya göre delil ve belge aranmaksızın bu kararların ilgili birimlerce verilmesi gerekiyor.”

Uzaklaştırma kararı alınma süreciyse şöyle işliyor: Şiddet mağduru kadın (çoğunlukla kadın, erkek de olabilir) uzaklaştırma kararı için başvuruyor, karar onaylanırsa hem şikayetçi olan kişiye hem de hakkında uzaklaştırma verilen kadın veya erkeğe bu durum tebliği ediliyor. Uzaklaştırma kararı çıkartan kişinin ilgili karakola gidip kararın yazılı çıktısını alması ve bunu her zaman yanında bulundurması gerekiyor.

Kararlar kendi içinde ayrılabiliyor. İletişim kanallarıyla yaklaşmaması kararı da olabiliyor, kararla fiziki yakınlığı önlemek de amaçlanabiliyor.

‘Esas mesele elektronik kelepçe kararlarının verilmemiş olması’

Avukat Torun, sürecin tam da bu noktada tıkandığını söylüyor. Çoğunlukla şikayetçi kadın uzaklaştırdığı erkeğin evinin ya da işyerinin yakınında olduğunu ve ilgili mahkeme kararını ihlal ettiğini görüp polise şikayet ediyor. Fakat güvenlik güçlerinin anında müdahalede ve olay yerine gelme konusunda gecikebildiğini belirten Torun, sürecin devamını şöyle özetliyor:

“Polis bazen müdahale edin çağrısına geç yanıt verebiliyor. Zaten bu tip durumlarda erkek pusu kurmuş oluyor. Bunlar ağır ölüm tehlikeleri olan dosyalar. Bu tip durumlarda biz elektronik kelepçe talep ediyoruz. Esas meselede bu dosyalarda elektronik kelepçe kararlarının verilmemiş olması.

Kadın eğer ölüm tehlikesindeyse o adamın uzaklaştırılması gerekiyor. O kişiyi bağlamak, kontrol altında tutmak zorundasın. Çünkü yakın ölüm tehlikesindeki kadınları koruyamayan bir devlet mekanizması var karşımızda.

Uygulanması gereken bir aylık uzaklaştırma değil. 6284’ün içindeki muhtelif maddeler uygulanabilir. Mesela elektronik kelepçe kararı verebilirsin. Kadın için yakın koruma kararı verebilirsin. Ama sen işte 10 kilometre yaklaşmayacaksın dersen bunun pratikte bir uygulanabilirliği yok.

Adam apartmanın bir köşesinde pusu kurmuş beklerken kadının o sırada polisi arayıp haber verebilecek vakti bile olmuyor.

Fakat kadın evime geldi, işyerime geldi diye şikayetçi olup aradığında bile, örneğin Emine Bulut böyle bir vakaydı, karakola sığınıp şikayetçi olmuştu ama polisler onu evine yollamıştı. Karakoldan çıktıktan sonra yarım saatte öldürülmüştü.”

Sorun denetimsizlik

Uzaklaştırma kararlarında diğer bir sorunsa uzaklaştırılan kişiye karar tebliğ edildikten sonra gerekli denetimlerin yapılmaması.

6284 sayılı kanunun uygulama yönetmeliğine göre polisin belirli aralıklarla uzaklaştırılan kişiyi arayıp ya adresinde ziyaret edip kararı ihlal edip etmediğini kontrol etmesi gerekiyor.

Kararı ihlal edene üç aya kadar hapis

Torun, koruma kararlarını ihlal eden, telefonla araması yasakken arayan, mesafe kuralını ihlal edip eve giden kişilere bu durumun delillendirmesi halinde ceza verilebileceğini söylüyor.

İlgili yasa kararı ihlal edenlere üç günden üç aya kadar hapis cezası öngörüyor. Fakat Torun, mahkemelerin uzaklaştırma kararlarını ihlal edenler hakkındaki şikayetleri şu gerekçelerle reddedebildiğini söylüyor:

  • Koruma kararı tebliğ edildikten sonra işlenmemiştir.
  • Tebliğ edilenin kararın çıkmasıyla tebliğ edilmesi arasındaki birkaç günlük sürede işlenmiştir.
  • Koruma süresi bittikten hemen sonra işlenmiştir.
  • Tebligat bizzat kişiye yapılmamıştır.

Koruma kararlarının ihlalinde kadınların korktuğu o anlık panikle bunu ispat edemediklerini belirten Torun, çoğu kadın müvekkili için yaptıkları başvuruların reddedildiğine dikkat çekiyor. Bu durumun kadınları tehdit eden erkeklere cesaret verdiğini söyleyen Torun, cezasızlık sürecinin de böyle başladığını belirtiyor ve yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

* Kolluğun kanuni ve yönetmelikteki görev ve yükümlülükleri yerine getirmesi

* Usul olarak bütün işlemlerin eksiksiz yapılması ve şiddet faillerinin titizlikle uyarılması

* Koruma kararı olan kişi kolluktan yardım talep ettiğinde güvenlik güçlerinin derhal destek olması ve hatta karşı tarafı uyarması

* Uzaklaştırma kararı ihlallerinde mahkemelerin esas ve usul bakımından bu kadar sıkı olmaması ve cezasızlık algısının önüne geçilmesi gerekir.

* Ağır tehdit, sürekli tehdit, öldürme tehdidi altındaki veya sistematik fiziki şiddete maruz bırakılmış olan kadınlar hakkında bir yakın koruma temin edilmesi ya da failler hakkında elektronik kelepçe kararı verilmesi gibi fiziken bağlayıcı kararları verilmeli.

6284 sayılı yasanın çok kapsamlı olduğunu ve hakimler tarafından etkili bir şekilde uygulanabileceğini söyleyen Tuba Torun, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Örneğin eğer adamın psikolojik bir sorunu varsa rehabilite edilmesine karar verilmesi lazım. Silahı varsa silahına el konulmalı. Alkolikse bağımlılık tedavisi görmesi gibi alternatif tedbirler de uygulanabilir.”

Balıkesir’de 22 yaşındaki kadın erkek arkadaşı tarafından öldürüldü

Bir adam sokak ortasında eski karısını öldürdü: Katil hariç üç kişi gözaltında

2024’te 394 kadın öldürüldü, 259 kadının ölümü şüpheli

2024 kadın cinayeti raporu: En çok İstanbul, Ankara ve İzmir’de öldürüldü