Deneyimli Ortadoğu muhabiri Jenan Moussa, Suriye’de son gelişmeleri ve olası senaryoları yazdı: “Mülteci akını bekleyin.”

2018’de Türkiye’nin de terör örgütü olarak tanımladığı Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) ve beraberindeki gruplar, 27 Kasım’da Halep’in batı kırsalında Suriye ordusuna saldırı başlatmıştı.
Örgüt Halep’in büyük bir kısmı ve İdlib’in genelinde hakimiyeti sağlamıştı.
Hama’ya da ilerlemek isteyen HTŞ güçleri ile Suriye ordusu arasında çatışmalar sürüyor.
Suriye Milli Ordusu’ysa (SMO) omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) denetimindeki Tel Fırat’a operasyon düzenliyor. SMO güçlerinin büyük ilerleme kaydettiği belirtiliyor.
SDG’yse Tel Rıfat ve Şehba’da yaşayanları, Halep’te kontrolünde bulunan iki mahalleye tahliye etmek istiyor. Bu nedenle Suriye’deki tüm taraflarla koordinasyon halinde olduklarını belirttiler.
Peki Suriye’de ne oluyor, dengeler nasıl değişir, yeni bir göç dalgası ihtimali var mı?
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Al Aan TV’nin deneyimli Ortadoğu muhabiri Jenan Moussa, X‘ten olası senaryoları yazdı ve ekledi: “Mülteci akını bekleyin.”
IŞİD’le ilgili haberleriyle tanınan Moussa, Suriye’deki son durumu ve örgütleri şöyle anlattı:
HTŞ ve lideri Ebu Muhammed el-Culani
* Öncelikle Esad karşıtı güçlerin bu saldırısında yer alan birlikleri açıklayayım. Çoğunluğu HTŞ’ye (Heyet Tahrir el-Şam) bağlı. HTŞ, 2016’da El Kaide’den ayrıldı. Ancak, 2018’den beri ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yabancı bir terör örgütü olarak sınıflandırılıyor. HTŞ, Halep ve Hama çevresinde aktif.
* HTŞ’nin lideri daha önce El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’ni yöneten Ebu Muhammed el-Culani. HTŞ, El Kaide’den ayrıldıktan sonra Culani, El Kaide’yle arasına mesafe koyduğunu iddia ediyor. Ancak ABD, Culani’nin başına hâlâ 10 milyon dolarlık ödül koymuş durumda.
SMO’nun operasyonu
* HTŞ operasyonuna ek olarak aynı anda başka bir saldırı daha gerçekleşiyor. Bu ikinci operasyon ‘Türkiye tarafından finanse edilen’ Suriye muhalif çatı örgütü olan Suriye Ulusal Ordusu (SMO) tarafından yürütülüyor. SMO’nun operasyonu ağırlıklı olarak Halep’in kuzeyindeki Kürt güçlerini hedef alıyor.
* HTŞ’nin liderlik ettiği Esad güçlerine yönelik saldırıya katılan diğer tugaylar şunlar:
- Feylak eş-Şam (Şam Kolordusu)
- Ceyş el-İzza (İzzet Ordusu)
- Sukur eş-Şam (Şam Şahinleri)
- Ahrar eş-Şam (Şam Özgür Adamları)
- Türkistan Tugayı
- Ensar et-Tevhid (Tevhid Destekçileri)
* Türkistan Tugayı özellikle dikkat çekici. Üyelerinin çoğu; Orta Asya’dan (Özbekler, Tacikler), Çin’den (Uygurlar) veya Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen Suriyeli olmayan Arap savaşçılardan oluşuyor. Çoğu 2012-2015 arasında cihat için Suriye’ye gelmiş.
‘Üç SMO taburu HTŞ liderliğindeki Esad karşıtı saldırıya katılıyor’
* Halep’in kuzeyindeki Kürtlere karşı savaşan neredeyse tüm SMO grupları bu çatışmalarda yer alıyor. Ancak SMO’nun üç taburu HTŞ liderliğindeki Esad karşıtı saldırıya katılıyor:
•Süleyman Şah Tümeni
•Hamza Tümeni
•El-Cebhe eş-Şamiye (Levant Cephesi)
SMO bünyesinde yabancı savaşçı yok; bazıları Suriyeli Türkmenlerden oluşuyor.
Olası senaryolar: Esad düşer mi?
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad için “Düşüp düşmeyeceğini öngörmek imkansız” yorumunda bulunan Moussa ‘durumun son derece değişken olduğunu’ belirtti ve şu senaryoları sıraladı:
‘Hafif Taliban’
* Eğer HTŞ ve müttefikleri Suriye’yi ele geçirirse, Şeriat kanunlarının katı bir yorumu uygulanacaktır. HTŞ’yle Afganistan’daki Taliban arasında (kültürel ve tarihsel) farklılıklar olsa da, Suriye’nin HTŞ yönetiminde ‘hafif Taliban’ benzeri bir devlete dönüşmesini bekleyin. HTŞ ve önceki oluşumu Nusra Cephesi, etnik ve dini azınlıklara yönelik kötü bir geçmişe sahip.
‘Mülteci akını bekleyin’
* Mülteci akını bekleyin. Suriyeli Hristiyanlar, Kürtler ve diğer azınlıklar büyük ölçüde Lübnan, Avrupa veya ABD’ye göç etmeye çalışacaktır. Suriye’de mezhepsel nefret oldukça yüksek. Özellikle Nusayri ve Şii nüfus HTŞ ve diğer muhalif grupların ciddi intikam saldırılarına maruz kalma riski altında olabilir.
* Nusayrilerin çoğunlukta olduğu Lazkiye ve Tartus bölgelerinde (batı kıyısı) ne olacağı da oldukça belirsiz. Bu bölge aynı zamanda Rusya’nın önemli bir deniz üssüne ev sahipliği yapıyor. Ruslar tahliye eder mi? Nusayriler bu bölgeyi savunabilir mi? Şu an tamamen belirsiz.
* Esad rejimine bağlı kişiler politikacılar, gazeteciler, askerler, polisler, memurlar vb. için de durum belirsiz. Çoğu HTŞ ve müttefiklerinin intikam saldırılarından korkarak Lübnan veya Ürdün’e kaçmaya çalışacaktır. Diğerleri kalıp en iyisini umabilir ya da nedamet getirmeye zorlanabilir.
‘Suriye’deki Kürtlerin durumu belirsiz’
* Suriye’deki Kürtlerin durumu da şu an belirsiz. Kuzeydoğudaki SDG kontrolündeki bölgeler, aynı zamanda Amerikan kara birliklerinin bulunduğu alanlar ABD koruması sayesinde ayakta kalabilir. Ancak ABD birlikleri sadece Fırat Nehri’nin doğusunda bulunuyor.
* Fırat’ın batısında Halep şehrindeki Şeyh Maksut Mahallesi, Tel Rıfat ve Menbiç gibi yerler HTŞ veya SMO tarafından ele geçirilebilir. Hatta Kobani ve Rakka bile savunmasız çünkü ABD kara birlikleri bu noktalardan oldukça uzakta bulunuyor.
‘IŞİD’in gizli varlığı’
* Suriye hükümetinin olası çöküşü Suriye’nin doğusu için de büyük sonuçlar doğurabilir çünkü IŞİD hala bu bölgede geniş bir gizli varlığa sahip. Eğer Deyrizor düşerse IŞİD yeniden gruplanarak Doğu Suriye ve Humus eyaletindeki çöl bölgelerinin bazı kısımlarını ele geçirmesi beklenebilir. Ancak IŞİD ve HTŞ’nin birbirleriyle çatışacakları da öngörülüyor.
Esad düşerse Türkiye…
Moussa’ya göreye Esad’ın hükümetten düşmesiyse ülkelere göreyse şu sonuçları doğurabilir:
- Türkiye, ‘Suriye’deki vekil güçleri (SMO ve HTŞ)’ aracılığıyla Suriye’deki gücünü ve etkisini büyük ölçüde artıracak. Suriye 1516’dan 1918’e kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıydı.
- Türkiye’nin eski rakibi olan Rusya’nın Suriye’den çıkarılması. Erdoğan kazanır, Putin kaybeder.
- Türkiye’nin nefret ettiği Suriye’deki Kürt güçlerinin zayıflatılması veya tamamen bitirilmesi
- HTŞ ve müttefiklerinin Suriye’yi sakinleştirmesiyle Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan milyonlarca Suriyeli mülteciyi “Savaş bitti ve Esad gitti” diyerek Türkiye’den Suriye’ye geri gönderebilir. Bu durum AKP’nin seçim anketlerinde yükselmesini sağlayabilir.
Esad düşerse Rusya…
- Şam’da müttefik kalmaması, Suriye’deki siyasi etkinin sona ermesi.
- Türkiye tarafından alt edilmek.
- Suriye’de ya hiç ya da çok sınırlı bir askeri varlık. Moskova’nın Saygon’u (Vietnam) mu?
- 1971’de Sovyetler Birliği döneminde kurulan Tartus Deniz Üssü’nün sona ermesi ihtimali.
Esad düşerse İsrail…
- Suriye’nin cihatçıların eline geçmesiyle İran’ın kara yoluyla İran’dan Irak ve Suriye üzerinden Lübnan’daki vekili Hizbullah’a silah taşıması imkânsız hale gelir. Beyrut Havalimanı ve Lübnan limanları fiilen İsrail’in deniz ve hava güçlerinin kontrolünde olduğu için Hizbullah yeniden silahlanamaz. Bu, İsrail için büyük bir kazançtır.
- İran silahlarının Hizbullah’a ulaşamamasıyla birlikte İran askeri de Lübnan ve Suriye’ye erişimini kaybeder.
- Kısa vadede HTŞ tarafından yönetilen bir Suriye bitmeyen iç askeri ve dini çatışmalar nedeniyle zayıf ve istikrarsız kalır. İsrail için ciddi bir tehdit oluşturmaz. Ancak uzun vadede geleneksel olarak cihatçı gruplar kontrolden çıktığı için İsrail, Batılı müttefiki Türkiye’nin HTŞ’yi zamanında kontrol altına almasını bekleyecektir.
Esad düşerse İran…
- İran bölgedeki büyük bir müttefikini kaybeder. Tahran için tam bir felaket.
- İran, Hizbullah’ı yeniden silahlandıramaz çünkü İran’dan Lübnan’a giden rota kapanır.
- Bölgesel rakibi Türkiye’nin gücünü artırırken İran, Suriye ve Lübnan’daki siyasi ve askeri varlığının sona ermesiyle Şii çıkarlarının Suriye, Lübnan ve hatta Irak’ta zayıflamasıyla karşı karşıya kalır.
Esad düşerse ABD…
- Rusların Suriye’den çıkması.
- Nefret edilen İran müttefiki Esad’ın uzun süren bir mücadeleden sonra nihayet gitmesi.
- Lübnan’da Hizbullah’ın izole edilmesi. Tabii ki bu HTŞ kontrolden çıkana ve/veya IŞİD yeniden toparlanana kadar sürecektir.
Esad düşerse Lübnan…
- Küçük Lübnan iki komşusu olan İsrail ve cihatçıların yönettiği bir Suriye arasında sıkışabilir.
- Hizbullah yeniden silahlanamazsa Lübnan içindeki diğer dini gruplar bu boşluğu doldurmaya çalışabilir. Bu dini gerginliklere ve iç çatışmalara yol açabilir.
- HTŞ’nin Suriye’den desteklediği cihatçı grupların ve terörizmin Lübnan içinde yeniden aktif hale gelme ihtimali.
Esad düşerse Irak…
- Suriye’de HTŞ’nin zaferi özellikle Sünni bölgelerde komşu Irak’taki benzer grupları cesaretlendirebilir.
- Suriye’nin doğusu IŞİD’in yeniden canlanması kolayca Irak’ın (batı) bölgelerine sıçrayabilir. IŞİD’in Irak’a dönüşü terörizm ve olası bir iç savaşla birlikte gelir.