Balıkesir’de Adramytteion Antik Kenti’ndeki kazılarda ‘Roma villası’ bulundu.

Burhaniye ilçesindeki antik kentte kazılar, 2012’den bu yana sürdürülüyor. Ören Mahallesi’ndeki kazı alanı yaklaşık 9 bin metrekare.
Balıkesir Kuva-yı Milliye Müzesi Müdürlüğü başkanlığında yapılan kazılarda kentin Roma dönemine ait konut alanlarından biri ortaya çıkarıldı.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Adramytteion Araştırmaları Heyeti Başkanı Hüseyin Murat Özgen şu bilgileri verdi:
“Merkezinde ‘atrium’ adı verilen bölüm var, çevresindeyse üç büyük salon yer alıyor. Salonlar mozaik döşemeler, fresklerle kaplı duvarlar ile figüratif ve geometrik bezemelerle süslenmiş.

Özellikle kuzey salonda 15 panel halinde farklı türlerde kuşlar, balık figürü ve Adramytteion kentinin milattan önce 4’üncü yüzyıldaki sikkelerinde temsil edilen kanatlı at figürü yer alıyor. Kanatlı atın, bu motifin sikkelerde kullanılmasından yaklaşık 500 yıl sonra, Roma dönemine ait bir yapıda da kenti temsil eden bir unsur olarak karşımıza çıkması oldukça önemli.”

Evcil hayvanlar
Mozaiklerde kedi ve köpek figürlerinin de bulunduğunu belirten Özgen, hayvanların isimlerinin yazıtlarla birlikte işlendiğini söyledi:
“Kedi figürü ‘Zümrüt’ anlamına gelen bir isimle, köpekse ‘Okyanos’ adıyla tasvir edilmiş. Bu ayrıntılar yapının sahibine ilişkin değerlendirmeler yapılmasına imkan veriyor.
Mozaiklerde Medusa ve Gorgon figürlerinin yanısıra kuşlara sataşan pigme figürleri de var. Pigme motifini özellikle Kuzey Afrika mozaik repertuvarında görüyoruz. Adramytteion’un iki limanıyla Doğu Akdeniz havzasına açık bir ticaret kenti olması, yapının Kuzey Afrika bağlantılı bir tüccara ait olabileceği fikrini gündeme getiriyor.

Doğu salondaki bezemeler ve buluntular yapının milattan sonra 2’nci yüzyıldaki kullanımına işaret. Yapı sonraki dönemlerde de kullanılmış. Roma dönemindeki yapıda yıkımın ardından, milattan sonra 4-5’inci yüzyıllarda merkezi holün güneyine yeni bir salon eklenmiş. Bu bölümde dönemin geometrik ve figüratif bezeme repertuvarı görülüyor.

Aynı parselde Helenistik döneme ait büyük bir yapının temellerini de tespit ettik. Roma döneminde bu temellerin yeniden kullanıldığını, alanda bir süreklilik bulunduğunu gördük. Bulgular, burada sofistike bir Roma konutunun ıslak kullanım mekanları ve drenaj sistemleriyle birlikte varlığını net biçimde ortaya koyuyor.

Drenaj sistemleri, künk hatları ve ıslak mekanlarla bağlantılı altyapı unsurları da belgelendi. Çalışmalar yalnızca konutun mimari özelliklerini değil antik kentteki yaşam biçimini, ticari ilişkileri ve farklı dönemler arasındaki kültürel sürekliliği de anlamaya katkı sunuyor.”
