Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, cari açığın bu yılın ilk yarısında son 11 yılın rekorunu kırdığını hatırlatan CHP Sözcüsü Faik Öztrak’a çattı: “Büyük resmin sadece bir köşesini gösterip eksik bilgiyle gerçeği çarpıtma çabanız asla kabul edilemez.”

Türkiye ekonomisi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedefinin aksine sekiz aydır açık vermeye devam ediyor.
Merkez Bankası verilerine göre cari işlemler açığı haziranda bir önceki yılın aynı ayına göre 2 milyar 269 milyon dolar artarak 3 milyar 458 milyon dolara çıktı.
Yıllık cari işlemler açığıysa 32 milyar 667 milyon dolara yükselerek, 15 ayın en yüksek seviyesini gördü. Ekonomi yönetimindeki tercihlerin dışında yüksek cari açıkta başlıca etken artan enerji maliyetleri gösteriliyor.
‘Nasreddin Hoca’nın borç ödeme fıkrasına benzer uyduruk bir model‘
Twitter’dan cari açığı hatırlatarak hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Öztrak, şunları yazdı: “Nasreddin Hoca’nın borç ödeme fıkrasına benzer uyduruk bir model piyasaya sürdüler. Faiz inecek, döviz kuru çıkacak, cari açık kapanacak, rezervler dolup taşacak, döviz kuru düşecek, enflasyon gerileyecekti. Sonuç: Cari açık bu yılın ilk yarısında son 11 yılın rekorunu kırdı.
2022’nin tamamı için hedeflenen cari açık; daha yılın ilk yarısında neredeyse ikiye katlandı. Müteahhit neyi taahhüt ettiğini bilir. Nebati bakan KKM’den hemen sonra ‘Bu işin sonunda cari fazla vereceğimiz açık’ diyordu. Sonuç cari açığın patlaması oldu.
‘Artık ekonomide aklıselime dönün‘
Getirdikleri KKM ucubesi ne dövizi ne de cari açığı tuttu. Sadece bütçe dengelerinin ve finansal istikrarın altına konmuş bir atom bombası oldu. Ülkede finansal güven bitti. Güven kalmadığı için bıraktık cari açığın kapanmasını, açığın finansmanında bile sıkıntı başladı. Yılın ilk yarısında cari açığın; yüzde 54’ü (17,5 milyar dolar) kaynağı belirsiz para girişiyle, yüzde 38’i (12.3 milyar dolar) döviz rezervleri eritilerek finanse edildi. Bu bile ülkede ne finansal istikrar ne de güven bırakmadıklarının ispatıdır.
Hükümeti bir kez daha uyarıyoruz. Ne dövizi tutabilen, ne de finansal istikrarı sağlayabilen bu uygulamadan vazgeçin. Milletin sırtına bindirdiğiniz bu yükü alın. Artık ekonomide aklıselime dönün. Maceracı politikaları terk edin. Aksi takdirde yaşanacaklardan siz sorumlusunuz.”
Nebati, eski görevini hatırlattı
Bunun üzerine Nebati, Twitter’dan Öztrak’ı etiketleyerek özetle şunları dedi: “Sorumsuzca yaptığınız açıklamalara partinizin siyaset çizgisini bildiğimiz için artık hiç şaşırmıyoruz. Ancak büyük resmin sadece bir köşesini gösterip eksik bilgiyle gerçeği çarpıtma çabanız asla kabul edilemez.
Her şeyden evvel sizin pervasızca ‘uyduruk’ diye tabir ettiğiniz model kapsamında ve gelişen koşullara göre devreye aldığımız uygulamalar sayesinde üretimde, büyümede, ihracatta ve istihdamda cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kırmaya devam ediyoruz.”
AKP’lilerin ekonomik krize gerekçe olarak gösterdiği ‘küresel çalkantılar’ argümanını yineleyen Nebati, sismik araştırma gemilerini, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açtığı hidroelektrik santrallerini ve Akkuyu Nükleer Santral inşaatını pozitif örnekler olarak gösterdi.
Öztrak’ın tweet’lerini ‘spekülatif ve çarpıtılmış’ olarak niteleyen Maliye bakanı şöyle devam etti:
“Sizin de Hazine Müsteşarı olduğunuz dönemden bilmeniz gerektiği üzere ‘net hata noksan’ kalemi, farklı yerlere çekmeye çalıştığınız gibi ‘kaynağı belirsiz’ bir para girişi değildir. Teknik hesaplamalarda zaman uyumsuzlukları, beyan hataları gibi durumları kapsar.
Cari denge konusuna dönecek olursak, içinde bulunduğumuz 2022 yılı Ocak-Haziran döneminde enerji hariç değerlendirildiğinde cari işlemler dengesinde 8,1 milyar dolar; yıllık bazdaki cari işlemler dengesindeyse 35 milyar dolar fazla vermeyi başardık.
Büyümenin güçlü olduğu bir dönemde, enerji hariç cari dengedeki bu olumlu görünüm, gerçekleştirdiğimiz yapısal dönüşümlerin bir yansımasıdır. 2020 yılında 28,9 milyar dolar olan enerji faturamız 2021 yılında 50,7 milyar dolara yükselmiştir. Ulaştığımız ekonomik büyüklüğün ve rekor seviyede artan küresel enerji fiyatlarının sonucu olarak bu faturanın 2022 sonunda 100 milyar dolar seviyelerine yükselmesi öngörülmektedir.
Erdoğan ne hedefliyordu?
Dünyanın önde gelen merkez bankaları, Covid salgını dönemindeki gevşek politikaların üstüne tedarik zincirindeki aksaklıklar ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi faktörler devreye girince, iyice büyüyen enflasyon baskısına karşı faiz artırma yoluna gitmişti. Erdoğan’sa dünyanın sıkılaşmaya başladığı bu dönemde ”Nas böyle emrediyor” diyerek MB’yi faizi indirmeye zorlamıştı.
Erdoğan, TL’deki tarihi gerilemenin ‘yeni ekonomi modeli’ adını verdiği politikanın istenen sonucu olduğunu, Çin’in de böyle büyüdüğünü savunmuş, dövizin değeri artınca ithalatın azalıp ihracatın da artacağını öne sürmüştü.
Böylece cari fazla verilecek ve enflasyon da düşecekti. Ama TL değer kaybetmeye, enflasyon yükselmeye devam etti ve cari açık hedefi karşılık bulmadı.