Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Bedeni herkes gibi toprağa karışacak ama kurduğu düzen dimdik ayakta…

Önümüzdeki bir hafta boyunca, çok yaşlı bir erkeğin cenazesi üzerinde nasıl tepinildiğini izleyeceğiz. O yaşlı beden, darbeyi yaptıktan 35 yıl sonra, 98 yaşındayken hasta yatağında ölen Kenan Evren’in bedeni.

Türbanlı üniversite öğrencisine: Alet olmayın artık, ayıptır!

Üniversitelerde türban yasağı sorunu çözülmüş olmasına karşın hala kullanılmasında şaşıracak bir şey yok tabii. Ellerinde başka malzeme yok. Açılışı çoktan yapılmış tesisleri, seçim öncesi bir kez daha açmak gibi bir durum anlayacağınız. Türbanlı bacı aşağı, türbanlı bacı yukarı…

Türkiye'nin idaresi belki de ilk kez bu denli şeffaf ve öngörülebilir!

Batı demokrasilerindeki örneklere hiç benzemese de Türk tipi ‘öngörülebilirlik’ ve ‘şeffaflık', asla yabana atılmamalı. Hiç olmazsa her birimiz, gerek kendi başımıza gerekse başkalarınınkine hangi durumda neler gelebileceğini, kimin nasıl tavır alacağını, hangi gazetelerin nasıl manşetler atacağını, satır satır biliyoruz.

HDP'ye güven duymak, eleştirmek ve anlatmak…

Sorun şu ki bu süreçte, şimdiye dek yapılanın aksi benimsenmeli. Bunun için halkın bilgilendirilmesine, katılım yöntemlerinin tartışılmasına, ezcümle ‘açıklığa', ‘eleştiri'ye ve tabii ‘akla’ gereksinim var.

HDP'yi dürüstlük sınavına tabi tutanlara: Ya sabır… 

Bu omurgasızlık ve riyakârlık cehenneminde, işlerini güçlerini bıraktılar HDP’yi güvenilirlik sorgusuna çekiyorlar. Allah akıl, fikir ve izan nasip etsin. Başka ne denilebilir, bilemiyorum ki…

AKP'nin güçlü ve gerici müttefiki: Ulusalcılar!

Son yazıda, ülkedeki bir kesim okumuşun ‘büyük hedefler’ uğruna görmezden geldiği ‘kötülükler'den ve söz konusu tavrın yaşadığımız cehennemin yollarının döşenmesine sunduğu katkıdan söz etmiştim. Takip eden bu yazının konusu ise, AKP’nin ‘gerici’ müttefiki olduğunu düşündüğüm, ulusalcı kesim.

İnsan ve toplum, kendi eder kendi bulur…

Tabii şimdi birileri çıkar ve mutlaka ‘Canım hiç mi iyi bir şey olmadı?’ deyiverir. Adettendir! İçim sıkılıyor inanın. Olmuştur mutlaka. Onları da, ‘iyi şeyleri arayıp bulmaya’ memur edilenler yazıversin…

31 Mart 2015… Bu perişan ülkede, Allah herkesin yardımcısı olsun

Nicedir her tür emare var. Türkiye’nin göz göre göre ne hale geldiğinin, getirildiğinin emareleri.

İtiraf, özür ve mide bulantısı…

    MURAT SEVİNÇ "Onun benden özür dilemesi, özrümü kabul etmek zorundasın anlamına geliyordu. Sahtekârca, hiçbir samimiyeti olmayan bir özür, hani. Onu affetseydim ben de aynı sahtekârlığı giyinecektim. Düşünsene,...

Bir 'mucize': İstanbul Üniversitesi rektörünü seçmiştir ve rektörün adı Raşit Tükel'dir

Sonuç ne olursa olsun, İstanbul Üniversitesi rektörünü açık farkla seçmiştir ve rektörün adı, Prof. Raşit Tükel'dir.

Belki de doğrusu, 'Kabataş'a inanıyoruz' demektir…

Nasıl olsa bu devir geçer, yalan üreticileri ve yayıcıları, rejimin yancıları, olağan bir demokraside hesap verir.

O zaman birileri çıkar, 'Biz de sizi tanımıyoruz' der!

Bu satırların yazarı; ‘yargı kararlarını tanımıyorum, vergi ödemeyi, vatan hizmetini, hükümeti ve devlet başkanını reddediyorum’ vs. derse, TCK hükümlerine göre yargılanıp canına okunur. Buna mukabil Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı, o makamda bulunmasının ve kullandığı yetkinin kaynağı olan Anayasa’nın egemenlik tanımını kabul etmediğini açıklayabiliyor.