Dünyanın ilk eş zamanlı sekizli karaciğer çapraz naklini de Malatya’daki İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü ekipleri yaptı.

Enstitü direktörü Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğindeki ekip, dünyanın ilk canlıdan dörtlü, beşli, altılı ve yedili karaciğer nakillerini de yapmıştı.
16 ameliyatın aynı anda yapılması için ekip, deneyim, altyapı ve malzeme gerekiyor. Enstitüde ameliyathaneler ve yoğun bakım kapasitesinin neredeyse tamamı kullanılıyor.

Küresel çapraz karaciğer nakillerinin yılda yaklaşık yüzde 80-90’ı Malatya’da oluyor.
Böylece merkezde yapılan çapraz karaciğer nakli sayısı 400’ü aştı. Enstitü açık ara dünyada en fazla nakil yapan merkez. İkinci sıradaki merkez 100 çapraz nakille Hindistan’da.
Çapraz nakillerde tüm alıcı ve verici ameliyatları ‘domino taşı’ gibi birbirine bağlı. Birinin cayması, toplam 16 kişiden oluşan çaprazlamanın bozulması anlamına geliyor. Bu nedenle ameliyatlar aynı anda başlıyor.
İktisadi tasarım prensipleriyle çaprazlama
Türkiye’de organ nakillerinin yüzde 80’i canlı vericilerle yapılıyor. Fakat vericilerin ancak yüzde 30-40’ı kendi yakınına verebiliyor. Yakınıyla tıbben uyumsuz bir verici, çoğu zaman diğer bir hastayla uyumlu olabiliyor.
Hasta kendi vericisiyle uyumsuz, diğer bir hastanın vericisiyle uyumlu olduğunda, tıbben uyumlu vericiler arasında organ takası yapılıyor. Bunun için de geniş bir hasta ve verici havuzu olması gerekiyor.
Başarının arkasında multidisipliner çalışma var. Tıbbi ekibin yanı sıra iki iktisatçının rolü çok büyük. Havuz sistemi ve çapraz eşleştirme Boston College ekonomi profesörleri Tayfun Sönmez ve Utku Ünver’in birlikte geliştirdiği sistemle mümkün oluyor. Sönmez ve Ünver yıllardır kıt kaynakların en iyi şekilde dağılımı üzerine çalışmalar yapıyor. Malum, organ kaynağı beden ve ‘kıt’ bulunan bir kaynak. Nakil için bekleyen hastalarınsa çoğu kere tek şansı.

Sönmez’in 2016’da vefat eden eşinin adını verdiği ‘Banu Bedestenci Sönmez Karaciğer Nakil Sistemi’nin amacı, organın hastalara en etkin biçimde ulaştırılması. Sistem, optimizasyon ve iktisadi tasarım prensiplerinden yararlanıyor.
Eşleştirmede kriter çok
Hastalar için hangi vericilerin ne derece uygun olduğu bazı kriterlerle belirleniyor.
İlk kriter, hastanın ve vericilerin kan grupları. Vericinin hasta ile kan grubu uyumu şart. Fakat aynı kan grubu daha avantajlı.
Bir diğer kriter, hastanın kilosu. Bu, gerekli karaciğer parçasının boyutunu belirliyor. Vericilerde anatomik yapı ve diğer faktörler sağ veya sol lobun verilip verilemeyeceğini belirliyor.
Sol lob genelde karaciğerin yüzde 25-40’ını, sağ lob da yüzde 60-75’ini oluşturuyor. Vericide karaciğerinin en az yüzde 30’unun kalması gerekiyor. Bu yüzden sağ lobu yüzde 70’in üzerindeki kişiler sağ loblarını veremiyorlar. Sol lob ise hem çoğu zaman anatomik olarak uygun değil hem de uygun olsa bile boyutu sebebiyle sadece çocuk hastalara takılabiliyor.